Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Rüyanızda gördüğünüz bir şeyin gerçek olup olmadığı sorusu, bazen uyandıktan sonra bir süre devam eder. Gerçekçi görüşe göre rüya, gerçekliği olmayan bir zihinsel olaydır. İdealist ise şunu sorar: Algıladığımız her şey gerçekten var mıdır, yoksa var olan şey algı mıdır? Bu soruya asıl olan bilinçtir diye cevap veren görüşe idealizm denir.
Bu konuda önce idealizmin ortak iddiasını belirleyeceğiz: bilgi ile varlık arasında hangisinin önce geldiği. Sonra idealizmi ikiye ayıracağız: öznel idealizm bilinci tek kişiye, nesnel idealizm ise bütün topluluğa ortak bir zihne bağlar. Ardından üç farklı düşünürün yaklaşımını karşılaştıracağız. En sonunda ise idealizmin gerçekçilik karşısındaki konumunu ve dayandığı itirazları ele alacağız.
Ön Bilgi: Zihin, Nesne ve Öncelik
Her düşünce bir zihin gerektirir; ama zihin her şeyi üretir mi? Bu soru idealizm ile gerçekçiliğin tam arasındadır. Gerçekçi der ki zihin, var olan şeyleri tanır; idealist der ki tanıdığımız her şey zihnin katkısı içindedir. İkisi de zihni inkâr etmez; zihne verilen rolü farklı belirler.
Zihnin ne anlama geldiği de önemlidir. Zihin, tek bir kişinin özel durumu olarak düşünülebilir; ama aynı zamanda bütün insanların ortak bir yapısı, bir dil ve bir bilinç biçimi olarak da düşünülebilir. İlk anlayış öznel idealizme, ikincisi nesnel idealizme götürür.
Temel Kurallar
İdealizm, bilgi ile varlık arasında bilgiyi önce koyar. Bu görüşte varlığın ne olduğunu anlamak, onu bilmemize bağlıdır. Bilgi olmadan varlıktan söz etmek mümkün görünmez.
Öznel idealizm bilinci kişisel bir zihne bağlar. Bu görüşte varlığın kesinliği, onu algılayan kişinin bilincine bağlıdır. Algılanmayan bir şeyin varlığı konusunda kuşku uyandırılır.
Nesnel idealizm ortak bir zihne bağlar. Burada bilinç tek bir kişinin değil, bütün tinin ve bütün insanlığın ortak yapısıdır. Bireysel zihin bu ortak yapının bir parçasıdır.
Berkeley ilkesi, var olmayı algılanmakla ilişkilendirir. Algılanan nesnenin var olduğu, algıdan bağımsız bir varlığı olduğu anlamına gelmez. Bu ilke, idealizmin en özlü ifadelerinden biridir.
İdealizmin en güçlü itirazı, varlığın bağımsızlığıdır. Algılanmamış nesnelerin de var olduğu yönündeki gözlem, varlığı bilgiye bağlayan görüşe karşı en ciddi itirazdır.
Kavram Karşılaştırma Tablosu
Bu tablo, idealizm başlığında geçen kavramları ayıran ölçütleri gösterir. İki terim birlikte verildiğinde hangi sütuna bakacağınız cevabı belirler.
| Kavram | Zihne verdiği rol | Kişi sayısı | Sonuç |
|---|
| Öznel idealizm | Varlığın kaynağıdır | Tek kişi | Algılanmayanın varlığı şüphelidir |
| Nesnel idealizm | Varlığın kendisidir | Bütün tin | Birey, ortak bilincin parçasıdır |
| Berkeley ilkesi | Var olmak algılanmaktır | Tek bilinç | Varlık algıya bağlanır |
| Fichte ilkesi | Ben, kendi varlığının koşuludur | Özneyi kuran ben | Öznel varlık benin kurduğundan başlar |
| Tin ve akıl | Kendini geliştirir ve bilir | Bütün tin | Tarih, tinin kendini bilme sürecidir |
| Transendental idealizm | Deneyimi mümkün kılan koşuldur | Genel özne | Nesne, deneyim koşulları içinde anlaşılır |
Adım Adım Çözüm
Adım 1 — İddianın biçimini belirle. Bütün varlıklar zihinseldir diyen bir düşünür ile varlığımızın koşulu düşüncedir diyen bir düşünür aynı şeyi söylemez. Biri varlığın temelini, öteki varlığın koşulunu savunur.
Adım 2 — Zihnin kapsamını sor. Zihin tek bir kişinin mi, bütün tinin mi? Bu sorunun yanıtı öznel ile nesnel idealizmi ayırır.
Adım 3 — Algılanmayanı ne yapacağını belirle. Hiç algılanmamış bir nesnenin varlığı üzerine ne söyleniyor? Bu soruya verilen yanıt, görüşün sınırlarını gösterir.
Adım 4 — Karşı itirazı kur. Neden var olan şeyler zihne bağlı olsun itirazına cevap üretmeden bir idealizm savunması tamamlanmaz.
Sık Yapılan Hatalar
Bu konudaki puan kaybı genellikle idealizmin rüya, hayal ya da uydurulmuş düşünceyle karıştırılmasından gelir. Aşağıdaki hatalara dikkat edilmelidir.
- İdealistin her şeyi uydurduğunu sanmak: İdealist, varlığın bilgiye bağlı olduğunu savunur; algılanan şeylerin gerçek olmadığını söylemez. Algının gerçekliği, idealizmde yine korunur.
- Öznel ve nesnel idealizmi karıştırmak: Öznel idealizmde bilinç tek kişiye, nesnel idealizmde ortak bir yapıya bağlanır. Bu ayrım sınavda sık sorulur.
- Berkeley ilkesini yanlış okumak: Var olmak algılanmaktır demek, algılanan şeyin gerçekliğini inkâr etmek değildir; varlığın algıdan ayrı bir temeli olmadığını söylemektir.
- Hegel'de tin ile bireysel zihni karıştırmak: Bireysel zihin, bütün tinin kendini bilme sürecinin bir parçasıdır. Tinin gelişimi bireysel iradeyle açıklanmaz.
- Transendental idealizmi sade idealizm sanmak: Kant'ın bu görüşü, deneyimin mümkün olmasını sağlayan koşulları inceler; nesneyi tamamen düşüncenin ürünü saymaz.
- İdealizmi geçici bir heves saymak: İdealizm, Batı felsefesinin en uzun soluklu geleneklerinden biridir. Bir akıma karşı çıkarken savunulan tezleri öğrenmek gerekir.
Özet
İdealizm, varlığın bilgiyle ilişkisini temel alan görüştür. İdealizm, bilgi ile varlık arasında önceliği bilgiye verir; varlığın ne olduğu bilmemize bağlıdır. Öznel idealizm bilinci tek kişiye bağlarken nesnel idealizm onu bütün tinin ortak yapısı sayar. Berkeley ilkesi var olmayı algılanmış olmakla tanımlar. Fichte'de ben, kendi varlığının koşulu olarak düşünülür. Hegel'de tin, bütün varlığın kendini bilme sürecidir ve tarih bu sürecin dışa yansımasıdır. Transendental idealizm, deneyimi mümkün kılan koşulları inceler. İdealizmin en güçlü itirazı, algılanmamış nesnelerin da var olduğu yönündeki gözlemdir.
Şu altı soruyu kendi cümlelerinizle yanıtlayın: (1) İdealizmin temel iddiası nedir? (2) Öznel idealizm nedir? (3) Nesnel idealizm nedir? (4) Berkeley ilkesi nasıl ifade edilir? (5) Fichte'ye göre ben ile varlık arasındaki ilişki nedir? (6) Tin kavramı neyi anlatır? Her yanıtın yanına birer örnek ekleyin. Ardından bir düşünürün iddiasını seçip onu idealizm çerçevesinde değerlendirin.
Ne Öğreneceğiz
Varlığın asıl kaynağının bilinç ve düşünce olduğunu savunan görüşü tanıma; öznel ve nesnel idealizm ayrımını yapma; idealizmin gerçekçilikle ilişkisini ve eleştirilerini örneklerle açıklama becerisi. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- İdealizmin temel iddiasını söyler.
- Öznel idealizm ile nesnel idealizmi ayırt eder.
- Berkeley, Fichte ve Hegel yaklaşımlarının ayrıntılarını karşılaştırır.
- İdealizmin gerçekçilik karşısındaki konumunu gerekçelendirir.
- Transendental idealizm kavramının neyi ifade ettiğini açıklar.
- Bir düşünürün iddiasını idealizm çerçevesinde değerlendirir.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: İdealizmin temel iddiası nedir?
- Varlığın ne olduğu bilgimize bağlanır.
- Bilgi, varlığın önüne geçer.
- Bu, gerçekçilikte tam olarak böyle değildir.
Sonuç/cevap: Bilgi ve düşüncenin varlıktan önce geldiği
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: İdealizme yöneltilen en ciddi itiraz nedir?
- Algılanmadığı hâlde var olan nesneler vardır.
- Güneşi kapatıp da var olmadığını sanmamak buna örnektir.
- Varlığı bilgiye bağlamak bu gözlemi açıklamaz.
Sonuç/cevap: Algılanmamış nesnelerin var olduğu gözlemidir
Kendini Dene
Soru: "Algılanmayan hiçbir şey yoktur" önermesini idealizm çerçevesinde savununuz; ardından bu önermeye yönelen ciddi bir itirazı yazınız.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: Önerme, varlığın ölçütü algılanmış olmakla tanımlanarak savunulur (5 puan). Algılanan şeylerin gerçekliği reddedilmez, onların varlığının tek ölçütü olduğu belirtilir (5 puan). İtiraz, güneş gibi algılanmadığı hâlde var olan nesneleri örnek gösterir (6 puan). İtirazın güçlü yanı, algı alanının dışında kalan varlığı hatırlatması olarak yazılır (4 puan). Toplam 20 puan.