Konu Anlatımı
Tanım ve Temel Kavramlar
Söz sanatları, dile kazandırılan anlatım güzelliğini ve aktarılan anlamın derinliğini artıran ifade kalıplarıdır. Sanat, kuralın dışında değil, anlamın katmanlanmasında aranır: aynı olay düz bir dille de anlatılabilir, ancak söz sanatı kullanıldığında okur gördüğü görüntüyü zihninde yeniden kurar. Söz sanatları, şiirde olduğu kadar hikâye, tiyatro ve günlük metinlerde de sıkça kullanılır.
En çok karşılaşılan üç söz sanatı benzetme, abartma ve kişileştirmedir. Bunlara ek olarak cinas, tezat ve ironi gibi sanatlar da anlam katmanı oluşturur. Söz sanatını tanımak için ipucu aranır: benzerlik varsa benzetme, abartılı büyüklük varsa abartma, cansıza insan özelliği verilmişse kişileştirme vardır.
Benzetme, Abartma ve Kişileştirme
Benzetme (teşbih), iki farklı varlığın ortak bir yönü üzerinden eşleştirilmesidir. Dört ögesi vardır: benzetilen, benzetme, benzetme yönü ve benzetme ölçütü. Yüzleri güneş gibi parlıyordu cümlesinde benzetilen yüzler, benzetme güneştir; yön parlamak, ölçüt ise ışık ve sıcaklıktır. Benzetme yönü, gibi, miş gibi, edasıyla, çasıyla ve yüzlü sözcükleriyle kurulabilir.
Abartma (mübalağa), gerçek olan bir durumu olduğundan çok ya da az göstermektir: gözyaşları sel oldu, bin bir emek verdi. Kişileştirme (teşhis) ise cansız varlıklara insan özelliklerinin verilmesidir: rüzgâr hırıldıyordu, yapraklar dans ediyordu. Bu üç sanatın ayırt edici noktası, cümlenin gerçekten anlattığı ile anlatmak istediği arasındaki farktır.
| Söz Sanatı | Temel Özellik | Örnek |
|---|
| Benzetme | İki varlık arasında benzerlik kurar | Yüzleri güneş gibi parlıyordu |
| Abartma | Gerçeği olduğundan büyük ya da küçük gösterir | Gözyaşları sel oldu |
| Kişileştirme | Cansıza insan özelliği verir | Rüzgâr hırıldıyordu |
| Tezat | Birbirine zıt kavramları yan yana getirir | Bir yanda açlık, bir yanda bolluk |
Şiirin Yapı Birimleri
Şiirin en küçük birimi dizedir, dizelerin toplandığı birim ise kıtadır. Dizelerin son hecelerindeki ses benzerliğine kafiye, kafiyeden önce tekrarlanan ek ya da sözcüğe redif denir. Kafiye ya tamdır ya yarım; yarım kafiyede son iki hece değil, yalnız son hece ses bakımından benzerlik gösterir. Türk şiirinin yaygın hece ölçülerinden biri on bir hecelidir; bu ölçü, halk şiirinin en bilinen dizelerinde görülür.
Şiirin konusu, imagesi ve söyleyişi türü belirler. Toplumun ortak duygu ve düşünce ürünü olan şiirler halk şiiri, bireyin kendi duygu dünyasını yansıtanlar ise Âşık ve Divan edebiyatı şiirleri olarak ayrı ele alınır.
Başlıca Metin Türleri
Masal, olağanüstü olayların etrafında kurulan, halk arasında aktarılan ve genellikle sonuç dersi veren anlatılardır. Fabl, kahramanları çoğunlukla hayvan ve bitkilerden oluşan, kısacık bir olayla ders veren türdür; La Fontaine'in fablları dünyaca bilinir. Destan, bir ulusun kahramanlık ve kurtuluş mücadelesini anlatan, toplumun ortak ürünü ve uzun soluklu metinlerdir.
Hikâye, tek bir olayın kısa ve öz biçimde anlatıldığı modern anlatı türüdür. Roman, hikâyeye göre daha uzundur, çok olay ve çok kişi barındırır. Deneme, yazarın düşüncesini serbestçe ve kendi sesiyle aktardığı yazılardır; türün gelişiminde Montaigne öncü kabul edilir. Gezi yazısı yolculuk izlenimlerini, günlük ise belirli bir tarihin kişisel kayıtlarını barındırır. Mektup, resmî ve özel olmak üzere ikiye ayrılır ve belli bölümlerden oluşur.
Adım Adım Yöntem: Tür ve Sanat Sorusu Çözümü
Önce soru kökü belirlenir: söz sanatı mı, şiir bilgisi mi, metin türü mü. İkinci adımda metindeki ipucu aranır: gibi ve benzerlik benzetmeyi, aşırılık abartmayı, insan eylemi alan cansız varlık kişileştirmeyi verir. Üçüncü adımda tür sorularında kahraman, uzunluk ve amaca bakılır: hayvan kahraman varsa fabl, ulus mücadelesi varsa destan, tek olay ve kısa anlatı varsa hikâye düşünülür. Son adımda seçenekler gerekçeyle elenir.
Sınav Odaklı Özet
Sınavlarda söz sanatı sorularında dört öge ayrı ayrı sorulur: benzetilen, benzetme, yön ve ölçüt. Şiir sorularında dize, kıta, kafiye ve redif tanım bilgisi istenir. Tür sorularında ise masalda olağanüstülük, fablde hayvan kahraman ve ders, destanda ulus mücadelesi, hikâyede tek olay, romanda çok olay ve çok kişi, denemede yazarın düşüncesi, günlükte tarih, gezi yazısında yolculuk izlenimi anahtar bilgilerdir.
Ne Öğreneceğiz
Benzetme, abartma ve kişileştirme söz sanatlarını; şiir bilgisini ve başlıca metin türlerini özellikleriyle açıklar. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Başlıca söz sanatlarını örneklerle ayırt eder.
- Benzetmenin ögelerini bir metin içinde belirler.
- Şiirin yapı birimlerini tanır.
- Masal, fabl, destan ve hikâyeyi özellikleriyle karşılaştırır.
- Bir metnin türünü gerekçelendirerek belirler.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Benzetmede benzetme yönü olmadan cümle bir sanat oluşturmaz.
- Kişileştirme ile benzetmenin farkı, benzerlik kurulup kurulmamasıdır.
- Redif, kafiyeden önce tekrarlanan ek veya sözcüktür.
- Fabl türünde amaç olayı anlatmak değil, ders vermektir.
- Destan, tek bir yazarın değil, toplumun ürünüdür.
- Deneme, yazarın düşünce ve duygusunu serbestçe anlattığı yazılardır.
- Günlük, belirli bir tarihin kişisel ve gizli kayıtlarını içerir.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Gözleri çakıl taşları gibi parlaktı cümlesinde benzetilen ve benzetmeyi bulunuz.
- Adım 1: Benzerlik kurulan ilk varlık gözlerdir, yani benzetilendir.
- Adım 2: İkinci varlık olan çakıl taşları benzetmedir.
- Adım 3: Benzetme yönü parlak, ölçüt ise ışıltıdır.
Sonuç/cevap: Benzetilen gözler, benzetme çakıl taşlarıdır.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Benzetmede benzetme yönü olmadan cümle b | Benzetmede benzetme yönü olmadan cümle bir sanat oluşturmaz. |
| Kişileştirme ile benzetmenin farkı, benz | Kişileştirme ile benzetmenin farkı, benzerlik kurulup kurulmamasıdır. |
| Redif, kafiyeden önce tekrarlanan ek vey | Redif, kafiyeden önce tekrarlanan ek veya sözcüktür. |
| Fabl türünde amaç olayı anlatmak değil, | Fabl türünde amaç olayı anlatmak değil, ders vermektir. |
| Destan, tek bir yazarın değil, toplumun | Destan, tek bir yazarın değil, toplumun ürünüdür. |
| Deneme, yazarın düşünce ve duygusunu ser | Deneme, yazarın düşünce ve duygusunu serbestçe anlattığı yazılardır. |
| Günlük, belirli bir tarihin kişisel ve g | Günlük, belirli bir tarihin kişisel ve gizli kayıtlarını içerir. |
Sık Yapılan Hatalar
Benzetme ile kişileştirmeyi karıştırmak: Benzetmede iki varlık arasında benzerlik kurulur, kişileştirmede ise yalnızca cansız varlığa insan özelliği verilir.
Abartmayı gerçek bilgi sanmak: Gözyaşları sel oldu ifadesinde gerçek bir sel yoktur, durum olduğundan büyük gösterilmiştir.
Redif ile kafiyeyi aynı sanmak: Kafiye dizelerin sonunda ses benzerliği, redif ise kafiyeden önce tekrarlanan ek ya da sözcüktür.
Fablda olayı anlatmayı amaç sanmak: Fablın amacı kısa bir olayla ders vermektir.
Destanı tek bir yazarın eseri sanmak: Destan, toplumun ortak ürünüdür ve zamanla biçimlenir.
Hikâye ile romanın yalnız uzunlukla ayrıldığını düşünmek: Hikâyede tek olay ve az kişi, romanda çok olay ve çok kişi bulunur.
Kendini Dene
Soru: Bir paragraf içinde en az üç söz sanatı (benzetme, abartma, kişileştirme, tezat) kullanarak doğayı anlatan bir metin yazınız. Kullandığınız sanatları renkli kalemle işaretleyiniz.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: Benzetme kullanımı 5 puan; abartma kullanımı 5 puan; kişileştirme veya tezat kullanımı 5 puan; sanatların doğru işaretlenip adlandırılması 3 puan; metin bütünlüğü ve yazım 2 puan. Toplam 20 puan.