Konu Anlatımı
Siyaset ve Siyaset Felsefesi Nedir?
Siyaset, iktidarın elde edilmesi, korunması ve kullanılmasıyla ilgili süreçlerin tümüdür. Devlet, yöneten ile yönetilen arasındaki ilişkiyi düzenleyen en geniş örgütlenmedir. Siyaset felsefesi ise bu ilişkinin meşru olup olmadığını sorgulayan felsefe dalıdır. Siyaset felsefesi devleti yalnızca yüceltmez, onu akıl ölçüsüyle sınar ve gerektiğinde eleştirir. Dalın temel soruları şunlardır: devlet gerekli midir, varsa nasıl kurulmalıdır, meşruiyetin kaynağı nedir, bireyin özgürlüğü nasıl korunacaktır.
Devlet Nedir, Unsurları Nelerdir?
Devletin en yaygın kabul gören tanımı toprak, halk ve iktidar olmak üzere üç temel unsurla yapılır. Toprak, belirli bir yer üzerinde yerleşiklik ve sınırları ifade eder; halk, bu toprak üzerinde ortak siyasi bilince sahip topluluğu belirtir; iktidar ise yönlendirme ve yaptırma yeteneğidir. Bu üçlüyü birlikte ele alan düşünür Jean Bodin, siyasi iktisadın kurucusu kabul edilir.
Devleti kurum olarak tanımlayan Max Weber ise sayıyı değil niteliği önceliklendirir. Ona göre devlet, insan topluluğunun verdiği bir emirle, sınırlı bir alanda gücün tek elde toplanması ve egemenliğin uygulanması ile tanımlanır. Bu tanımda devletin ayırt edici özelliği, başka hiçbir gücün ona üstünlük kuramamasıdır. Nüfusu, zenginliği ya da sınırlarının genişliği bu ölçüte girmez.
Egemenlik ve Devletin Sınırları
Egemenlik, devletin en üst ve belirleyici otorite olmasıdır. Bodin egemenliğin mutlak ve sınırsız olduğunu, yasa koyucudan başka hiçbir makamın onun üzerinde duramayacağını savunur. Bu ilkeye dışlamı ilkesi denir: devlet kendi sınırları içinde başka bir egemenliği tanımaz. Karşı yönde bir görüş olan demos düşüncesi ise halkın kendi işlerini birlikte yönetmesini esas alır; bu yönde devlet, halkın iradesinden doğan ve ona bağlı bir kurumdur.
Siyasi Meşruiyet: Weber'in Üç Gerekçesi
Meşruiyet, iktidarın kaba güçten farklı olarak gerekçelendirilmiş ve kabul edilmiş olmasıdır; iktidarın neden kabul edildiğini açıklar. Weber meşruiyeti üç gerekçeye dayandırır: geleneksel meşruiyet bir toplumun kendini eskisinin sürmesiyle, karizmatik meşruiyet olağanüstü sayılan bir kişiliğe bağlanmayla, yasal gerekçe ise yürütülen düzenin kurallara uygunluğuyla sağlanır. Modern devletin meşruiyeti esas olarak yasal gerekçeye dayanır; çünkü yöneten kişi değil düzenin kendisi kabul görür.
Sözleşme Kuramları
Sözleşmeci yaklaşımlar meşruiyeti, halkın kendisine verdiği ve gerektiğinde geri alabileceği bir sözleşmeye dayandırır. Üç kuramın da çıkış noktası doğa durumudur. Hobbes'a göre doğa durumunda herkes herkesin düşmanıdır; güçlü olan zayıfı ezdiği için yaşam korku doludur. Sağduyu bu durumun kabul edilemezliğini gösterdiği için bireyler birbirine karşılıklı hak ve özgürlüklerini devrederek ortak ve güçlü bir iktidar kurar.
Locke'a göre doğa durumu savaş değil barış durumudur; birey özgürlük, eşitlik ve mülkiyet hakkına sahiptir. Bu haklar emekle üretilen malın üreticisine ait olması ilkesinden doğar. Ancak mülkiyetin korunması ve yargıçlığın sağlanması ortak bir yürütme gücü gerektirdiğinden bireyler yönetimi özgür rızayla oluşturur. Locke devleti bir sözleşmeye bağlar ve yönetici sözleşmeyi ihlal ederse halkın direniş hakkını doğurur.
Rousseau'da bireysel irade ile ortak yönetim arasındaki farkın ortadan kalkması gerekir. Çözüm, halkın kendisine verdiği genel iradedir; her vatandaş bu iradenin parçası olur ve kendisine uymak zorundadır. Rousseau genel iradeyi çoğunluk iradesinden ayırır; meşruiyetin kaynağı halkın iradesinin birliğidir.
| Ölçüt | Hobbes | Locke | Rousseau |
|---|
| Doğa durumu | Savaş ve korku | Barış ve özgürlük | Müreffeh durumdan düşüş |
| Egemenlik | Tek kişi | Halkın kendisi | Genel irade |
| Sözleşmenin dayanağı | Çıkış zorunluluğu | Özgür rıza | İrade birliği |
İdeal Düzen Arayışları
Platon ideal devletinde devleti yalnızca bilgeliği bilen yöneticiler yönetmelidir; toplum üç sınıfa ayrılır ve her sınıf kendi görevini yerine getirmelidir. Sınıfların görevlerinin birbirine karışması adaletsizliğe yol açar. Aristoteles ise en iyi devleti, insanın iyi yaşamını gerçekleştirebildiği düzen olarak tanımlar; devleti bu amacın aracı sayar ve Platon'un tasarımını uygulanabilirlik ölçütünden eleştirir.
Hegel devleti ahlaki hayatın en yüksek aşaması kabul eder; aile, sivil toplum ve devlet bu hayatın gelişim basamaklarıdır ve devette ahlaki bilinç bütünleşir. Marx ise devleti sınıf mücadelesinin ürünü sayar; devlet egemen sınıfın çıkarlarını korur ve sınıfsız düzene doğru sönüme yaklaşır.
Çağdaş Eleştiriler ve Anarşizm
Proudhon'dan Kropotkin'e uzanan anarşist çizgi devletin kendisini gereksiz sayar; Kropotkin düzeni gönüllü iş birliği ve karşılıklı yardımla kurmayı önerir. Gramsci egemenliği iktidar ile uzlaşma arasında bir fark olarak görür; yalnızca zorlama değil, yönetilenlerin bir ölçüde rıza göstermesi de gerekir. Weber'in bürokrasi kuramı ise açıklık, kural bağlılığı ve hesap verebilirliği öne çıkarır. Karl Popper ise kapalı toplum ile açık toplumu karşılaştırır; eleştiriye açıklık, deney ve iktidarın sınırlanması açık toplumun ölçütleridir.
- Sözleşmeyi hukuki bir sözleşmeyle karıştırmamak; burada sözleşme varsayımsal bir uzlaşıdır.
- Meşruiyeti güçten ayırmak: güç tek başına yeterli bir gerekçe değildir.
- Doğa durumunu üç kuram için de aynı biçimde tarif etmemek.
- İdeal düzen arayışı ile meşruiyet sorgusunu aynı soru sanmamak.
- Weber'in üç gerekçesinden yalnız birini devletin tek ölçütü saymamak.
Sınav odaklı not: Görüş açıklayan sorularda önce kuramcının tezini tek cümleyle yaz, sonra karşı görüşü ekle. Karşılaştırma sorularında önce ölçütü belirle ve aynı ölçütün her üç kurama da uygulanmasına dikkat et. Mantıksal çıkarım sorularında ise öncülü ve sonucu ayır; öncülde bulunmayan bir bilgiyi sonuca katmak geçersiz çıkarım yaptırır.
Özet ve kendini dene: Devlet; toprak, halk ve iktidarın birleştiği örgütlenmedir. Weber'de meşruiyetin üç gerekçesi vardır. Sözleşmeci kuramlarda meşruiyet halkın rızasına dayanır. Platon, Aristoteles, Hegel ve Marx ideal düzen arayışlarını farklı biçimlerde yorumlar. Kendini dene: bir devletin hangi gerekçeyle meşru sayıldığını açıkla ve bu gerekçenin güçten farkını yaz.
Ne Öğreneceğiz
Devlet, meşruiyet, sözleşme ve ideal düzen kavramları. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Siyaseti ve siyaset felsefesini tanımlayarak ikisinin arasındaki farkı açıklar.
- Devletin unsurlarını ve Weber'in devlet tanımını karşılaştırır.
- Siyasi meşruiyetin geleneksel, karizmatik ve yasal gerekçelerini ayırt eder.
- Hobbes, Locke ve Rousseau'nun sözleşme kuramlarını karşılaştırır.
- Platon, Aristoteles, Hegel ve Marx'ın ideal düzen anlayışlarını yorumlar.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Devletin üç temel unsuru toprak, halk ve iktidarıdır.
- Weber'e göre devleti tanımlayan ölçüt, sınırlı bir alanda gücün tek elde toplanması ve egemenliğin uygulanmasıdır.
- Meşruiyet iktidarın gerekçesidir; geleneksel, karizmatik ve yasal olmak üzere üç temel gerekçesi vardır.
- Sözleşmeci kuramlarda meşruiyetin kaynağı halkın rızası ve ortak iradedir.
- Hobbes doğa durumunda savaşı, Locke barış ve özgürlüğü, Rousseau ise müreffeh durumun kaybını varsayar.
- Locke'da mülkiyet emekle üretilen malın üreticisine aittir ve sözleşmenin temeli özgür rızadır.
- Platon'da bilgelik ve sınıfların görev ayrımı belirleyicidir; Aristoteles devleti iyi yaşamın aracı sayar.
- Marx devleti egemen sınıfın çıkarlarını koruyan bir araç, Popper ise eleştiriye kapalı düzeni kapalı toplum olarak niteler.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Bir ülke, anayasal yollarla yapılan seçimlerle oluşan bir meclis tarafından yönetilmektedir. Weber'in sınıflandırmasına göre bu devlet hangi meşruiyet gerekçesine dayanır?
- Adım 1: Weber'in saydığı gerekçeleri sırayla hatırla: geleneksel, karizmatik ve yasal gerekçe.
- Adım 2: Seçimle oluşan meclis bir kişiye değil, yürürlükteki düzene bağlı olarak iş görür.
- Adım 3: Kişisel bağlılık bulunmadığı için gerekçeyi geleneksel ve karizmatik alanın dışında bırak.
- Adım 4: Sonuç olarak yasal gerekçeye ulaş.
Sonuç/cevap: Yasal gerekçe; meşruiyet yöneticinin kişisine değil kurallara uygunluğa dayanır.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Meşruiyet Gerekçesini Belirleme konusunun adımları:
- Adım 1: Weber'in saydığı gerekçeleri sırayla hatırla: geleneksel, karizmatik ve yasal gerekçe.
- Adım 2: Seçimle oluşan meclis bir kişiye değil, yürürlükteki düzene bağlı olarak iş görür.
- Adım 3: Kişisel bağlılık bulunmadığı için gerekçeyi geleneksel ve karizmatik alanın dışında bırak.
- Adım 4: Sonuç olarak yasal gerekçeye ulaş.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Devletin üç temel unsuru toprak, halk ve | Devletin üç temel unsuru toprak, halk ve iktidarıdır. |
| Weber'e göre devleti tanımlayan ölçüt, s | Weber'e göre devleti tanımlayan ölçüt, sınırlı bir alanda gücün tek elde toplanması ve egemenliğin uygulanmasıdır. |
| Meşruiyet iktidarın gerekçesidir; gelene | Meşruiyet iktidarın gerekçesidir; geleneksel, karizmatik ve yasal olmak üzere üç temel gerekçesi vardır. |
| Sözleşmeci kuramlarda meşruiyetin kaynağ | Sözleşmeci kuramlarda meşruiyetin kaynağı halkın rızası ve ortak iradedir. |
| Hobbes doğa durumunda savaşı, Locke barı | Hobbes doğa durumunda savaşı, Locke barış ve özgürlüğü, Rousseau ise müreffeh durumun kaybını varsayar. |
| Locke'da mülkiyet emekle üretilen malın | Locke'da mülkiyet emekle üretilen malın üreticisine aittir ve sözleşmenin temeli özgür rızadır. |
| Platon'da bilgelik ve sınıfların görev a | Platon'da bilgelik ve sınıfların görev ayrımı belirleyicidir; Aristoteles devleti iyi yaşamın aracı sayar. |
| Marx devleti egemen sınıfın çıkarlarını | Marx devleti egemen sınıfın çıkarlarını koruyan bir araç, Popper ise eleştiriye kapalı düzeni kapalı toplum olarak niteler. |
Sık Yapılan Hatalar
Meşruiyeti güçle karıştırmak: Güç tek başına yeterli bir gerekçe değildir; meşruiyet iktidarın kabul edilme gerekçesidir.
Doğa durumunu tek bir biçimde tarif etmek: Üç sözleşmeci kuramın doğa durumu tasvirleri birbirinden farklıdır.
Sözleşmeyi hukuki sözleşme sanmak: Siyaset felsefesindeki sözleşme, varsayımsal bir uzlaşının ifadesidir.
Weber'in üç gerekçesini tek gerekçeye indirgemek: Gelen, karizmatik ve yasal gerekçe ayrı ayrı değerlendirilir.
Genel iradeyi çoğunluk iradesiyle karıştırmak: Rousseau genel iradeyi yalnızca sayısal çoğunlukla özdeşleştirmez.
İdeal düzen arayışını meşruiyet sorusuyla özleştirmek: Birincisi kurulması gereken düzeni, ikincisi var olan iktidarın gerekçesini sorar.