Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Bu konuda iki ana kavramı birlikte ele alacağız: isimleştirme ve söz sanatları. İsimleştirme, bir varlığın edebî metinde canlandırılmasıdır; söz sanatları ise anlamı ve yapıyı güzelleştiren araçların tümüdür. Konunun sonunda bir edebî metinde bu araçları tanıyıp metnin hangi türde yazıldığını ve anlatımının neden güçlü olduğunu açıklayabileceksiniz.
Ön Bilgi: Sözün Sanata Dönüşmesi
Düzyazı, olayları ve bilgileri olduğu gibi aktarmaya çalışır. Edebî metin ise aynı olayı seçme, sözelleştirme ve düzenleme yoluyla anlatıcıya etkiler. Türkçede bu etkiyi sağlayan en etkili yollardan biri, ad vermenin sanatlı biçimi olan isimleştirmedir. Sanatçı yalnızca nesnenin adını söylemez, ona izlenebilir bir eylem kazandırır.
Örneğin «Hava, sabahın ilk saatlerinde üşüyordu» cümlesinde hava adı verilen bir nesneye üşüme eylemi yaptırılmıştır. Burada amaç yalnızca bilgi vermek değil, okuru o anın soğuğunu duyumsamaktır.
İsimleştirme: Ad Vermenin Sanatlı Biçimi
İsimleştirme; soyut kavramları veya cansız varlıkları insan özelliği ve insan eylemi verilerek edebî metinde yaşatmaktır. Türkçede isimleştirmenin üç temel görünümü vardır: teşhis, intakip ve ihdas. Bu üçü bir araya geldiğinde ortak ad olarak isimleştirme kullanılır.
İsimleştirmede nesnenin anlamı, nesnenin gerçekte taşıdığı özelliğe göre belirlenir. Yani sanatçı, nesneye uymayan bir eylem yaptıramaz. Bu yüzden isimleştirme, gerçeklikten kopan bir yaratım değil, gerçekliğin yeniden kurulmasıdır. Nesne ile eylem arasındaki uyum bozulursa anlam zayıflar.
Teşhis, İntakip ve İhdas
Teşhiste varlığa insana özgü bir nitelik verilir; intakipte ise varlık insan gibi bir eylem yapar, hatta konuşur. İhdas ise yazarın gerçekte var olmayan bir varlığı metne sokmasıdır. Nesnenin övgüye değer niteliğini övme amacıyla belirtmek ise teşcis olarak adlandırılır ve teşhisin özel bir görünümüdür.
Üçünü karşılaştırmak kolaydır: «Çınar, avlunun gölgesini genişletti.» cümlesinde ağaca gölge sağlama eylemi yaptırıldığı için intakip vardır. «Rüzgâr, çatıyı yıprattı.» cümlesinde de rüzgâra yıkma eylemi verildiği için yine intakip söz konusudur. «Tohum, kısa sürede filiz verdi.» cümlesinde ise bitkisel değil insan eylemi yoktur; burada yalnızca tasvir vardır.
Söz Sanatlarının Sınıflandırılması
Söz sanatları, anlam sanatları ve yapı ile ses sanatları olmak üzere iki ana başlıkta incelenir. Anlam sanatları sözcüğün taşıdığı anlamla ilgilidir; benzetme, istiare, kinaye, telmih, tevriye, teşhis, tasvir, mübalağa, tezlik ve tağlib bu gruptadır. Yapı ve ses sanatları ise öge ve ses düzenleriyle ilgilidir; aliterasyon, redif, paralelizm, kelime tekrarı, baş uyum ve cümle tekrarı bu grupta yer alır.
Sınıflandırmada temel ölçüt şudur: sanat anlamı mı değiştiriyor, yapıyı mı kuruyor? İstiare anlam katmanını değiştirir; baş uyum ise dizelerin kuruluş biçimini düzenler. Aynı metinde bu iki grup birlikte bulunabilir.
Anlam Sanatları
İstiare, bir sözcüğün gerçek anlamıyla ilgisi kalmadan başka bir sözcüğün anlamı için kullanılmasıdır. Kinaye, bir kavramın özelliklerini söylemeden başka bir kavramla anlatılmasıdır. Telmihte bir olaydan söz edilirken başka bir olay ima edilir. Tevriyede söz, kastedilenin tersi söylenerek alay amacı taşır. Mübalağa bir olayın olduğundan çok büyük, tezlik ise küçük gösterilmesidir.
Anlam sanatlarından tasvir bir varlığın görünüşünü betimler, ihdas ise var olmayan bir varlığı yaratır. Bu ayrım önemlidir: tasvirde nesne gerçektir, ihdasta metnin içinde doğar. Bir kavramın başka bir kavramla açıklanması ise mecaz-ı burf olarak değerlendirilir.
Yapı ve Ses Sanatları
Dize başı seslerinin yinelenmesi aliterasyon, dize sonlarında aynı sesin tekrarlanması ise kafiye düzenidir. Aynı ögenin farklı biçimlerle yinelenmesi paralelizm, aynı sözcüğün tekrarlanması kelime tekrarı, dize başlarının yinelenmesi ise baş uyum olarak adlandırılır. Bu sanatlar ölçü ve ritmi kurarak metnin kulakla algılanan gücünü artırır.
| Ölçüt | İsimleştirme | Anlam sanatları | Yapı ve ses sanatları |
|---|
| Temel ölçüt | Varlığa insan özelliği verilmesi | Sözcüğün anlam katmanının değişmesi | Ses ve öge düzeninin kurulması |
| Temel araç | Nitelik, eylem ve yaratım | Benzetme, istiare ve kinaye | Tekrar, uyum ve öge paralelliği |
| Yaklaşım örneği | Ağaca gölge sağlatmak | Nesneyi başka bir kavramla anlatmak | Dize başlarını aynı sesle açmak |
| Yararı | Nesneyi akılda kalıcı kılmak | Anlamı derinleştirmek | Ritmi ve uyumu kurmak |
Sık Yapılan Hatalar
- İsimleştirme ile tasviri aynı saymak: Birinde nesneye insan özelliği verilir, ötekinde nesnenin görünüşü betimlenir.
- Her güzel niteliği teşcis saymak: Teşcis, nesnenin gerçekten övgüye değer bir üstünlüğüne dayanır.
- Ses tekrarını aliterasyon sanmak: Aliterasyon dize başında, kafiye ise dize sonunda aranır.
- Her cümlede sanat aramak: Önce cümlenin gerçek anlamı çıkarılmalı, ancak ondan sonra sanat tespiti yapılmalıdır.
- Ölçüyü söz sanatı saymak: Ölçü bir ses düzenidir; anlamı değiştiren araçlar sanat olarak değerlendirilir.
Sınav Odaklı Not
Bir metinde sanat ararken önce cümlenin gerçek anlamını çıkarın, sonra sözcüğün hangi anlamda kullanıldığına bakın. Ardından ses ve yapı düzenini denetleyin. Önce anlam, sonra yapı sırası, tek cümle içinde birden çok sanatı bulmayı kolaylaştırır.
Özet ve Kendini Dene
İsimleştirme, bir varlığın edebî metinde canlandırılmasıdır; teşhis, intakip ve ihdas onun görünümleridir. Söz sanatları anlamı istiare, kinaye, telmih, tevriye ve mübalağa gibi araçlarla, yapıyı ise aliterasyon, paralelizm, kelime tekrarı ve baş uyum gibi düzenlerle güçlendirir. Edebî tür anlatının çerçevesini kurar, söz sanatları bu çerçeve içinde anlamı derinleştirir. Kendi yazdığınız dört cümlede birer isimleştirme, birer anlam sanatı ve birer ses sanatı bulmaya çalışın.
Ne Öğreneceğiz
İsimleştirme, söz sanatları, edebî türler, temel kavramlar ve sınav soru tipleri. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- İsimleştirmenin tanımını yapar ve teşhis, intakip, ihdas görünümlerini ayırt eder.
- Bir cümlede isimleştirme olup olmadığını gerekçesiyle belirler.
- Söz sanatlarını anlam sanatları ile yapı ve ses sanatları olarak sınıflandırır.
- Analiz ettiği metinde kullanılan söz sanatlarını adı ve özelliğiyle birlikte belirtir.
- Edebî tür ile söz sanatları arasındaki ilişkiyi karşılaştırır.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: «Pencere, öğleden sonra odanın en aydınlık köşesini seçti.» cümlesinde hangi sanat vardır?
- Adım 1: Cümlede insana özgü bir eylem yaptırılan nesneyi bul; burada nesne penceredir.
- Adım 2: Seçmek eyleminin insana özgü olduğunu belirle; pencere seçme yapamaz.
- Adım 3: Nesneye nitelik değil eylem verildiği için sonucun intakip olduğunu yaz.
Sonuç/cevap: İntakip, yani isimleştirme vardır; pencereye seçme eylemi yaptırılmıştır.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: İsimleştirme mi, Tasvir mi? konusunun adımları:
- Adım 1: Cümlede insana özgü bir eylem yaptırılan nesneyi bul; burada nesne penceredir.
- Adım 2: Seçmek eyleminin insana özgü olduğunu belirle; pencere seçme yapamaz.
- Adım 3: Nesneye nitelik değil eylem verildiği için sonucun intakip olduğunu yaz.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| İsimleştirmede nesnenin anlamı, nesnenin | İsimleştirmede nesnenin anlamı, nesnenin gerçekte taşıdığı özelliğe göre belirlenir. |
| Teşhis nitelik, intakip eylem, ihdas ise | Teşhis nitelik, intakip eylem, ihdas ise yaratım üzerine kuruludur. |
| Nesnenin övgü amacıyla övülmesi teşcis o | Nesnenin övgü amacıyla övülmesi teşcis olarak adlandırılır. |
| İstiare ve kinaye başlıca anlam sanatlar | İstiare ve kinaye başlıca anlam sanatlarıdır; ikisi de bir kavramı başka bir yolla aktarır. |
| Aliterasyon dize başında, kafiye dize so | Aliterasyon dize başında, kafiye dize sonunda çalışır. |
| Söz sanatlarının temel yararı anlamı ve | Söz sanatlarının temel yararı anlamı ve anlatımı pekiştirmesidir. |
| Edebî tür neyi anlatacağını, söz sanatla | Edebî tür neyi anlatacağını, söz sanatları ise nasıl anlatacağını belirler. |