Konu Anlatımı
Bu konuda ne öğreneceğiz?
Bu konuda Türk edebiyatının en yakın dönemlerini tanıyacaksınız. Önce Millî Edebiyat dönemini inceleyeceksiniz: 1912-1922 arası dergileri, ideolojisi ve dil özellikleriyle birlikte. Aynı bölümde Ziya Gökalp'in Lisan makalesi, Kızıl Elma destanı ve Üç Kur'ağaç eseri ele alınacaktır. İkinci bölümde Cumhuriyet dönemine geçecek, 1923 günümüze uzanan süreci ve iki önemli evreyi tanıyacaksınız. Romanun üç ana akımı ve örnek eserleri tabloyla gösterilecektir. Son bölümde Garip akımı ile 1980 sonrası eğilimleri incelenecektir.
Millî Edebiyat Döneminin Tarih Aralığı ve Dergileri
Millî Edebiyat Dönemi 1912-1922 arasında sürmüştür. Bu dönemin dergileri Millî, Tanrı Dağını Zirveleme, Yeni Ses, İslâm, Hikmet ve Kıvılcım olarak sıralanır. Dergi adlarının kendisi bile dönemin kaygısını ele verir: bir kısmı doğrudan milliyetle, bir kısmı ahlâk ve töre, bir kısmı ise açıklama ve destekle ilişkilidir.
Millî Edebiyat'ın İdeolojisi
Dönemin ideolojisi üç başlıkta özetlenir: milli kimlik, milli dil ve kendi dilimizden ilim-yakınlık. Bu yaklaşımda Türkçe, kendi bilim ve düşüncesini üretebilen bir dil olarak görülür. Yabancı kaynaklara başvurulurken bile bunların Türkçeye kazandırılması gerektiği düşünülür.
Ziya Gökalp
Ziya Gökalp bu dönemin en önemli ismidir. Üç eseri tanınmalıdır.
- Lisan makalesi: Dilin milliyetle ilişkisini ele alan yazıdır.
- Kızıl Elma: Destan türündedir.
- Üç Kur'ağaç: Dönemin diğer önemli eseridir.
Bu üç eser, dönemin dil ve düşünce kaygısını birlikte gösterir. Lisan makalesi teorik bir metindir; Kızıl Elma ise destan geleneğiyle ilişkilidir.
Millî Edebiyat'ın Dil ve Nazım Özellikleri
Dönemde nazımda hece ölçüsüne dönüş görülür. Özellikle didaktik ve resmî bir üslup benimsenmiştir. Yani şiir hem bir şey öğretmeyi hem de resmî bir dille konuşmayı amaçlar. Arruz yerine hece ölçüsünün seçilmesi, dönemin sadeleşme eğilimiyle uyumludur.
Millî Edebiyat İsimleri
Dönemin isimleri şunlardır: Ziya Gökalp, Ahmet Ağaoğlu, Ömer Seyfettin, Ali Ulvi Elöve, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halit Fahri Ozansoy, Müfide Ferit Tek, Mehmet Emin Yurdakul, Abdurrahim Karahisari ve Faruk Nafi Çamlıbel. Bu isimler arasında hece ölçüsüne geçen şairler özellikle dikkat çekicidir: Abdurrahim Karahisari ve Faruk Nafi Çamlıbel dörtlüklerle anılır.
Cumhuriyet Dönemi
Cumhuriyet Dönemi 1923 günümüze kadar sürmüştür. Bu uzun dönem iki önemli evreyle ayrılır: 1923-1940 Büyük Doğu Devri ve 1940-1960 Toplumcu Gerçekçilik. Bu iki evrenin adı, dönemin genel yönelimini tek cümlede anlatır.
Cumhuriyet Dönemi Romanında Üç Ana Akım
Cumhuriyet Dönemi romanında üç ana akım vardır. Her akımın kendi konusu ve örnek eserleri vardır.
| Akım | Konu | Örnek Eserler ve Yazarları |
|---|
| Bireyin iç dünyasını anlatan roman | İç dünyayı ve bireysel çatışmaları konu alır. | Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Ahmet Hamdi Tanpınar) · Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali) |
| Toplumsal gerçekçi roman | Toplumun ve toplumsal sorunların gerçekçi bir anlatımını hedefler. | Sinekli Bakkal (Halide Edib) · Çamlıca (Reşat Nuri) · Yaban (Yakup Kadri) · Çamurlu (Yaşar Kemal) · Sarı Sarnıç (Orhan Kemal) · Beyaz Lale (Ömer Seyfettin) |
| Tarihî roman | Tarihî olayları ve dönemleri konu alır. | Abdülhamid Han (Tarık Buğra) |
Toplumcu Gerçekçilik akımının dergileri Şark, Varlık ve Yedigün olarak sıralanır. Bu dergiler, dönemin toplumcu düşüncesini yaymış ve yeni yazarlar yetiştirmiştir.
Cumhuriyet Döneminin Şiir ve Anlatı İsimleri
Şiirde Cahit Sıtkı Tarancı, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Necati Cumalı, Orhan Veli Kanık, Kemal Tahir, Hilmi Yavuz, İlhan Berk, Edip Cansever, Ece Ayhan, Turgut Uyar, Sezai Karakoç ve Behçet Necatigil sayılır. Roman ve hikâyede ise Sait Faik, Orhan Kemal, Necip Fazıl, Tarık Buğra, Cevat Şakir, Samim Kocagöz, Haldun Taner ve Nezihe Meriç öne çıkar. Bu isimler, dönemin çok çeşitli bir edebî hayatına işaret eder.
Garip Akımı
Garip akımı, 1950'lerin sonunda bir araya gelen şairler çevresinde oluşmuştur. Dergileri Ant, Tatlı Harikalar Dünyası, Notlar, Şafak ve Yön olarak sıralanır.
Akımın özellikleri şunlardır: günlük hayatı konu alır, sıradan insanı öne çıkarır, halk ağzından yararlanır ve yalın bir dil kullanır. Böylece şiirin ağır sanatçı elinden çıkıp sokak diliyle konuşması sağlanmıştır. Öncüleri Cahit Sıtkı Tarancı, İlhan Berk, Edip Cansever, Ece Ayhan, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ülkü Tamer ve Kemal Tahir olarak sıralanır.
1980 Sonrası Eğilimler
1980 sonrasında iç dünya, bireysel yalnızlık, varoluşsal sorular, postmodern kurgu ve dilin kendi üzerine düşüncesi öne çıkar. Bu eğilimin temsilcileri olarak Orhan Pamuk, Ayfer Tunç, Latife Süreyya, Bilge Karasu, Tomris Uyar, Elif Shafak, Nurdan Gürbilek ve Murathan Mungan sayılır.
Dönem Karşılaştırma Tablosu
| Ölçüt | Millî Edebiyat | Cumhuriyet Dönemi | Garip | 1980 Sonrası |
|---|
| Tarih aralığı | 1912-1922 | 1923 günümüze | 1950'lerin sonu | 1980 sonrası |
| Temel kaygı | Milli kimlik, milli dil, kendi dilimizden ilim-yakınlık | Toplumcu gerçekçilik ve bireyin iç dünyası | Günlük hayat, sıradan insan, yalın dil | İç dünya, yalnızlık, varoluşsal sorular |
| Öne çıkan biçim | Hece ölçüsüne dönüş; didaktik ve resmî üslup | Romanun üç ana akımı | Sokak diliyle şiir | Postmodern kurgu |
| Örnek isim | Ziya Gökalp | Ahmet Hamdi Tanpınar, Sabahattin Ali | Cahit Sıtkı Tarancı, İlhan Berk | Orhan Pamuk, Ayfer Tunç |
Basit Örnek
Bir roman okurken üç şeye bakarak hangi akıma ait olduğunu anlayabilirsiniz. Birincisi, konu bireyin mi iç dünyasıyla ilgili, toplumsal bir sorunla mı yoksa tarihî bir olayla mı. İkincisi, metinde abartılı ölçü ve arkaik söyleyiş var mı. Üçüncüsü, olayların günlük hayattan mı yoksa geçmişten mi alındığı. Bu üç soru, Cumhuriyet Dönemi romanını üç ana akıma göre ayırt etmenizi sağlar.
İleri Örnek
Şu karşılaştırma biraz daha ince bir ayrım gerektirir: 1950'lerin sonunda bir araya gelen şairler çevresi ile Cumhuriyet Dönemi'nin genel havası arasındaki farkı arayın. Cumhuriyet Dönemi'nde bireyin iç dünyasını anlatan roman vardır, toplumsal gerçekçi roman vardır. Aynı dönemde Garip çevresi ise şiiri günlük hayata, sıradan insana ve yalın bir dile yöneltmiştir. Dönem ile akımı ayırt etmek, bu yüzden tarih aralığını tek başına yeterli görmemek demektir.
Özgün örnek paragraf: Eski bir dergi masası, üzerinde yıllara ait sayılar diziliydi. Her sayının köşesinde bir yazı vardı; kimi bir yazarın adı, kimi bir derginin adı. Rafın en altında tek bir kutu duruyordu ve üzerine yazıyla dönemin iki yılının adı yazılmıştı. Kutuyu açan kişi, o iki yılın arasında neyin değiştiğini anlamak istiyordu.
Özgün örnek dize: Dergi değişir, dönem değişir;
aynı kalır yazının huzuru.
Her çağın kendi dili vardır,
her dilin kendi yolu.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış: Millî Edebiyat'ın tarih aralığını 1912-1922 yerine başka bir aralıkla vermek. Doğru: Millî Edebiyat Dönemi 1912-1922 arasında sürmüştür.
- Yanlış: Cumhuriyet Dönemini yalnızca 1923-1940 ile sınırlamak. Doğru: Cumhuriyet Dönemi 1923 günümüze kadar sürmüş, 1923-1940 Büyük Doğu Devri ve 1940-1960 Toplumcu Gerçekçilik olmak üzere iki evreye ayrılmıştır.
- Yanlış: Garip akımını Millî Edebiyat'ın devamı saymak. Doğru: Garip akımı 1950'lerin sonunda bir araya gelen şairler çevresinde oluşmuş ve Cumhuriyet Dönemi içinde yer almıştır.
- Yanlış: Millî Edebiyat'ta arruzun sürdüğünü söylemek. Doğru: Bu dönemde nazımda hece ölçüsüne dönülmüş ve didaktik, resmî bir üslup benimsenmiştir.
- Yanlış: Toplumcu Gerçekçilik dergilerini Şark, Varlık ve Yedigün olarak göstermemek. Doğru: Bu akımın dergileri tam olarak Şark, Varlık ve Yedigün'dür.
Özet
Millî Edebiyat Dönemi 1912-1922 arasında sürmüştür. Dergileri Millî, Tanrı Dağını Zirveleme, Yeni Ses, İslâm, Hikmet ve Kıvılcım'dır. İdeolojisi milli kimlik, milli dil ve kendi dilimizden ilim-yakınlıktır. Ziya Gökalp'ın Lisan makalesi, Kızıl Elma destanı ve Üç Kur'ağaç eseri bu dönemin temel metinleridir. Nazımda hece ölçüsüne dönülmüş, didaktik ve resmî üslup benimsenmiştir. Dönemin isimleri arasında Ziya Gökalp, Ahmet Ağaoğlu, Ömer Seyfettin, Ali Ulvi Elöve, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halit Fahri Ozansoy, Müfide Ferit Tek, Mehmet Emin Yurdakul, Abdurrahim Karahisari ve Faruk Nafi Çamlıbel sayılır. Cumhuriyet Dönemi 1923 günümüze sürmüş, 1923-1940 Büyük Doğu Devri ve 1940-1960 Toplumcu Gerçekçilik olarak ikiye ayrılmıştır. Romanun üç ana akımı vardır: bireyin iç dünyasını anlatan roman, toplumsal gerçekçi roman ve tarihî roman. Toplumcu Gerçekçilik dergileri Şark, Varlık ve Yedigün'dür. Garip akımı 1950'lerin sonunda oluşmuş, günlük hayatı ve sıradan insanı konu almış, yalın bir dil kullanmıştır. 1980 sonrasında iç dünya, bireysel yalnızlık, varoluşsal sorular, postmodern kurgu ve dilin kendi üzerine düşüncesi öne çıkmıştır.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Millî Edebiyat Dönemi 1912-1922 arasında sürmüştür.
- Millî Edebiyat'ın ideolojisi milli kimlik, milli dil ve kendi dilimizden ilim-yakınlıktır.
- Ziya Gökalp'ın Lisan makalesi, Kızıl Elma destanı ve Üç Kur'ağaç eseri bu dönemin temel metinleridir.
- Millî Edebiyat'ta nazımda hece ölçüsüne dönülmüş, didaktik ve resmî üslup benimsenmiştir.
- Cumhuriyet Dönemi 1923 günümüze sürer ve 1923-1940 ile 1940-1960 olmak üzere iki evreye ayrılır.
- Cumhuriyet Dönemi romanının üç ana akımı bireyin iç dünyası, toplumsal gerçekçilik ve tarihî romandır.
- Toplumcu Gerçekçilik dergileri Şark, Varlık ve Yedigün'dür.
- Garip akımı 1950'lerin sonunda oluşmuş, günlük hayatı ve sıradan insanı yalın bir dille anlatmıştır.
- 1980 sonrasında postmodern kurgu ve dilin kendi üzerine düşüncesi öne çıkmıştır.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Roman Akımını Belirleme konusunun adımları:
- Adım 1: Konuyu belirleyin; anlatılan olay toplumsal bir sorundur.
- Adım 2: Bireyin mi toplumun mu anlatıldığını denetleyin; burada toplum öne çıkmaktadır.
- Adım 3: Toplumsal gerçekçi roman akımına ulaşın.
Kendini Dene
Soru: Bir Cumhuriyet Dönemi romanının hangi akıma ait olduğunu belirlemek için hangi ölçütleri sırayla denetlersiniz? Yazınız.
Örnek cevap: İlk olarak konu denetlenir. Roman bireyin iç dünyasını mı, toplumsal bir sorunu mu, yoksa tarihî bir olayı mı anlatıyor? İkinci olarak olayların geçtiği zaman ve mekân belirlenir; geniş bir zaman ve çeşitli mekânlar görülüyorsa roman büyümüş demektir. Üçüncü olarak anlatım biçimi incelenir; kişilerin ruh hâli ön planda tutuluyorsa bireyin iç dünyasını anlatan roman söz konusudur. Dördüncü olarak toplumun bir kesitinin ayrıntılı biçimde verilip verilmediği denetlenir; veriliyorsa toplumsal gerçekçi romandır.