Konu Anlatımı
Bu konuda ne öğreneceğiz?
Bu konuda Türk edebiyatının üç büyük halkasını tanıyacaksınız. Âşık edebiyatı halkın içinde doğmuş, ezberle aktarılmış bir gelenektir. Divan edebiyatı saray çevresinde gelişmiş, sanatçılığı ön planda tutmuş bir dönemdir. Tanzimat Dönemi ise toplum sorunlarını gündeme getiren, dili sadeleştirmeye başlayan dönemdir. Bu üçünün ölçüsünü, nazım biçimini, konularını ve temsilcilerini karşılaştırabileceksiniz.
Âşık Edebiyatı
Âşık edebiyatı 13-14. yüzyıldan itibaren Anadolu'da gelişmiştir. Âşık, saz çalan ve halk hafızasından, yani ezberden söyleyen kişidir. Bu edebiyatın nazım birimi kol, ölçüsü 8'li hece ölçüsüdür. Âşıklar bu işi çıraklık yoluyla öğrenir. Temaları aşk, ayrılık, vatan, kahramanlık, gurbet, zulüm ve atasözüdür. Dil sade ve halka yakındır; bu yüzden bu dönemde süslü sanatçılık görülmez.
Basit Örnek
Âşık edebiyatı ile Divan edebiyatını karşılaştırdığımızda ilk fark ölçüde görülür. Âşık edebiyatında ölçü 8'li hece ölçüsü, nazım birimi koldur. Divan edebiyatında ise nazım birimi kendi (mısra), ölçü aruzdur. Yani birinde ses düzeni heceye, diğerinde aruza dayanır. Bu ayrım, dönem sorularının en sık kullanılan ölçütüdür.
Divan Edebiyatı
Divan edebiyatı 14.-17. yüzyıllar arasında saray ve çevresinde gelişmiştir. Nazım biçimleri zengindir: gazel, şarkı, rubâî, kıt'a, kaside, mesnevî, tarih, müamma. Söz sanatlarına yoğun ilgi vardır; tevriye, istiare, mübalağa, kinaye, tarih, telmih, irşat başlıca sanatlardır.
Dönem iki akımla ilerlemiştir. Dinî-tasavvufi akım Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli çevresinde gelişmiştir. Halka açık akım ise Âşık Yunus Emre, Dadaloğlu ve Karacaoğlan gibi isimlerle temsil edilmiştir. Bu iki akımın ayrımı, dönem içi sorularda sıkça karşılaştırılır.
İleri Örnek
Divan edebiyatında mısra nazımın temel birimidir. Nazım birimine göre bir eserin yapısı anlaşılır: ölçüsü, sözdizimsel yapısı ve yazımı bakımından birbirinden ayrılan her dize bir mısradır. Bu yüzden Divan edebiyatında kendi (mısra) birim esas alınır. Aşık edebiyatında ise birim kol olduğu için şiir parçaları kol adıyla anılır.
Tanzimat Dönemi
Tanzimat Dönemi 1830'da II. Meşrutiyet ile başlamış ve sonrasında da sürmüştür. İlk edebiyat dergisi Tercüman-ı Ahvâl (1832)'dır. Dönemin diğer dergileri İbret, Tezkire-i Fânî, Münif-i Efendi, Servet-i Fünun'dur. İlk çeviri tiyatro eserleri bu dönemde sahnelenmiştir.
Tanzimat'ın özgün ilk tiyatro eseri Şinasi'nin Şair Evlenmesi'dir. Dönemin konuları arasında ayna zammı, kadın, kölelik, tembellik ve hurafe sayılır. Dil sadeleşmesi eğilimi bu dönemde başlar ve düzyazı (makale, eleştiri, mektup, gezi yazısı) gelişir. Nazımda hem aruz hem hece ölçüsü kullanılır.
| Dönem | Ölçü | Nazım birimi | Dil ve sanat |
|---|
| Âşık edebiyatı | 8'li hece ölçüsü | Kol | Sade, halka yakın dil |
| Divan edebiyatı | Aruz | Kendi (mısra) | Söz sanatlarına yoğun ilgi |
| Tanzimat | Aruz ve hece | Nazım birimi esere göre değişir | Sadeleşme başlıyor, düzyazı gelişiyor |
Ayırt Etme: Dönem Özellikleri
Dönem sorularında ayırt etme üç ölçütle yapılır: ölçü, dergi ve gazete, yazar ve eser eşleştirmesi. Bu üçünden ikisi tutarlıysa cevap büyük olasılıkla doğrudur. Özellikle ilk ibaresi geçen sorularda dergilerin sırası ve ilk eser bilgisi belirleyicidir.
Özgün örnek dize (kendi yazılmış deneme): Sazı kucağına yasladım ben, / Uzun bir yol var önümde; / Ne gurbet kaldı ne de vatan, / Yalnız bir söz, bir nefeste.
Özgün örnek paragraf: Köyün konağında toplanan gençler, sazın sesini bastırmak için kenara çekilmişti. Yaşlı aşık, tıpkı ezberden okur gibi ilk dizeleri söyledi; ilk dizede bir vatan, ikinci dizede bir gurbet vardı. Kimse bir daha soru sormadı; çünkü bu sıralamanın kendisi bir ders veriyordu. O gece, dinleyenler arasında birkaç gözün parladığı görüldü.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış: Âşık edebiyatının ölçüsünü aruz saymak. Doğru: Âşık edebiyatında ölçü 8'li hece ölçüsüdür; aruz Divan edebiyatının ölçüsüdür.
- Yanlış: Tanzimat'ın ilk edebiyat dergisini Servet-i Fünun sanmak. Doğru: İlk edebiyat dergisi Tercüman-ı Ahvâl'dır ve 1832 yılında çıkmıştır.
- Yanlış: Tanzimat'ın özgün ilk tiyatro eserini çeviri bir eser sanmak. Doğru: Özgün ilk tiyatro Şinasi'nin Şair Evlenmesi'dir; çeviri tiyatro eserleri ayrıca sahnelenmiştir.
- Yanlış: Divan edebiyatında nazım biriminin beyit olduğunu düşünmek. Doğru: Divan edebiyatında nazım birimi kendi, yani mısradır.
- Yanlış: Dinî-tasavvufi akımı halka açık akımla aynı saymak. Doğru: Dinî-tasavvufi akım Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli çevresinde; halka açık akım ise Âşık Yunus Emre, Dadaloğlu, Karacaoğlan çevresinde gelişmiştir.
Özet
Âşık edebiyatı 13-14. yüzyıldan itibaren Anadolu'da gelişmiş, saz çalan ve ezberden söyleyen âşıklar tarafından yaşatılmıştır. Nazım birimi kol, ölçüsü 8'li hece ölçüsüdür; çıraklık yoluyla öğrenilir, temaları aşk, ayrılık, vatan, kahramanlık, gurbet, zulüm ve atasözüdür, dili sade ve halka yakındır. Divan edebiyatı 14.-17. yüzyıllarda saray çevresinde gelişmiş, nazım birimi kendi (mısra), ölçüsü aruzdur; gazel, şarkı, rubâî, kıt'a, kaside, mesnevî, tarih, müamma biçimleri ve tevriye, istiare, mübalağa, kinaye gibi sanatlar görülür. Dinî-tasavvufi akım Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli çevresinde, halka açık akım Âşık Yunus Emre, Dadaloğlu, Karacaoğlan çevresinde gelişmiştir. Tanzimat Dönemi 1830'da II. Meşrutiyet ile başlamış, ilk edebiyat dergisi Tercüman-ı Ahvâl olmuştur. Özgün ilk tiyatro Şinasi'nin Şair Evlenmesi'dir; konular ayna zammı, kadın, kölelik, tembellik, hurafedir, dil sadeleşmeye başlamış ve düzyazı gelişmiştir.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Mısra, ölçüsü, sözdizimsel yapısı ve yazımı bakımından birbirinden ayrılan dizedir; şiirin en küçük birimidir.
- Tanzimat'ın diğer dergileri İbret, Tezkire-i Fânî, Münif-i Efendi ve Servet-i Fünun'dur.
- Tanzimat konuları ayna zammı, kadın, kölelik, tembellik ve hurafedir.
- Tanzimat'ta düzyazı (makale, eleştiri, mektup, gezi yazısı) gelişmiş, nazımda hem aruz hem hece ölçüsü kullanılmıştır.
- Tanzimat yazarları arasında Namık Kemal, Tevfik Fikret, Şinasi, Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Mithat ve Samipaşazade Sezai sayılır.
- Divan edebiyatının saray ve çevresinde gelişmesi, halktan uzaklaşmasının başlıca nedenidir.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Dönemin Ölçüsünü Belirleme konusunun adımları:
- Adım 1: Saz çalınması ve ezberden söylenmesi âşık geleneğini gösterir.
- Adım 2: Aşk ve gurbet temaları da âşık edebiyatının konularındandır.
- Adım 3: Ölçünün 8'li hece ölçüsü olduğu doğrulanarak dönem kesinleştirilir.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Mısra, ölçüsü, sözdizimsel yapısı ve yaz | Mısra, ölçüsü, sözdizimsel yapısı ve yazımı bakımından birbirinden ayrılan dizedir; şiirin en küçük birimidir. |
| Tanzimat'ın diğer dergileri İbret, Tezki | Tanzimat'ın diğer dergileri İbret, Tezkire-i Fânî, Münif-i Efendi ve Servet-i Fünun'dur. |
| Tanzimat konuları ayna zammı, kadın, köl | Tanzimat konuları ayna zammı, kadın, kölelik, tembellik ve hurafedir. |
| Tanzimat'ta düzyazı (makale, eleştiri, m | Tanzimat'ta düzyazı (makale, eleştiri, mektup, gezi yazısı) gelişmiş, nazımda hem aruz hem hece ölçüsü kullanılmıştır. |
| Tanzimat yazarları arasında Namık Kemal, | Tanzimat yazarları arasında Namık Kemal, Tevfik Fikret, Şinasi, Ziya Paşa, Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Mithat ve Samipaşazade Sezai sayılır. |
| Divan edebiyatının saray ve çevresinde g | Divan edebiyatının saray ve çevresinde gelişmesi, halktan uzaklaşmasının başlıca nedenidir. |
Kendini Dene
Soru: Âşık edebiyatı ile Divan edebiyatını ölçü, nazım birimi, tema ve dil bakımından karşılaştırınız.
Örnek cevap: Ölçü bakımından âşık edebiyatı 8'li hece ölçüsünü, Divan edebiyatı ise aruzu kullanır. Nazım birimi âşık edebiyatında kol, Divan edebiyatında kendi (mısra)dır. Temalar bakımından âşık edebiyatı aşk, ayrılık, vatan, kahramanlık, gurbet, zulüm ve atasözünü işlerken Divan edebiyatı daha çok gazel, şarkı, rubâî, kıt'a, kaside, mesnevî biçimlerinde görülür. Dil açısından âşık edebiyatı sade ve halka yakındır; Divan edebiyatı ise söz sanatlarına yoğun ilgi gösterir. Bu dört başlık birlikte sorulduğunda iki gelenek net biçimde ayrılır.