Konu Anlatımı
Ne Öğreneceğiz?
Bu konuda Türkçede söz yazımının ve anlatımının neden bozulabileceğini inceleyeceğiz. Anlatım bozukluğu; bir söz ya da cümlenin doğru ve açık biçimde anlaşılamamasına yol açan her türlü sürüntüdür. Söz yazımı, bir düşüncenin sözcüklerle en düzgün biçimde dizilmesi demektir; bu diziliş hem yapı hem de anlam bakımından sağlam olmalıdır.
Bu konuda üç iş yapacağız: birincisi bozukluğun türünü tanımak, ikincisi bozukluğun nedenini bulmak, üçüncüsü cümleyi düzgün biçime getirmek. Sınavda soru çoğu kez kavramın adını sormaz; hangi türden bir bozukluk olduğunu seçmenizi ister. Bu yüzden yalnız tanımı değil, tanıttığı örnekleri de iyi bilmek gerekir.
Ön Bilgi: Anlatım Nedir?
Anlatım, bir düşüncenin söz ya da yazı yoluyla başkalarına aktarılmasıdır. Bu aktarım dilin kurallarına uygun olduğu kadar anlaşılır da olmalıdır. Anlaşılmayı engelleyen sürüntülerin tümüne anlatım bozukluğu denir. Yazım ve noktalama hataları da birer yanlıştır; ancak bu ikisi yazının görünen biçimiyle ilgilidir, anlatım bozukluğu ise düşüncenin kuruluşuyla ilgilidir.
Anlatım bozuklukları iki ana başlık altında incelenir: yapı bozukluğu ve anlam bozukluğu. Yapı bozukluğunda cümlenin ögeleri arasındaki bağ kurulmamıştır. Anlam bozukluğunda ise ögeler yerli yerinde durur, fakat anlatılan düşünce kendi içinde tutmaz. Bu ayrım, bütün konunun omurgasıdır.
Yapı Bozuklukları
Öge eksikliği, cümlenin bir ögenin olmamasıdır. Yüklemin gerektirdiği öge cümlede bulunmadığında anlatım eksik kalır. Örneğin gelen kişilere ikramda bulunulduğu söylenen bir cümlede özne yoksa cümle kuramamış demektir.
Öge uyumsuzluğu, cümledeki ögelerin birbiriyle sayıca ya da anlamca uyuşmamasıdır. Çoğul bir özneye tekil yüklem eklenmesi ya da tek bir özneyi belirleyen niteleyicinin fazlalığı bu bozukluğa örnektir.
Anlam kararması, cümlenin yapısından kaynaklanan ve belirli bir sözcüğün anlaşılamamasına yol açan bozukluktur. Cümlenin bütünü anlaşıldığı hâlde tek bir sözcüğün hangi ögeye bağlandığı seçilemez.
Kopuk yapı, birbirini tamamlaması gereken iki ögenin ayrılmasıdır. Nesneyle onu belirleyen birlik ya da tümleçle yan cümlecik arasındaki bağ koparıldığında ortaya çıkar. Kopuk yapıda cümlenin bütünü bozulmamış, yalnızca iki öge arasındaki bağ zayıflamıştır.
İhtiyaç fazlası, cümlenin anlamını sürdürmeyen gereksiz sözcüklerdir. Bir özelliğin aynı cümlede iki kez belirtilmesi anlatımı uzatır ve zayıflatır. Ayrıca yanlış bağlayıcı kullanmak da yapıyı bozar: neden yerine sonuç, şart yerine yeterlilik bildiren bağlaçlar cümleye yakışmaz.
Anlam (Mantık) Bozuklukları
Anlam belirsizliği, cümlede özne ya da nesneden birinin seçilemediği durumdur. Öznesi gizli bir cümlede kimin bahçede oynadığı, kimin yemek yaptığı belirsizleşir. Bu bozuklukta eksik öge yoktur; öge vardır ama seçilemez.
Mantık çelişmesi, aynı yerde birbiriyle bağdaşmayan iki yargının bulunmasıdır. Neden ile sonuç ters kurulduğunda ya da aynı iş iki karşıt biçimde nitelendiğinde ortaya çıkar. Bu bozuklukta cümlenin her parçası tek tek anlamlıdır; yalnız ikisi birlikte düşünülemez.
Saçmalık, cümlenin bütünüyle anlamsızlaşmasıdır. Nesnelerin yer değiştirilmesi ya da gerçekleşmeyecek bir durumun olmuş gibi anlatılması böyle bir bozukluk doğurur. Saçmalıkta düzeltilecek tek bir öge yoktur, cümlenin tamamı yeniden kurulmalıdır.
Anlam kayması, aynı sözcüğün ikinci anlamına geçilmesidir. Sözcük bağlamla uyuştuğu hâlde okuyucu kastedilen anlamı güvenle seçemez. Buna karşılık anlam belirsizliğide sorun okumakta değil seçmektedir; ikisi karıştırılmamalıdır.
Yanlış anlam, sözcüğün gerçek anlamı yerine başka bir anlamda kullanılmasıdır. Taşınmak gereken bir durumda yuvarlanmak sözcüğünün seçilmesi buna örnektir. Deyim ve atasözlerinin yanlış anlamda kurulması da aynı bozukluğa yol açar; bu yüzden deyimler günlük anlamlarıyla örnek alınarak incelenmelidir.
Basit Bir Örnek
Sınıfa yeni bir öğrenci katıldı cümlesinde özne açıktır, nesne açıktır ve yüklem öznesiyle uyumludur. Bu yüzden cümlede ne yapı bozukluğu ne de anlam bozukluğu vardır; düzeltme yapmaya gerek yoktur.
Buna karşılık Bütün öğrenciler sınava geç kaldılar cümlesi de düzgündür. Öğrenciler sözcüğü çoğul olduğu için yüklemin de çoğul biçimde kurulması gerekmiştir; kaldılar biçimi bu uyumu sağlar. Görüldüğü gibi örneklerin çoğu düzgündür; asıl iş, bozuk olanı düzgünden ayırmaktır.
İleri Örnek: Adım Adım Çözüm
Bir öğrenci, sınav sonuçları açıklandı, sınıfça bir çiçek açtı cümlesini düzgün bir cümle sanmıştır. Bu cümlenin taşıdığı sürüntüyü bulmak için dört adım izlenir.
Adım 1: Cümlenin ögeleri bulunur. Özne sınıfçadır, yüklem açtıdır, tümleçler bellidir; öge eksikliği ve öge uyumsuzluğu yoktur.
Adım 2: Yargının mantığı denetlenir. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla sınıfın gülümsemesi arasında sağlıklı bir neden sonuç ilişkisi vardır; mantık çelişmesi yoktur.
Adım 3: Sözcüklerin anlam denetimi yapılır. Çiçek açmak sözcüğü, bitkilerin çiçeklenmesi anlamında değil, insanın gülümsemesi anlamında kullanılmıştır.
Adım 4: Bozukluğun türü adlandırılır ve cümle düzeltilir. Sözcük yanlış anlamda kullanıldığı için yanlış anlam bozukluğudur; doğru kuruluş, sınıfça bir çiçek açtı yerine sınıfça bir çiçek gibi gülümsedi biçimindedir.
Kavram Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tablo, bozukluğun ait olduğu başlığı, belirtisini ve örneğini birlikte göstermektedir. Örnekler bu konu için yazılmıştır.
| Başlık | Belirti | Örnek cümle |
|---|
| Yapı bozukluğu | Öge eksikliği, öge uyumsuzluğu, kopuk yapı | Gelen misafirlere ikramda bulunduk. |
| Yapı bozukluğu | Anlam kararması | Bu soruyu, cevabını bulmak zor oldu. |
| Yapı bozukluğu | İhtiyaç fazlası | Güzel ve temiz bir bahçemiz var. |
| Anlam bozukluğu | Anlam belirsizliği | Yarın bahçede oynayacağız. |
| Anlam bozukluğu | Mantık çelişmesi | Çalışmadım, bu yüzden sınavı geçtim. |
| Anlam bozukluğu | Saçmalık | Dolabının anahtarını içindeki mektuba bırakmış. |
| Anlam bozukluğu | Anlam kayması | Derse çalışmadığı için sınıfta kaldı. |
| Anlam bozukluğu | Yanlış anlam | Taşlar deniz kenarına kadar yuvarlanmış. |
Sık Yapılan Hatalar
- Yazım yanlışını anlatım bozukluğu sanmak: yazım, harf ve işaret düzeyindedir; anlatım bozukluğu ise düşüncenin kuruluşuyla ilgilidir.
- Anlam belirsizliği ile anlam kaymasını aynı saymak: belirsizlikte seçim yapılamaz, kaymada ise seçim yanlış anlama gider.
- Öge eksikliği ile öge atmayı birbirine katmak: eksiklik yüklemin gerektirdiği ögenin hiç bulunmamasıdır; atma ise bir ögenin bilinçli ya da bilinçsiz çıkarılmasıdır.
- Saçmalığa öge eksikliği demek: saçmalıkta tek bir ögeyi düzeltmek yetmez, cümlenin tamamı yeniden kurulmalıdır.
- Cümleyi düzeltirken anlamı değiştirmek: düzeltmenin amcı, düşünceyi koruyup anlatımı düzgünleştirmektir.
Sınav Odaklı Ek Not
Bozukluk bulma sorularında dört soru sırayla sorulur: Birincisi, cümlenin ögeleri yerinde mi? İkincisi, ögeler birbiriyle uyuşuyor mu? Üçüncüsü, yargılar birbiriyle bağdaşıyor mu? Dördüncüsü, sözcükler bağlamla uyuşuyor mu? İlk iki soru yapı bozukluğunu, son iki soru anlam bozukluğunu gösterir. Bu sıra, şıklar karışık geldiğinde en güvenilir yoldur.
Düzeltme sorularında cümlenin tümünü yeniden kurmak gerekir; yalnızca tek bir sözcüğü değiştirmek çoğu kez yetmez. Boşluğa getirilecek cümlede ise öge sayısından çok, boşlukla anlam uyumunun sağlanması beklenir. Süreç sorularında da en güvenli yöntem, önce cümlenin öge yapısını kurmak, ardından yargının mantığını denetlemektir.
Özet ve Kendini Dene
Yapı bozuklukları cümlenin ögeleri arasındaki bağı, anlam bozuklukları ise anlatılan düşüncenin tutarlılığını bozar. Yapıda öge eksikliği, öge uyumsuzluğu, anlam kararması, kopuk yapı ve ihtiyaç fazlası; anlamda anlam belirsizliği, mantık çelişmesi, saçmalık, anlam kayması ve yanlış anlam başlıklarını oluşturur.
Kendinizi denemek için son bir ayrım yapın: örnek cümlesinde bütün ögeler yerinde ama yargılar birbiriyle bağdaşmıyorsa anlam bozukluğu, ögelerden biri yerinde değilse yapı bozukluğu vardır. Bu ayrımı her soruda yeniden kurmak, hatalı seçim yapmanızı önler.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Gelen misafirlere ikramda bulunduk cümlesindeki bozukluğu bulunuz ve cümleyi düzeltiniz.
- Adım 1: Cümlenin yüklemini bulunuz; yüklem bulunmaktadır.
- Adım 2: Yüklemin kim sorusuna cevap isteyen özneyi arayınız; cümlede özne yoktur.
- Adım 3: Eksik ögeye ulaştığınız için bozukluğun türünü öge eksikliği olarak adlandırınız.
- Adım 4: Eksik ögeyi cümleye ekleyerek yeniden yazınız.
Sonuç/cevap: Cümlede özne eksiktir, öge eksikliği vardır. Düzeltilmiş hâli: Sınıfa gelen misafirlere ikramda bulunduk.