Örnek Soru 1 kolay
Servet-i Fünun dergisi hangi yılında yayımlanmaya başlamıştır?
- A) 1887
- B) 1856
- C) 1908
- D) 1911
Cevabı göster
Doğru cevap: A) 1887
Dergi 1887 yılında yayımlanmaya başlamış, adı sonradan dönemin adı olarak benimsenmiştir.
AYTTürk Dili ve Edebiyatı
Türk Dili ve Edebiyatı · AYT · Tanzimat'tan Modern Edebiyata
Bu konuda, Tanzimat döneminin "fayda" odaklı anlayışından sonra Türk edebiyatında doğan ve Servet-i Fünun dergisiyle özdeşleşen dönemi tanıyoruz. Bu dönemin temel ilkelerini, çevresinde toplanan yazarları ve edebî türlere kazandırdığı yeni açıları inceleyeceğiz. Ardından Fecr-i Ati dergisiyle başlayan arayışın Millî Edebiyat adıyla nasıl bir düşünceye dönüştüğünü, bu düşüncenin temsilcilerini ve halk edebiyatından yararlanma biçimlerini ele alacağız. Konu, iki dönemin ilkeleri, sanatçıları ve edebî araçları üzerinden karşılaştırmalı olarak incelenecektir.
Servet-i Fünun dönemini anlamak için önce hemen öncesindeki tabloya bakmak gerekir. Tanzimat yazarları edebiyatı toplumu düzeltmek için kullanılan bir araç saymış, "fayda" ilkesiyle yazmıştır. Öğretici olmayı amaçlayan bu yaklaşım, edebiyatın görevini ahlâkî ve toplumsal bir onarım işine dönüştürür. Servet-i Fünun çevresindeki yazarlar ise bu anlayışı reddeder. Onlara göre sanatçı önce kendi iç dünyasını ifade etmeli, eser de bu özgürlüğün sonucu olmalıdır. Dönemin "sanat, sanat için vardır" anlayışı, sanatın faydayı birincil ölçüt sayan Tanzimat yaklaşımına karşılık olarak okunur.
Bu kopuş yalnızca bir üslup farkı değildir; yazarın edebiyat içindeki yerini, eserin neye göre değerlendirileceğini ve hangi konuların seçileceğini de değiştirmiştir. Tanzimat'ta "halka fayda" ön plandayken, Servet-i Fünun'da "sanatın kendisi" ön plandadır.
Dergi 1887 yılında yayımlanmaya başlamış ve bir süre sonra kapatılmıştır. Adı, çevresinde oluşan edebî anlayışın adı olarak sonradan dönemin adı olarak benimsenmiştir. Derginin asıl önemi, düzenli ve hacimli biçimde şiir, hikâye ve makale yayımlamasıdır. Bu üç tür, Türkçede o döneme kadar süregelen alışkanlığı kırarak yeni bir okur kitlesi oluşturmuştur.
Dergide şiir en fazla yer alan türdür; ancak hikâye ve makale de düzenli biçimde yayımlanmıştır. Makalelerde güncel tartışmalar, hikâyelerde gözlem ve yaşam kesitleri işlenmiştir. Böylece edebiyat, yalnızca manzum bir alan olmaktan çıkıp çeşitli türlerle bir bütün hâline gelmiştir. Bu çeşitlilik, sonraki dönemlerde Türk romanının ve makalesinin gelişmesinin de zemini hazırlamıştır.
Birincisi, sanatın estetik değerinin ön planda tutulmasıdır. Eser, yazılan niyetin toplumcu bir faydası ölçülerek değil, dilin ve biçimin başarısı üzerinden değerlendirilir. İkincisi, bireysel iç dünyanın öne çıkarılmasıdır. Şair ve yazar, kendi izlenimlerini, ruh hâllerini ve düşüncelerini doğrudan okura aktarır. Üçüncüsü biçim özgürlüğüdür; yazarlar şiirin ve nesrin kalıplarını kendi gereksinimlerine göre yeniden düzenleyebilir.
Bu ilkeler, dönemin şiirinde alışılmadık imge ve söyleyişlerin sık kullanılmasını da açıklar. Ayrıca Avrupa edebiyatından yapılan çeviriler derginin belirgin özelliğidir. Simgecilik (Sembolizm) akımının Türkçeye aktarılması, bireysel izlenimi ve çağrışımı şiirin temel aracı hâline getirmiştir.
Dönemin en görünür iki ismi Tevfik Fikret ve Hüseyin Cahit'tir. Tevfik Fikret'in şiirleri dönemin müzikalite arayışının en belirgin örneğidir; ses düzeni şiirin temel unsuru hâline gelmiştir. Hüseyin Cahit ise daha çok makale ve hikâye tarafında tanınmış, derginin edebî kimliğini kurmuştur.
Bu çevrede Ali Sami Boyar, Rıza Tevfik, Fatma Aliye Topuz ve Nigâr Hanım gibi isimler de yer almıştır. Fatma Aliye Topuz, roman türünü Türkçede geliştiren önemli kadın yazarlardan biridir. Nigâr Hanım ise gazeteci kimliğiyle tanınan isimlerdendir; dönemin kadınların basın ve edebiyat alanına adım attığı döneme aittir.
Fecr-i Ati dergisi, Servet-i Fünun'un bıraktığı yerden hareket ederek yeni bir arayış başlatmıştır. Bu arayışın merkezinde samimiyet ve doğa vardır. Yazarlar yapay duruştan vazgeçmiş, hayatı olduğu gibi anlatmayı, tabiatı gözlemlemeyi ve müzikle şiiri birbirine yaklaştırmayı yeğlemiştir.
Fecr-i Ati çevresindeki yazarlar, sanatın hayatı yeniden keşfetme işlevi üzerinde durmuştur. Bu arada memleket sevgisi, çocukluk, tabiat ve kadının konumu gibi temalar da bu çevrede sık işlenmiştir. Dergi, bir dönem sonra Birgün ve Yeni Fünun adlarıyla devam etmiştir; Nigâr Hanım Birgün'ü, Mevlânaz Hanım ise Yeni Fünun'u yönetmiştir.
Millî Edebiyat düşüncesi, Fecr-i Ati'yle başlayan arayışın daha da derinleşmesiyle doğmuştur. Düşüncenin en etkili ismi Ziya Gökalp olmuştur. Ziya Gökalp, Hâkimiyet dergisinde bu düşünceyi program düzeyinde işlemiş; edebiyatın halkın dilini, hafızasını ve töresini yansıtması gerektiğini savunmuştur.
Millî Edebiyat'ta halkın hafızası ve yurt bilinci temel kavramlardır. Eser, geçmişten beslenir ama amacı geçmişi taklit etmek değildir; bugüne ve yarına ışık tutmaktır. Bu yüzden dönemin yazarları eski kültürü yeni bir dille yeniden yorumlamış, ata masallarını, atasözlerini ve destan geleneğini edebî metne dönüştürmüştür.
Dönemin bir diğer önemli yönü sade Türkçe arayışıdır. Yazarlar yazı dilini halkın konuşma diline yaklaştırmak, ağır ve süslü anlatımdan uzaklaşmak istemiştir. Ölçü konusunda da halkın konuşma düzenine yakın hece ölçüsünü savunan bir eğilim görülmüştür.
Ziya Gökalp'ın yanında Yusuf Ziya Ortaç, Halit Fahri Ozansoy, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Memduh Şevket Esendal gibi yazarlar bu dönemin temsilcileri arasında sayılır. Eserlerinde yurt sevgisi, halkın gündelik hayatı, köy yaşamı ve eski kültür unsurları birlikte işlenmiştir.
Ölçü konusundaki eğilim, Beş Hece adıyla anılan bir grupta açık biçimde görülmüştür. Bu beş şair, hece ölçüsünü savunmuş ve ölçüyü halkın konuşma düzenine bağlamak istemiştir. Hece ölçüsü, dönemin halka dönüş arayışının en açık göstergelerinden biridir.
Millî Edebiyat düşüncesinde sanatın eğitimle ilişkisi de gündeme gelmiştir. Millî Edebiyat Mektebi fikri, sanat eğitimini halkın kendi kaynaklarına bağlamayı amaçlamıştır. Böylece edebiyat, yalnızca estetik bir uğraş olmaktan çıkıp millî kimliğin taşıyıcısı hâline gelmiştir.
| Ölçüt | Tanzimat | Servet-i Fünun | Fecr-i Ati | Millî Edebiyat |
|---|---|---|---|---|
| Temel ilke | Fayda | Sanatın kendisi | Samimiyet ve doğa | Halkın hafızası |
| Yazarın amacı | Toplumu eğitmek | Kendini ifade etmek | Hayatı yeniden keşfetmek | Milleti tanımak ve yaşatmak |
| Dil tutumu | Ölçülü, orta düzey | Kişisel ve özgür | Sade ve samimi | Halkın konuşma diline yakın |
| Öne çıkan tür | Öğretici makale | Şiir, hikâye, makale | Şiir ve mensur deneme | Şiir, makale, halk destanı |
| Batı ile ilişki | Yakın takip | Yoğun çeviri | Sanatlar arası etkileşim | Görece geri planda |
| Öne çıkan kavram | Fayda | Sanat için sanat | Doğa | Halk ve yurt |
Tablodaki en temel ayrım, dönemin "edebiyat ne işe yarar" sorusuna verdiği yanıttır. Tanzimat'ta yanıt toplumu düzeltmeye iken, Servet-i Fünun'da sanatın kendisine, Fecr-i Ati'de hayatı sezmeye, Millî Edebiyat'ta ise milleti tanımaya ve yaşatmaya dayanır.
Yazar sorusu geldiğinde önce dönemin adını sorun, sonra ismi eşleştirin. Tevfik Fikret ve Hüseyin Cahit Servet-i Fünun ile; Ziya Gökalp Millî Edebiyat ile ilişkilendirilir. İlke sorusu geldiğinde fayda ifadesini Tanzimat'a, sanatın kendisi ifadesini Servet-i Fünun'a, samimiyet ve doğa ifadesini Fecr-i Ati'ye, halkın hafızası ifadesini Millî Edebiyat'a bağlayın. Dil ve üslup sorusu geldiğinde sade Türkçe arayışını Millî Edebiyat'ta, kişisel ve özgür anlatımı Servet-i Fünun'da arayın. Metin parçası verilen sorularda istenen şey genellikle dönemi tanımaktır; bu durumda yazarın ait olduğu dönemi bulmak çözümün yarısını bitirir.
Servet-i Fünun, 1887'de yayımlanmaya başlayan dergisiyle Türk edebiyatında yeni bir aşama açmıştır. Bu dönemde sanatın estetik değeri ön plana geçmiş, bireysel iç dünya ve biçim özgürlüğü önemsenmiştir. Tevfik Fikret ve Hüseyin Cahit'in öncülüğünde yürüyen dönem, şiirin yanında hikâye ve makaleyi de geliştirmiştir. Fecr-i Ati dergisi bu arayışı samimiyet ve doğa ekseninde sürdürmüş, Millî Edebiyat ise Ziya Gökalp önderliğinde halkın diliyle, hafızasıyla ve yurt bilinciyle kurulmuştur. Millî Edebiyat dönemi sade Türkçe arayışını, hece ölçüsünü savunan Beş Hece grubunu ve eski kültürden beslenen yeni bir anlatım dilini edebiyatımıza kazandırmıştır.
Kendini dene: Dönemleri edebiyat ne işe yarar sorusuna verdikleri yanıta göre karşılaştır; dört derginin (Servet-i Fünun, Fecr-i Ati, Birgün, Hâkimiyet) yazarlarını eşleştir; Millî Edebiyat'ın üç temel özelliğini yaz. Tabloyu kapatmadan önce her satırı kendi cümlenle özetlemeye çalış.
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Bir yazarın "sanatın başka bir amaca hizmet etmemesi gerektiği" görüşü hangi döneme aittir?
Sonuç/cevap: Servet-i Fünun dönemine aittir; bu dönemde sanatın estetik değeri ön plandadır.
Örnek 1: Dönem Eşleştirme konusunun adımları:
Bu konuda, Tanzimat döneminin "fayda" odaklı anlayışından sonra Türk edebiyatında doğan ve Servet-i Fünun dergisiyle özdeşleşen dönemi tanıyoruz. Bu dönemin temel ilkelerini, çevresinde toplanan yazarları ve edebî türlere kazandırdığı yeni açıları inceleyeceğiz. Ardından Fecr-i Ati dergisiyle başlayan arayışın Millî…
Bu konuda, Tanzimat döneminin "fayda" odaklı anlayışından sonra Türk edebiyatında doğan ve Servet-i Fünun dergisiyle özdeşleşen dönemi tanıyoruz. Bu dönemin temel ilkelerini, çevresinde toplanan yazarları ve edebî türlere kazandırdığı yeni açıları inceleyeceğiz. Ardından Fecr-i Ati dergisiyle başlayan arayışın Millî…
Servet-i Fünun dergisi 1887'de yayımlanmaya başlamış, adı sonradan dönemin adı olmuştur.
Servet-i Fünun ile Millî Edebiyat'ı aynı dönem saymak: İkisi ayrı dönemlerdir; birinde Batı etkisi, ötekinde yerli kaynaklar ön plandadır. Fecr-i Ati'yi Millî Edebiyat'ın doğuş dergisi saymak: Fecr-i Ati bir köprü dergidir; düşüncenin programlaşması Hâkimiyet döneminde olmuştur.
1887 = Servet-i Fünun'un yayımlanmaya başladığı yıl · Servet-i Fünun = sanatın kendisi için var olması · Fecr-i Ati = samimiyet + doğa + sanatlar arası ilişki · Ziya Gökalp + Hâkimiyet = Millî Edebiyat'ın programı
Servet-i Fünun dergisi hangi yılında yayımlanmaya başlamıştır?
Doğru cevap: A) 1887
Dergi 1887 yılında yayımlanmaya başlamış, adı sonradan dönemin adı olarak benimsenmiştir.
Tevfik Fikret hangi dönemin temsilcilerinden biridir?
Doğru cevap: A) Servet-i Fünun
Servet-i Fünun kavramı Servet-i Fünun ve Millî Edebiyat konusunun temel bir kavramıdır. Detaylar konu anlatımında verilmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi Millî Edebiyat döneminin temel ilkesiyle çelişir?
Doğru cevap: D) Her üslup yalnızca estetik zevk için seçilmelidir
Her üslup yalnızca kavramı Servet-i Fünun ve Millî Edebiyat konusunun temel bir kavramıdır. Detaylar konu anlatımında verilmiştir.
Konu anlatımları hesapsız okunur. Quiz, slayt ve deneme için hesap gerekir.
Türk Dili ve Edebiyatı için çalışma yolu
Konu anlatımları hesapsız okunur; quiz, slayt ve deneme için hesap gerekir.
Bu sayfa Servet-i Fünun ve Millî Edebiyat konusunun anlatımını, kazanımlarını ve örnek sorularını içerir. Konuyla ilgili tüm sorular için testi çöz, diğer konular için DersTeders ana sayfasına geçebilirsin.
Bu konuyu çalış: hesap aç, ilerlemen kaydedilsin.
Hesap aç