Konu Anlatımı
Bu konuda ne öğreneceğiz?
Bu konuda anlam sanatlarını tanıyacak ve bir metinde hangi sanatın kullanıldığını gerekçesiyle göstereceksiniz. Önce benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel üçlüsünü, ardından teşhis, tezat, mübalağa, tasvir, tenasüp ve cinas sanatlarını inceleyeceksiniz. Sonra hüsn-i talil, hüsn-i tağlib ve inat gibi değerlendirme yönü taşıyan sanatları, en son da akrostiş örneğini ele alacaksınız. Her bölümde tanımın yanında özgün örnekler üzerinde çalışacaksınız. Sanatı tanımak, metnin neden güçlü okunduğunu anlamanın anahtarıdır.
Benzetme, İstiare ve Mecaz-ı Mürsel
Bu üç sanat aynı aileden gelir ve ayrımı benzetme edatının bulunup bulunmadığıdır.
| Sanat | Tanım | Özgün Örnek |
|---|
| Benzetme | Bir varlığı başkasına benzetmektir; benzetme edatı (gibi, kadar) bulunur. | Çocuk, bahçedeki tavşan gibi hızlı koşuyordu. |
| İstiare | Benzetme yapmadan bir sözcüğü başka anlamda kullanmaktır. | Gecenin sessizliği herkesi susturdu. |
| Mecaz-ı mürsel | Benzetmede gibi, kadar gibi edatların olmadan yapılan istiayedir. | Kara toprak, kurak yıllarda çatladı. |
İstiarede benzetme yapılmaz, sözcük doğrudan başka anlamda kullanılır. Bu yüzden istiarede benzetme edatı aranmaz. Mecaz-ı mürsel ise benzetme düşüncesini korur, yalnızca edatı kullanmaz. Üçünü ayırt etmek için önce benzetme edatına bakılır, sonra sözcüğün gerçek anlamı yerine konduğunda cümlenin bozulup bozulmadığı denetlenir.
Teşhis ve Tezat
Teşhis (kişileştirme), insan dışı bir varlığa insan özelliği vermektir. Yağmur, pencereye vurup kendini tanıttı cümlesinde yağmurun kendini tanıtması insan özelliğidir. Tezat (karşıtlık) ise karşıt kavramları yan yana getirmektir: Ateş onu ısıttı, buz onu üşüttü. Tezatta iki karşıt kavram aynı cümlede ya da aynı dizede yan yana bulunur.
Mübalağa, Tasvir, Tenasüp ve Cinas
Mübalağa (aşırılık), olayı olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstermektir. Sessizlik öyle derindi ki bir yaprak düşüşü bile duyuluyordu. Tasvir (betimleme), görünen nesneleri ayrıntıyla anlatmaktır. Kaldırım ıslak, lamba direkleri uzaktan birer iskelet gibi görünüyordu. Tenasüp (uyak), benzer sesli sözcüklerin yinelenmesidir. Sokakta yalnızca adımlar vardı, birbirine karışan adımlar.
Cinas (kinaye) ise bir sözcüğün gerçek anlamıyla değil başka bir anlamıyla söylenmesidir. Sınıf, disiplinin ağırlığı altında sessizleşti. Cinas ile mecaz anlam ilişkisi vardır: her ikisinde de sözcük temel anlamının dışında kullanılır.
Hüsn-i Talil, Hüsn-i Tağlib ve İnat
Bu üç sanat bir değerlendirme yönü taşır. Hüsn-i talil güzel olan tarafı över. Küçük bahçe, kısa günlerde bile yeşil görünüyordu. Hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yer. Yıllardır kimse gelmeyen bahçe, yalnızca rüzgâra açıktı. İnat ise bir düşünceyi karşıt görüşe rağmen savunmaktır. Kimseye dinletmeden bildiği yolda yürümeye devam etti.
Akrostiş
Akrostiş, şiirde dize başı harflerinin oluşturduğu anlamdır. Bu sanat, dizelerin sonundaki seslerden çok başındaki harflerden yararlanır. Aşağıdaki dört dize, baş harfleriyle birlikte okunduğunda bir sözcük oluşturur.
Özgün örnek dizeler (akrostiş):
Deniz kıyıya vurdu gece yarısı,
Özgür rüzgâr esti çıplak bayraklardan.
Sabah serinliğinde uyandım yavaşça,
Toprağın hâlâ ıslak olduğunu anladım.
Bu dört dizede D, Ö, S ve T harfleri ilk sırada bulunur. Tenasüp dize sonlarında benzer ses ararken akrostiş dize başlarında harf arar; bu bakımdan ikisi birbirinden ayrılır.
Anlam Sanatlarının Tam Listesi
Aşağıdaki tablo, bir metinde aranan sanatları ve kısa tanımlarını bir arada gösterir. Çözümleme yaparken bu tablo sık kullanılır.
| Sanat | Kısa Tanım |
|---|
| Benzetme | Bir varlığı başkasına benzetme (gibi, kadar) |
| İstiare | Benzetme yapmadan sözcüğü başka anlamda kullanma |
| Mecaz-ı mürsel | Benzetmede gibi, kadar olmadan yapılan istiare |
| Teşhis | İnsan dışı varlığa insan özelliği verme |
| Tezat | Karşıt kavramları yan yana getirme |
| Mübalağa | Olayı olduğundan çok büyük ya da küçük gösterme |
| Tasvir | Görünen nesneleri ayrıntıyla anlatma |
| Tenasüp | Benzer sesli sözcüklerin yinelenmesi |
| Cinas | Gerçek anlamıyla değil başka anlamıyla söyleme |
| Hüsn-i talil | Güzel olan tarafı övme |
| Hüsn-i tağlib | Çirkin olan tarafı yerme |
| İnat | Düşünceyi karşıt görüşe rağmen savunma |
| Akrostiş | Şiirde dize başı harflerinin oluşturduğu anlam |
Sanatı Tanıma Yöntemi
Metinde bir sanatı bulurken üç soru sırayla sorulur. Birincisi, benzetme edatı var mıdır? Varsa benzetme düşüncesi vardır; yoksa istiare tarafına bakılır. İkincisi, insan özelliği verilmiş midir? Verilmişse teşhis söz konusudur. Üçüncüsü, sözcüğün gerçek anlamı yerine konduğunda cümle bozuluyor mudur? Bozulan cümlede cinas ya da mecaz anlam vardır.
Bu yöntem, tahmin yürütmeyi önler ve her sanatın gerekçesini somutlaştırır. Ayrıca tasvir ile gösterim arasındaki fark da bu yöntemle belirlenir: tasvirde görünen ayrıntılar doğrudan aktarılır.
Basit Örnek
Şu cümlede iki sanat birlikte görülür: Çocuk, bahçedeki tavşan gibi hızlı koşuyordu; arkasından toz bulutu kalktı. Birinci bölümde benzetme edatı olan gibi vardır ve çocuk tavşana benzetilmiştir, bu bir benzetmedir. İkinci bölümde toz bulutunun kalkması olayına insan özelliği verilmemiş, yalnızca görünen bir durum anlatılmıştır; bu yüzden ikinci bölüm tasvir sayılır.
İleri Örnek
Şu iki cümleyi karşılaştıralım: Gecenin sessizliği bizi sarstı. ile Gecenin sessizliği karanlık bir boşluktu. İlk cümlede sessizlik sözcüğü insan özelliği taşıyan bir varlık gibi sunulmuş, bizi sarstı ifadesiyle bir canlıya yaklaştırılmıştır; bu yüzden teşhis vardır. İkinci cümlede sessizlik yalnızca bir durum adı olarak kullanılmış, odağa benzetilmiştir; burada benzetme vardır. Görüldüğü gibi aynı sözcük, farklı sanatlara hizmet edebilir.
Özgün örnek paragraf: Sabah erkenden kalktım. Pencereden, ıslak asfaltın üzerinde tek bir kırlangıç yürüyordu; başını öne eğmiş, kanatlarından su sızıyordu. Sokak sessizdi, yalnızca bir musibinucu ötüyordu. Rüzgâr bir vitrine dokundu, cam titredi. Bütün sabah, sanki kimse uyandırmak istemiyormuş gibi sessiz geçti.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış: Benzetme ile istiareyi aynı sanat saymak. Doğru: Benzetmede benzetme edatı bulunur ve bir varlık başkasına benzetilir; istiarede ise benzetme yapılmadan sözcük başka anlamda kullanılır.
- Yanlış: Mecaz-ı mürseli benzetmeden ayırmamak. Doğru: Mecaz-ı mürsel, benzetme edatı olmadan yapılan istiayedir; benzetme düşüncesi vardır ama gibi, kadar kullanılmaz.
- Yanlış: Teşhis ile tasviri aynı saymak. Doğru: Teşhiste insan dışı varlığa insan özelliği verilir; tasvirde ise görünen nesneler yalnızca ayrıntıyla anlatılır.
- Yanlış: Hüsn-i talil ile hüsn-i tağlibi ters adlandırmak. Doğru: Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yer.
- Yanlış: Akrostiş ile tenasüp sanatlarını aynı saymak. Doğru: Tenasüp dize sonlarındaki benzer seslerle, akrostiş ise dize başı harflerinden yararlanır.
Özet
Benzetme bir varlığı başkasına benzetir ve benzetme edatı kullanır. İstiare benzetme yapmadan bir sözcüğü başka anlamda kullanır. Mecaz-ı mürsel, benzetme edatı olmadan yapılan istiayedir. Teşhis insan dışı varlığa insan özelliği verir, tezat karşıt kavramları yan yana getirir. Mübalağa olayı olduğundan çok büyük ya da çok küçük gösterir, tasvir görünen nesneleri ayrıntıyla anlatır, tenasüp benzer sesli sözcükleri yineler, cinas ise sözcüğü gerçek anlamı yerine başka anlamıyla kullanır. Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yer, inat düşünceyi karşıt görüşe rağmen savunur. Akrostiş ise dize başı harflerinin oluşturduğu anlamdır. Bu sanatları ayırt etmek için önce benzetme edatına, sonra insan özelliğine, en son da gerçek anlam denemesine bakılır.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel arasındaki fark benzetme edatının bulunup bulunmadığıdır.
- İstiarede sözcük doğrudan başka anlamda kullanılır; bu yüzden benzetme edatı aranmaz.
- Teşhiste insan dışı varlığa insan özelliği verilir; tasvirde ise yalnızca görünen ayrıntılar aktarılır.
- Tezat, karşıt kavramları aynı yerde yan yana getirir; mübalağa ise ölçüyü bilinçli biçimde aşar.
- Cinas ile mecaz anlam ilişkilidir; her ikisinde de sözcük temel anlamının dışında kullanılır.
- Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yer, inat ise karşıt görüşe rağmen savunur.
- Tenasüp dize sonlarında, akrostiş ise dize başlarında çalışır.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Benzetme ve İstiare Ayrımı konusunun adımları:
- Adım 1: Sözcükleri gözden geçirin ve benzetme edatı arayın; gibi edatı vardır.
- Adım 2: Çocuğun tavşana benzetildiğini, yani bir varlığın başkasına benzetildiğini görün.
- Adım 3: Sonuç olarak cümlede benzetme sanatı bulunduğunu yazın.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel aras | Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel arasındaki fark benzetme edatının bulunup bulunmadığıdır. |
| İstiarede sözcük doğrudan başka anlamda | İstiarede sözcük doğrudan başka anlamda kullanılır; bu yüzden benzetme edatı aranmaz. |
| Teşhiste insan dışı varlığa insan özelli | Teşhiste insan dışı varlığa insan özelliği verilir; tasvirde ise yalnızca görünen ayrıntılar aktarılır. |
| Tezat, karşıt kavramları aynı yerde yan | Tezat, karşıt kavramları aynı yerde yan yana getirir; mübalağa ise ölçüyü bilinçli biçimde aşar. |
| Cinas ile mecaz anlam ilişkilidir; her i | Cinas ile mecaz anlam ilişkilidir; her ikisinde de sözcük temel anlamının dışında kullanılır. |
| Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüs | Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yer, inat ise karşıt görüşe rağmen savunur. |
| Tenasüp dize sonlarında, akrostiş ise di | Tenasüp dize sonlarında, akrostiş ise dize başlarında çalışır. |
Kendini Dene
Soru: Aşağıdaki cümlede kullanılan sanatları bulunuz ve her birini gerekçesiyle yazınız: Yağmur, pencereye vurup kendini tanıttı; bahçe, karanlıkta bir uykusuz geceye benzedi.
Örnek cevap: Birinci bölümde teşhis vardır; yağmur adı verilen varlığa kendini tanıtmak gibi insan özelliği verilmiştir. İkinci bölümde benzetme vardır; bahçe, karanlıkta bir uykusuz geceye benzetilmiş ve benzetme edatı kullanılmıştır. Teşhis ile benzetmenin farkı, birinde insan özelliği verilirken diğerinde bir varlığın başka bir varlığa benzetilmesidir. Sanat adının yanında gerekçe yazılması çözümlemenin tamamlanması için zorunludur.
Söz Sanatları ve Metin Çözümleme — Sık Sorulan Sorular
Bu konuda ne öğreneceğiz?
Bu konuda anlam sanatlarını tanıyacak ve bir metinde hangi sanatın kullanıldığını gerekçesiyle göstereceksiniz. Önce benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel üçlüsünü, ardından teşhis, tezat, mübalağa, tasvir, tenasüp ve cinas sanatlarını inceleyeceksiniz. Sonra hüsn-i talil, hüsn-i tağlib ve inat gibi değerlendirme yönü…
Söz Sanatları ve Metin Çözümleme nedir?
Bu konuda anlam sanatlarını tanıyacak ve bir metinde hangi sanatın kullanıldığını gerekçesiyle göstereceksiniz. Önce benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel üçlüsünü, ardından teşhis, tezat, mübalağa, tasvir, tenasüp ve cinas sanatlarını inceleyeceksiniz. Sonra hüsn-i talil, hüsn-i tağlib ve inat gibi değerlendirme yönü…
Söz Sanatları ve Metin Çözümleme konusunda ne öğrenilir?
Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel arasındaki fark benzetme edatının bulunup bulunmadığıdır.
Söz Sanatları ve Metin Çözümleme konusunda sık yapılan hatalar nelerdir?
Benzetme ile istiareyi aynı sanat saymak: Benzetmede bir varlık başkasına benzetilir ve benzetme edatı bulunur; istiarede ise benzetme yapılmadan sözcük başka anlamda kullanılır. Teşhis ile tasviri birbirine karıştırmak: Teşhiste insan dışı varlığa insan özelliği verilir; tasvirde yalnızca görünen nesneler ayrıntıyla…
Söz Sanatları ve Metin Çözümleme için hangi formüller ve kurallar kullanılır?
Benzetme = varlığı başkasına benzetme (gibi, kadar) · İstiare = benzetme yapmadan başka anlamda kullanma · Mecaz-ı mürsel = benzetmede gibi, kadar olmadan yapılan istiare · Teşhis = insan dışı varlığa insan özelliği verme · Tezat = karşıt kavramları yan yana getirme · Mübalağa = olayı olduğundan çok büyük gösterme ya…