Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Bir okul laboratuvarında öğrenci, deneyin sonucunu defterine yazarken öğretmen ona "bu sonucu elde ettiğin için mi doğru sayıyoruz?" diye sorar. Sınav kitaplarında cevap anahtarı vardır; laboratuvarda böyle bir anahtar yoktur. Orada sorulan şey şudur: bu sonucun nasıl bulunduğu, aynı ölçümü yapan bir başkasının da aynı sonuca varıp varamayacağı ve hangi durumda bu sonucun tamamen çöpe atılacağıdır. Bilim felsefesi, bilimin kendi içine bu tür soruları sokar: sonucu hemen kabul etmek yerine, onun gerekçesini, ölçüm koşullarını ve sınırlarını sorar.
Bu konuda dört ana hatta yürüyeceğiz. Birincisi, bilimin amacı ve iki temel işlevi: bir olguyu açıklamak ve gelecekte olacakları öngörmek. İkincisi, doğrulama ile yanlışlama arasındaki fark ve Popper'in bu konudaki uyarısı. Üçüncüsü, kuramla gözlem arasındaki bağımlılık: gözlem, kuram yükünden bağımsız bir ham kayıt değildir. Dördüncüsü, Kuhn'un anlattığı normal bilim ile bilimsel devrim ayrımı. Bu dört başlık, "bilimsel yöntemin temelleri" diye sorulan her sorunun içinde geçer ve sınavda karışan kavram çiftlerini ayırmak için gereklidir.
Ön Bilgi: Varsayım, Ölçüm ve Kuram
Bu konuyu anlamanın önünde üç kavram duruyor. Varsayım, sınanmadan önce kabul edilen başlangıç önermesidir; bir kuram varsayımın üzerine kurulur ve o varsayım sonradan sınanabilir. Ölçüm, bir özelliği belirlenen birimle karşılaştırıp sayısal ya da sınıfsal bir kayda dönüştürme işlemidir; ölçümün bir hatası olabileceği için sonuç tekrarlanır. Kuram ise tek bir olguyu değil, olguların birbirine bağlandığı düzeni anlatır. Bu üçü karıştırıldığında "ölçtüm, öyleyse bildim" gibi eksik cümleler kurulur.
Deney ile gözlem arasında da ince bir ayrım vardır. Deney, koşulları bilerek oluşturulmuş bir düzenektir; gözlem ise o düzenekte ortaya çıkan somut kayıttır. Bir mumun yanmasını izlemek gözlemdir; aynı ölçümü iki ayrı koşulda tekrarlamak ise deney olur. Bu ayrım, doğrulama ile yanlışlamayı birbirinden ayırmak ve "ölçtüm, öyleyse doğru" hatasına düşmemek için önceden bilinmelidir.
Temel Kurallar
Bilimin amacı, dünyayı anlamak ve bu anlamayı genişletmektir. Bilim olayları yalnızca sıralamakla kalmaz; olguların arasındaki düzeni kavramlara dönüştürür. Bu kavramlar hem geçmişte olmuşları açıklar hem de gelecekte olacaklar için güçlü bir beklenti üretir. Açıklama geriye, öngörü ileriye bakar. İşte bu yüzden bilimsel bir kuram, tek bir ölçümü değil, olguların tamamını birbirine bağlayan ilkeyi arar ve bu ilke sonradan sınanabilir bir biçimde yazılır.
Doğrulamak için genel bir yöntem yoktur; bu yüzden kuram yanlışlamayla sınanır. Popper, hangi sayıda deney yapılırsa yapılsın bir genelliği kesinleştirecek bir yöntem bulunamadığını ileri sürdü. Ona göre kuramın gücü, kendisini destekleyen deney sayısıyla değil, kendisini çürütebilecek bir durumu gösterip göstermemesiyle ölçülür. Bir kuram ne kadar çok kez kendisiyle uyumlu sonuç üretse de, kendisini çürütebilecek bir durum varsa o durumun sınanması gerekir.
Gözlem, kuram yükünden bağımsız bir ham kayıt değildir. Araştırmacı, ölçümün hangi noktadan yapılacağına ve hangi değerlere bakılacağına kuramıyla karar verir. Bir kuramı benimsemek, neyin görüleceğini önceden belirlemek demektir. Bu durum gözlemi değersiz kılmaz; yalnızca gözlemin her zaman bir yorum içerdiğini gösterir. Bu yüzden "veriler ne derse desin" diyen bir tutum, gözlemin kuramsal boyutunu görmezden gelir.
Normal bilim ile bilimsel devrim birbirini izler. Kuhn'a göre bir alanda geçerli sayılan kuram varken, araştırmacılar o çerçeve içinde sorunları çözmeye devam eder; buna normal bilim denir. Sorunlar çözülemez ve olgular kurama aykırı birikirse alan bir bunalıma girer; o dönemde ortaya çıkan yeni kuram benimsenir ve eskisi devrilir. Köprüde kalan çözümlemeler de kuram yükünü gösteren bir örnektir; yeni kuşak eski kuramı zorunlu olarak reddetmez.
Bilimsel yayın, bir iddianın denetlenebilir olmasını sağlayan işlemdir. Bir çalışmanın bilimsel sayılması, yazarının değil, sonucun nasıl elde edildiğinin yazılı olmasına bağlıdır: kullanılan yöntem, ölçüm koşulları, elde edilen veriler ve varsayımlar. Verileri yayımlamayan bir çalışma, kendi iddiasını denetime kapatır. Bilimsel yayının karşısında, kanıt ölçütünü taşımayan ama bilim görünümü kullanan sahte bilim yer alır.
Kavram Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tablo, bilim felsefesinde sık karıştırılan kavramları ayıran ölçütleri gösterir. Sınavda iki terim yan yana verildiğinde hangi sütuna bakacağınız cevabı belirler.
| Kavram | Ne yapar? | Ayırt edici ölçüt | Örnek soru |
|---|
| Açıklama | Geçmişte olmuş bir olguyu gösterir | Cevap arayan yön | Su kaynarken neden kabarır? |
| Öngörü | Gelecekte olacakları önceden bildirir | Soru soran yön | Bu düzenek kaç dakika çalışır? |
| Doğrulama | Kuramla uyumlu olguları arar | Uyumu çoğaltan yön | Kaç deney uyum sağladı? |
| Yanlışlama | Kuramı çürütebilecek durumu arar | Uyumu bozan yön | Hangi sonuç kurama aykırı? |
| Gözlem | Düzenekte ortaya çıkan kayıttır | Ölçümün sonucu | Kaydedilen değer |
| Deney | Koşulları bilerek oluşturulmuş düzenektir | Ölçümün kurulumu | Sıcaklık nasıl ayarlandı? |
| Kuram | Olguları düzenli bir bütünde birleştirir | Açıklayıcı çerçeve | Kuramın kapsamı nedir? |
| Varsayım | Sınanmadan kabul edilen başlangıçtır | Kuramın ayağı | Ölçümün dayandığı başlangıç |
| Sahte bilim | Kanıt ölçütü olmadan bilim görünümü alır | Ölçütten ayrılan görünüm | Kanıtsız ilan edilen yöntem |
Adım Adım Çözüm
Adım 1 — İddianın türünü ayır. Soru bir olguyu açıklamayı mı yoksa gelecekte olacakları bildirmeyi mi istiyor? Açıklama sorusunda "neden", öngörü sorusunda "ne zaman, ne kadar" arar. Ayrıca verilen ifade tek bir ölçüm mü, genel bir yasa mı? Tek ölçümden genel yasaya geçmek, kuram kurma adımıdır ve ölçütü ayrı değerlendirilir.
Adım 2 — Kuramın neye dayandığını sor. Her kuram bir varsayım üzerine kurulur. Sınanmamış bir başlangıç önermesi kabul edilmiş olabilir; önemli olan bunun sonradan sınanabilir olup olmadığıdır. Bir açıklamanın hangi kavramlara dayandığını yazamayan öğrenci, sorunun ikinci adımını atlamış olur.
Adım 3 — Yanlışlama imkânını ara. Kuram, kendisini çürütebilecek bir durumla karşılaşabilir mi? Karşılaşabilecekse bu durumun aranması gerekir. Kuram yalnızca kendisiyle uyumlu örnekleri toplayan bir çerçeve olarak kalıyorsa yanlışlaştırılabilirliği zayıftır; sınavda "bir kuramın gücü destekleyen deney sayısıyla ölçülür" diyen seçenek bu adımı atlar.
Adım 4 — Kapsamı ve yayını denetle. Kuram geçerli sayıldığı alanı yazıyor mu, çalışmanın verileri yayımlanmış mı? Kapsamı yazılmayan bir kuram, kendi dışındaki her olguyu açıklamak için sürekli değiştirilmek zorunda kalır. Verisi yayımlanmayan bir çalışma ise başkasının denetimine açılmamış olur.
Sık Yapılan Hatalar
Bu konuda puan kaybı çoğu zaman kavramı bilmemekten değil, iki yakın kavramı birbirine karıştırmaktan gelir. Aşağıdaki hatalara dikkat edilmelidir.
- Doğrulamayı yanlışlamayla aynı saymak: Doğrulama kuramla uyumlu olguları arar; yanlışlama kuramı çürütebilecek durumu arar. Kuramla uyumlu olgular bulmak onu kesinleştirmez, yalnızca zayıflamadığını gösterir.
- Deney sayısını doğruluk ölçütü saymak: Ne kadar çok deney yapılırsa yapılsın bir genelliği kesinleştirecek genel bir yöntem yoktur; ölçüt, kuramın çürütülebilecek bir duruma açık olup olmadığıdır.
- Gözlemi kuramdan bağımsız saymak: Araştırmacı neye bakacağına kuramıyla karar verir. Bu yüzden gözlem hiçbir zaman saf ve ham veri değildir; kuram yükü gözlemi yönlendirir.
- Yasayı zamanla değişen bir genel yargı sanmak: Bilimsel yasa, değişkenler arasındaki ilişkinin belirli koşullarda hep aynı biçimde kurulduğunu bildiren genel ifadedir; tek bir ölçümün kaydı değildir.
- Kuramsal ilerlemeyi doğruluk artışı sanmak: Kuhn, aynı çerçeve içinde biriken çözülemeyen sorunların zamanla alanı bir bunalıma götürdüğünü ve yeni bir kuramın benimsenmesiyle devrim gerçekleştiğini savunur.
- Yayımlanmayan bir çalışmayı bilimsel saymak: Verileri yayımlanmayan bir çalışma, iddiasını başkalarının denetimine kapatır. Bilimsel sayılmanın ölçütü yazarın değil, sonucun yöntemiyle birlikte sunulabilmesidir.
Özet
Bilim felsefesi, bilimin sonucunu değil, sonucun nasıl elde edildiğini ve nerede çürütülebileceğini sorar. Bilimin amacı dünyayı anlamaktır; bunu açıklama ve öngörü olmak üzere iki işlevle yapar. Doğrulama kuramla uyumlu olguları arar, yanlışlama ise kuramı çürütebilecek durumu arar; bu yüzden kuram yanlışlamayla sınanır. Gözlem, kuram yükü nedeniyle saf veri değildir. Kuhn'a göre kuramın geçerli olduğu dönemde normal bilim yürür, çerçevenin değişmesi ise bilimsel devrimdir. Bilimsel yayın, yöntemi ve verisiyle birlikte sunulabildiği ölçüde denetlenebilirdir.
Ders çıkışı şu dört cümleyi tamamlamayı deneyiniz: (1) Doğrulama ile yanlışlama arasındaki temel fark nedir? (2) Kuram yükü nedir ve gözlemi nasıl etkiler? (3) Normal bilim ile bilimsel devrimi ayıran ölçüt nedir? (4) Bir çalışmanın bilimsel sayılmasında yayının rolü nedir? Cevaplarınızın her biri için birer cümlelik gerekçe yazarsanız konuyu özümsemiş olursunuz. Ardından bir laboratuvar raporunu ele alıp yöntemin, ölçüm koşullarının, verilerin ve varsayımların yazılı olup olmadığını denetleyiniz.
Ne Öğreneceğiz
Bilimin amacını ve temel işlevlerini tanıma; doğrulama ile yanlışlama arasındaki farkı, kuram ile gözlem arasındaki bağımlılığı ve bilimsel yöntemin sınırlarını örnekleriyle tartışma becerisi. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Bilimin amacını, açıklama ve öngörü olmak üzere iki temel işleviyle açıklar.
- Doğrulama ile yanlışlamayı ayırt eder ve yanlışlaştırılabilirlik ölçütünü tanımlar.
- Gözlem ile kuram arasındaki bağımlılığı açıklar ve kuram yükünü tanımlar.
- Normal bilim ile bilimsel devrim ayrımını örneklerle tartışır.
- Ölçüm, tekrarlanabilirlik ve bilimsel yayın arasındaki ilişkiyi açıklar.
- Kuramsal iddianın kapsamını ve denetlenebilir olma ölçütünü örneklerle sınar.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Bilimin temel amacı nasıl ifade edilir?
- Amaç, yalnızca olayları sıralamakla sınırlı değildir.
- Olaylar arasındaki düzeni kavramsallaştırmak, dünyayı anlamaktır.
- Anlamak, geçmişe açıklamak ve geleceğe öngörüde bulunmakla birlikte yürür.
Sonuç/cevap: Dünyayı anlamak ve bu anlamayı genişletmek
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Kuramın kapsamı nedir?
- Her kuram, geçerli sayıldığı durumların sınırını önceden bildirir.
- Kapsam yazılmazsa kuram, kendi dışındaki her olguyu açıklamaya çalışır.
- Bu, kuramın sık sık değiştirilmesi anlamına gelir ve güvenilirliğini zedeler.
Sonuç/cevap: Kuramın geçerli sayıldığı durumların sınırı
Kendini Dene
Soru: Bir okulda deney yapan öğrenci, elde ettiği sonucu "kesin olarak kanıtlanmıştır" diye panoya yazmıştır. Bu ifade yerine nasıl bir söyleyiş kullanılmalı ve bu değişiklik hangi bilim felsefesi ilkelerine dayanır?
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: "Kesin olarak kanıtlanmıştır" ifadesinin yerine sonucun sınanabilir ve düzeltilebilir bir iddia olduğunu belirten bir söyleyiş önerilir (4 puan). Yanlışlamanın, kuramı çürütebilecek durumu aradığı ve doğrulamanın yalnızca uyumu gösterdiği yazılır (5 puan). Doğrulamak için genel bir yöntem bulunmadığı ileri sürülür (4 puan). Sonucun ölçüm koşulları ve yöntemiyle birlikte sunulmasının denetlenebilirliği sağladığı belirtilir (4 puan). Bilimsel yayının kanıt değerindeki rolü açıklanır (3 puan). Toplam 20 puan.