Konu Anlatımı
Bu konuda ne öğreneceğiz?
Bu konuda edebî metinlerde sık karşılaşılan söz sanatlarını tanıyacağız. Her sanatın tanımını, aracı biçimini ve örneğini birlikte inceleyeceğiz. Konunun asıl amacı, bir metinde karşılaştığımız ifadelerin hangi sanatla açıklanabileceğini doğru seçebilmek olacak. Bunun için sanatları tek tek tanımak kadar, birbirine benzeyen sanatları ayırt etmeyi de bilmek gerekir. Unutmayalım ki söz sanatlarının hepsi dilden ve bağlamdan yararlanır; aynı sözcük farklı bağlamda farklı sanatlara işaret edebilir.
Benzetme, İstiare ve Mecaz-ı Mürsel
Benzetme, bir varlığı başka bir varlığa benzetmedir ve yanında gibi ya da kadar edatı bulunur. İstiare ise benzetme yapmadan bir sözcüğü başka bir anlamda kullanır; benzetmede varlığı yerine geçen sözcük kaldırılmış olur. Mecaz-ı mürsel benzetmede gibi ya da kadar edatının bulunmadığı istiaredir. Üçünü ayırmanın pratik yolu şudur: gibi ya da kadar varsa benetmedir; yoksa istiare ya da mecaz-ı mürsel aranır; benzetilen varlık anlatılıyorsa istiare, anlatılmıyorsa mecaz-ı mürsel söz konusu olur.
| Sanat | Aracı | Örnek niteliği |
|---|
| Benzetme | gibi, kadar | Varlık başka varlığa benzetilir |
| İstiare | Benzetme edatı yoktur | Benzetilen varlık yerine geçen sözcük kullanılır |
| Mecaz-ı mürsel | gibi, kadar yoktur | Benzetme yapılmadan tek sözcük aktarılır |
Teşhis, Tezat, Mübalağa ve Tasvir
Teşhis (kişileştirme), insan dışı bir varlığa insan özelliği vermektir. Rüzgârın konuşması ya da ağacın yalınması bu sanata örnektir. Tezat (karşıtlık), karşıt kavramları yan yana getirmektir. Mübalağa (aşırılık), bir olayı olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstermektir. Tasvir (betimleme) ise görünen nesneleri ayrıntılı biçimde anlatmaktır. Tasvir nesneyi betimler, teşhis ise nesneye insan özelliği katar; bu yüzden ikisi karıştırılmamalıdır.
Tenasüp, Cinas ve Yargıya Dönük Sanatlar
Tenasüp (uyak), benzer sesli sözcüklerin yinelenmesidir. Cinas (kinaye) ise bir sözcüğün gerçek anlamıyla değil başka bir anlamıyla söylenmesidir. Yargıya dönük sanatlar birbirini tamamlar: hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yermeye yöneliktir. İnat ise bir düşüncenin karşıt görüşe rağmen savunulmasıdır. Akrostiş ise şiirde dize başı harflerinin oluşturduğu anlamdır.
Metinde Söz Sanatı Bulma Yöntemi
Bir metinde sanat ararken dört adım izlenir. Önce metinde dikkat çeken sözcük ya da sözcük grubu belirlenir. Sonra bu sözcüğün bağlamdaki görevi incelenir: nesne mi, eylem mi, nitelik mi olduğuna bakılır. Ardından ifadenin yapısı denetlenir; gibi ya da kadar edatı, karşıt kavram, benzer ses tekrarlanması gibi ipuçları aranır. Son olarak sanat adı gerekçesiyle birlikte yazılır. Gerekçesiz sanat adı vermek, doğru cevap sayılmaz.
Basit Örnek
Şimdi bahçedeki gül kırmızı bir top gibi açtı. cümlesini inceleyelim. Kırmızı bir top ifadesinde açan nesne, topa benzetilmiştir ve gibi edatı bulunmaktadır. Bu yüzden cümlede benzetme sanatı vardır. Buradaki kırmızı hem bir renk sıfatı hem de gülün rengini anlatan bir niteliktir; gerekçe bu yüzden yalnızca edat üzerinden kurulur.
İleri Örnek
Sınır durumunda benzetme ile istiare karışır. Deniz kıyıya bir demir gibi uzanıyordu. cümlesinde gibi edatı vardır ve kıyı, demire benzetilmiştir; bu bir benzetmedir. Deniz, kıyıyı sardı. cümlesinde ise benzetme edatı yoktur ve deniz, bir varlığın niteliği olarak kullanılmıştır; bu istiaredir. Aynı sözcük, bağlamına göre farklı sanat adı alabilir.
Özgün örnek dize:
Rüzgâr gece yine konuştu,
Yaprak ona selam verdi.
Bu söz insan sesiyle,
Doğada insan yok; teşhis bu.
Özgün örnek paragraf:
Metni okurken ilk dikkatimi çeken, rüzgârın yavaş yavaş söndürdüğü çatı sesi oldu. Rüzgâra ses vermek ona insan özelliği katarak teşhis yapıyordu. Aynı cümlede yağmurun sertliğini abartarak anlatan bir bölüm daha vardı; bu bölümde olay olduğundan büyük gösterildiği için mübalağadan söz edilebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış: İstiarede benzetme edatı bulunur. Doğru: İstiarede benzetme yapılmaz ve benzetme edatı bulunmaz; mecaz-ı mürselde de edat yoktur.
- Yanlış: Teşhis ile tasvir aynı sanattır. Doğru: Teşhis insan özelliği verir, tasvir ise görünen nesneyi ayrıntıyla betimler.
- Yanlış: Hüsn-i talil çirkin olan tarafı yermeye yöneliktir. Doğru: Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, çirkin olan tarafı yermek hüsn-i tağlibin işidir.
- Yanlış: Cinasta sözcük gerçek anlamıyla kullanılır. Doğru: Cinasta sözcük gerçek anlamıyla değil, başka bir anlamıyla söylenir.
- Yanlış: Akrostişte mısra sonu harfleri anlam oluşturur. Doğru: Akrostişte dize başı harfleri anlam oluşturur.
Özet
Benzetmede bir varlık başkasına benzetilir ve yanında gibi ya da kadar edatı bulunur. İstiarede benzetme yapılmadan bir sözcük başka anlamda kullanılır. Mecaz-ı mürsel, benzetme edatı bulunmayan istiaredir. Teşhis, insan dışı varlığa insan özelliği vermektir. Tezat karşıt kavramları yan yana getirir, mübalağa olayı olduğundan çok büyük ya da çok küçük gösterir, tasvir ise görünen nesneleri ayrıntıyla anlatır. Tenasüp benzer sesli sözcüklerin yinelenmesi, cinas ise bir sözcüğün başka anlamıyla söylenmesidir. Hüsn-i talil güzel olan tarafı över, hüsn-i tağlib çirkin olan tarafı yermeye yöneliktir. İnat bir düşüncenin karşıt görüşe rağmen savunulması, akrostiş ise dize başı harflerinin oluşturduğu anlamdır.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel üçlüsü en çok karıştırılan sanat grubudur.
- gibi ya da kadar edatının bulunup bulunmaması ilk ayrım noktasıdır.
- Teşhis nesneye insan özelliği katar, tasvir ise yalnızca betimler.
- Mübalağada abartı ya da küçültme söz konusudur; iki yönü de vardır.
- Hüsn-i talil ile hüsn-i tağlib birbirinin zıt yönüdür.
- İnat, düşüncenin karşıt görüşe rağmen savunulmasıyla oluşur.
- Akrostişte anlam dize başı harflerinden oluşur, mısra sonundan değil.
- Bir sanatı adıyla birlikte gerekçesiyle birlikte yazmak gerekir.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Benzetme ile İstiayeyi Ayırma konusunun adımları:
- Adım 1: Cümlede açan nesne ile karşılaştırılan nesne bulunur: çiçekler ve elma.
- Adım 2: Cümlede benzetme edatı olan gibi vardır.
- Adım 3: Bir varlığın başka varlığa benzetilmesi ve edatın varlığı sanatın benzetme olduğunu gösterir.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel üçlü | Benzetme, istiare ve mecaz-ı mürsel üçlüsü en çok karıştırılan sanat grubudur. |
| gibi ya da kadar edatının bulunup bulunm | gibi ya da kadar edatının bulunup bulunmaması ilk ayrım noktasıdır. |
| Teşhis nesneye insan özelliği katar, tas | Teşhis nesneye insan özelliği katar, tasvir ise yalnızca betimler. |
| Mübalağada abartı ya da küçültme söz kon | Mübalağada abartı ya da küçültme söz konusudur; iki yönü de vardır. |
| Hüsn-i talil ile hüsn-i tağlib birbirini | Hüsn-i talil ile hüsn-i tağlib birbirinin zıt yönüdür. |
| İnat, düşüncenin karşıt görüşe rağmen sa | İnat, düşüncenin karşıt görüşe rağmen savunulmasıyla oluşur. |
| Akrostişte anlam dize başı harflerinden | Akrostişte anlam dize başı harflerinden oluşur, mısra sonundan değil. |
| Bir sanatı adıyla birlikte gerekçesiyle | Bir sanatı adıyla birlikte gerekçesiyle birlikte yazmak gerekir. |
Kendini Dene
Soru: İçinde en az altı farklı söz sanatı bulunan özgün bir metin yazınız. Her sanatın adını, metindeki örneğini ve gerekçesini ayrı ayrı gösteriniz.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: En az altı farklı sanatı içeren özgün metin yazılır (6 puan); her sanatın tanımına uygun bir örnek metinde gösterilir (6 puan); benzetme, istiare ya da mecaz-ı mürselden biri varsa edat durumu gerekçeyle açıklanır (4 puan); teşhis ile tasvir, hüsn-i talil ile hüsn-i tağlib gibi karıştırılabilen çiftler ayırt edilir (5 puan); anlatım düzenli ve dil hatasızdır (4 puan). Toplam 25 puan.