tyt. SınıfKimya
Karışım Türleri ve Ayırma Yöntemleri — Çalışma Sayfası
Kazanımlar, önemli noktalar ve sık yapılan hatalar tek sayfada.
Bu konuda öğrenecekleriniz
- Homojen, heterojen ve kolloidal karışımları ayırt edici ölçütlerle tanır.
- Süspansiyon, emülsiyon ve çözelti örneklerini ayırt ederek adlandırır.
- Ayırma yöntemlerini dayandıkları fiziksel ölçüte göre eşleştirir ve seçer.
- Bir karışımın ayrılabilir olup olmadığını gerekçesiyle tartışır.
- Ayırma sonrası elde edilen maddenin saflığını yüzde hesabıyla denetler.
Önemli noktalar
- Homojen karışımda tek faz vardır ve ayrım çizgisi görülmez; çözelti bu grubun en yaygın örneğidir.
- Süspansiyonda katı parçacık, emülsiyonda ise sıvı damlacığı sıvı ortamda dağınık hâlde bulunur.
- Kolloidal karışım ışığı saçtığı için görünürdür; bekleyince üstü berrak, altı bulanık bir tabaka oluşur.
- Ayırma yöntemi karışımın özelliğine göre seçilir: eleme boyuta, süzme ve filtreleme gözenek büyüklüğüne, damıtma kaynama noktasına, kristallendirme çözünürlüğe dayanır.
- Ayırma işlemi fizikseldir; seçilen yöntem ne olursa olsun maddelerin bileşimi ve türleri değişmez.
- Ayırma sonrası elde edilen madde her zaman saf değildir; çözünmüş türler kalabilir ve ikinci bir ayırma gerekebilir.
Formüller ve kurallar
- Ayırılan türün ilk kütleye oranı = ayrılan kütle ÷ başlangıç kütlesi × 100
- Hacimce yüzde = bileşen hacmi ÷ toplam hacim × 100
- Verim = elde edilen miktar ÷ başlangıç miktarı × 100
- Kalan miktar = başlangıç miktarı − ayrılan miktar
- Elekten geçen malzeme yüzdesi = geçen kütle ÷ başlangıç kütlesi × 100
- Ayırma sonrası saflık = arılan türün kütlesi ÷ ayrılan toplam kütle × 100
- Çökelti yüzdesi = (numune kütlesi − geçen sıvı kütlesi) ÷ numune kütlesi × 100
Sık yapılan hatalar
- Berrak görüneni homojen saymak: Çözünen tanecikleri çok küçük olduğu için tek bir faz gibi görünebilir; oysa karışım hâlâ tanecik içerir. Ayrım çizgisi görülmemesi tek başına homojenlik kanıtı değildir, kolloidal karışım da berrak görünebilir.
- Süzme ile filtrelemeyi aynı saymak: Süzme bir süzgeçten geçirerek ayırır, filtreleme ise gözenekli bir kağıt üzerinde tutar. Gözenek farkı nedeniyle ikisi farklı tane boyutlarında ayrım gücüne sahiptir.
- Damıtma ile kristallendirmeyi karıştırmak: Damıtma kaynama noktası farkına dayanır ve uçucu bileşikleri gaz hâline getirir. Kristallendirme ise çözünürlük farkına dayanır ve katı kristaller ayrılır; ikisi de tür oluşturmaz.
- Ayırma yaptığımızı sanıp saflığı varsaymak: Ayırma sonrası elde edilen madde her zaman saflığı tam değildir. Örneğin bir süzme sonrasında kalan sıvıda çözünmüş türler hâlâ bulunur; bu yüzden ikinci bir ayırma gerekebilir.
- Aynı anda hem homojen hem heterojen demek: Bir karışım tek bir anda yalnızca bir sınıfa girer. Ancak aynı düzenekte hem süspansiyon hem çözelti birlikte bulunabilir; bu durumda önce uygun yöntemle ayrılıp türler ayrı ayrı sınıflandırılır.
- Kromatografiyi yönlendirmeyle karıştırmak: Kromatografi, türlerin sabit faza bağlanma farkını kullanır. Yönlendirme ise bir ayırma yöntemi değil, bir alet tasarımı ilkesidir; bu yüzden soruda geçen kavramın hangisi olduğuna dikkat edilmelidir.
Hızlı tekrar ipuçları
- Yöntem seçerken önce "karışımı tutan ne?" sorusunu sorun: parçacık mı, yoğunluk farkı mı, kaynama noktası farkı mı?
- Berrak görünen bir karışımın homojen olduğunu varsaymayın; molekül düzeyinde dağılmış türler de berrak görünebilir.
- Damıtma ile kristallendirme arasındaki farkı hatırlamanın en kolay yolu: damıtmada madde gaz olur, kristallendirmede katı olur.
- Ayırma sonrası kalan miktar sorusunda toplam kütle korunur; başlangıçtan ayrılanı çıkarmak her zaman doğrudur.
- Yüzde sorusunda sorunun "hangi bileşeni" sorduğunu okuyun; berrak sıvının yüzdesi soruluyorsa çökeltinin yüzdesi onun tamamlayıcısı olmayabilir.
- Şıkta "mıknatıs" ya da "kromatografi" gibi yöntem adları geçiyorsa sorunun dayandığı özelliği de bulmaya çalışın; çoğu kez ayırt edici ölçüt şıktadır.
Kendini dene
Bu sayfayı okuduktan sonra Karışım Türleri ve Ayırma Yöntemleri konusunun çözümlü sorularını çöz.