Konu Anlatımı
Bu derste ne öğreneceğiz?
Fabl, hayvanları, insanları ya da soyut kavramları konuşturularak bir ders veren kısa edebî türdür. Bu konuda önce fablın ne olduğunu ve masaldan ayrıldığı yeri netleştireceğiz; sonra bir fablın olay örgüsünü, kahramanlarını ve hisse bölümünü çözümleyeceğiz. Konu boyunca bir fablin neden bu kadar kısa yazıldığını, neden hep bir ahlak dersiyle bittiğini ve bu dersin nasıl çıkarıldığını öğreneceksin.
Dersten sonra şunları yapabiliyor olmanız gerekiyor:
- Kazanım 1: Fablın tanımını söyler, masal ve destan gibi türlerden farkını iki cümleyle açıklar.
- Kazanım 2: Bir fablin kahramanlarını ve onların temsil ettiği nitelikleri eşleştirir.
- Kazanım 3: Olay örgüsünü giriş–gelişme–sonuç düzeniyle çözümler, sonuca giden çatışmayı gösterir.
- Kazanım 4: Fablin sonundaki hisse bölümünü bulur ve halkaya açık bir ders cümlesine dönüştürür.
- Kazanım 5: Sınavda verilen kısa bir fabl metninin türünü ve taşıdığı mesajı gerekçesiyle belirler.
Ön bilgi: bundan önce gördüğümüz
Fabl dersine başlamadan önce masalı ve sözlü geleneği tanıyor olman gerekiyor. Çünkü fabl, masalın bir uzantısı gibi görünse de asıl farkı hedeflediği kitle ve anlatım biçimidir.
- Sözlü gelenek: Masal, atasözü, tekerleme ve ezgi gibi ürünler yüzyıllar boyunca yazıya geçirilmeden, insanların hafızasında ve dilinde yaşadı. İşte bu gelenek içinde doğan ilk yazılı edebî metin türlerinden biri fabldır.
- Masal: Kahramanları çoğunlukla hayvanlardır; olaylar bir düşkünlük zinciriyle büyür; sonunda bir ağaç göster, atasözü ya da öğüt biçiminde bir dersle bağlanır. Uzunluğu değişkendir.
- Yazar ve metin ayrımı: Masalda yazar yoktur, çünkü metin toplulukla yaşar ve her anlatımda değişebilir. Fablde ise metni belli bir kişi yazar; bu yüzden fablde yazar, anlatıcı, bakış açısı ve üslup soruları sorulur.
- Olay örgüsü kuramı: Hikâye dersinde gördüğün serim–düğüm–çözüm ayrımı fablde de geçerlidir; ancak fablde bu yapı çok daha kısa ve çok daha düzenlidir.
- Temel kavram: temsil (alegori). Bir kavramı ya da ahlaki bir niteliği, kavramın kendisini değil onu taşıyan başka bir varlığı kullanarak anlatmaya temsil denir. Fablin bütün anlatıcı tekniği budur.
Hatırlatma: Bu konuda okuyacağın fabl örnekleri bu ders için yazılmış kısa parçalardır. Klasik fabl yazarlarının eserlerini tanıman da gerekir; ama hiçbir kitaptan birebir alıntı yapman gerekmez. Fabli, verilen olay örgüsü üzerinden kendi cümlelerinle anlatabilirsen konuyu çözmüş sayılırsın.
Fabl Nedir?
Fabl, hayvanları, insanları, bitkileri ya da soyut kavramları konuşturarak bir ahlak öğüdü veren kısa, özlü ve çarpıcı edebî türdür. Fablde kahramanlar düşünen, davranan ve konuşan varlıklardır; ancak hiçbiri kendi halinde değildir. Her kahraman bir nitelik ya da kusuru temsil eder.
Fablin üç temel niteliği vardır:
- Kısadır. Fabl birkaç sayfayı geçmez. Kısalık, mesajın gücünü artırır; çünkü her gereksiz cümle, dersin ağırlığını düşürürdü.
- Anlaşılırdır. Fablde ağır söz sanatlarına başvurulmaz. Dili sade, olay net olmalıdır; çünkü hedef kitle çocuklar ve halk tabakasıdır.
- Ders verir. Fabl, sonunda bir hisse bölümüyle biter. Bu bölüm olayın içinde değil, olayın hemen ardından ve ayrı bir paragraf hâlinde yer alır.
Fabl bir düşünceyi anlatarak öğretir. Bu yüzden fablin asıl amacı eğlenmek değil, bir davranışı öğretmektir. Buna göre fabl, temsilî (alegorik) bir anlatımdır: kurtun kurnazlığı ya da kuzunun saflığı, aslında insanların nitelikleridir.
Fablin Kahramanları ve Temsil Ettiği Nitelikler
Fablin en sık kullanılan kahramanları bellidir ve her biri geleneksel olarak bir niteliği temsil eder. Sınavda “bu kahraman neyi temsil eder?” sorusu çıktığında aşağıdaki eşleştirmeleri bilmen gerekir.
- Kurt: kurnazlık, hilekârlık, açgözlülük. Kurt olayları bozabilen, kendi çıkarını gözeten taraftır.
- Kuz: safiyet, iyilik, masumiyet. Kuz, kurtun hilesine karşı koyamayan taraftır.
- Ayı: kaba güç, öfke. Ayı güçlüdür ama aklı güçlü değildir; bu yüzden sonunda kendi gücüne yenik düşer.
- Tavşan: çeviklik, hızlılık. Tavşan aynı zamanda kibirli olabilir; hızının onu kurtardığı, kibriyin ise felaket getirdiği görülür.
- Kaplumbağa: yavaşlık, ama kararlılık ve sebat. Kaplumbağa yavaş olsa da yarışta kazanır.
- Tilk(i): hile, kendini göstermelik. Tilkinin gücü aklındadır ama bu güç onu her seferinde yeni bir felakete götürür.
- Aslan: güç, otorite. Aslan kral olarak sunulur; ancak fablde onun gücü çoğu kez başkasının aklına ihtiyaç duyar.
- Sarıkanat (tavşan-kurbağa) ve karınca: kararlılık, emek, önceden hazırlık. Küçük varlıkların birlikte çalışarak büyükleri yenmesi anlatılır.
Önemli uyarı: Bu eşleştirmeler bir gelenektir, bir kural değildir. Bir yazar kurtu dürüst, aslanı kibirli olarak çizebilir. Bu yüzden sınavda “bu metinde kurt neyi temsil ediyor?” sorusuna metinde görülen davranışla cevap vermelisin, gelenekle değil.
Olay Örgüsü: Fablde Serim, Gelişme ve Çözüm
Fablin olay örgüsü üç bölümden oluşur ve bu bölümler metinde genellikle birbirine geçmiş olsa da ayrı ayrı bulunabilir.
- Giriş (serim): Kahramanlar tanıtılır, ortam ve durum bir iki cümleyle verilir. Örneğin “Ormanın en yüksek ağacında bir kartal yaşardı.” Burada sorun henüz yoktur; çatışma bir sonraki bölümde başlar.
- Gelişme (düğüm): Asıl çatışma burada çözülür. Kahraman bir istek ileri sürer, iki taraf karşı karşıya gelir veya bir kaza zinciri başlar. Fablde gelişme bölümü, metnin en uzun ve en hareketli kısmıdır.
- Sonuç (çözüm): Çatışma bir iki cümleyle sonuçlanır. Hemen ardından da hisse bölümü gelir ve anlatıcı, olaydan çıkarılacak dersi açıkça söyler.
Fablde zaman çok hızlı işler. Bir gün, bir mevsim ya da birkaç gün genellikle olayın tamamını kapsar. Bu hız, kahramanın kararlarının sonuçlarını beklemeden görmesini sağlar; ders de bu yüzden akılda kalır.
Hisse Bölümü: Fablin Ders Verişi
Fabl, masal gibi ağaç göster ile değil hisse bölümüyle biter. Hisse, olayı anlatan kişinin dinleyiciye verdiği dersi içeren kısa bir paragraftır. Genellikle şu yapılardan biriyle karşına çıkar:
- Ders doğrudan söylenir: “Kibirli olan, sonunda perişan olur.”
- Ders bir karşılaştırma yoluyla verilir: “Acele eden, yolunu şaşırır.”
- Ders okuru uyarıyla verilir: “Küçümsenen şey, zamanla büyüyebilir.”
- Ders bir övgüyle verilir: “Sabreden, emeğini alır.”
Hisse bölümü fablin içinde değil, metnin dış tarafında yer alır. Bu ayrım önemlidir: anlatılan ile öğretilen farklıdır. Hisse bölümünü bulmak, fablin fikrini kavramak demektir.
Sınavda hisse bölümü sorulduğunda şuna dikkat et: hisse bölümünde verilen ders, metinde olup biten bir olayın özeti değildir. Olay örgüsünü özetlemek çeviridir; amaç metnin öğütüsünü bulmaktır. Örneğin “Kurt, kuzunun sütünü çaldı” olay örgüsünün özetidir; “Çalınan bir şeye göz yummak, zararı büyütür” ise hissidir.
Fablin Dili, Üslubu ve Anlatımı
Fablin dili, türün hedef kitlesi nedeniyle sade, yalın ve anlaşılır olmak zorundadır. Uzun, dolambaçlı cümleler ve kapalı sözcükler kullanılmaz. Olay, çoğu zaman neden–sonuç düzeniyle ilerler: kurt aç kaldı, kuzuya saldırdı, kuzu kaçtı.
Fablde dikkat çekici olan bir başka nokta, anlatımın temasıyla (konuşma dışı) yapılmasıdır. Kahramanlar konuşmaz; davranışlarıyla konuşur. Bu yüzden fablde diyalog aranmaz, eylem aranır.
- Üslup: Didaktiktir. Yani öğretmeyi amaçlar. Bu amaç, metnin sonundaki hisse bölümünde en açık biçimde görülür.
- Geçmiş zaman: Olay örgüsü çoğunlukla geçmiş zamanla anlatılır. “Yaşadı”, “gördü”, “kaçtı” gibi fiiller yaygındır.
- Ses düzeni: Sesli okumada düzenli bir ritim ve kafiye bulunabilir; ama bu, masaldaki ezgili anlatımdan farklıdır. Masalda kahramanlar konuşur, fablde konuşma yoktur.
Fabl Yazarları ve Geleneğin Kökeni
Fabl geleneği, insanlık tarihinin en eski yazılı metinlerine kadar uzanır. Antik Çağ'da Hint, Yunan ve Roma edebiyatında fabl örnekleri vardır. Ancak fabli bir kültürün ortak malı olarak geliştiren isim Türk edebiyatında Kazasker Mustafa İzzet Molla olmuştur.
- Antik Çağ: Yunan edebiyatında fabl geleneği en görünür hâlde Esop adıyla anılır. Bu gelenekte fabl bir ahlak dersi veren kısa anlatı olarak düzenlenmiştir.
- Fransız edebiyatı: La Fontaine, fabli Klasisizm döneminde ayrı bir tür olarak geliştirmiş ve toplumsal eleştiriyi fablin içine yerleştirmiştir.
- Türk edebiyatında ilk örnekler: Kutadgu Bilgi ve Nasr-ı Name gibi eserlerde ve Anadolu'da derlenen masal metinlerinde erken dönem fabl örneklerine rastlanır.
- Fabli: İlk fabl örneği kabul edilen ve bu türü Türkçede yerleştiren isimdir. Eserinde hayvanlara konuşma yeteneği vererek onları insanlar gibi göstererek anlatır; fabl ile masal arasındaki farkı da bu yolla belirginleştirir.
- Modern örnekler: Günümüzde fabl, çocuk edebiyatı yazarlarınca sürdürülmektedir. Bazı yazarlar fabli şiir biçiminde yazmıştır; bu örnekler, türün yalnızca nesirle sınırlı olmadığını gösterir.
Adım Adım: Bir Fabl Metnini Çözümleme
Bir fabl metni verildiğinde şu beş adımı izleyerek soruları yanıtlayabilirsin. Bu yöntem, sınavda “metnin yapısını çözümleyiniz” sorularının hazır cevabıdır.
- Adım 1 — Kahramanları ve niteliklerini bul. Metindeki varlıkları say ve her birinin ne yaptığını yaz. Aynı zamanda o davranışın neyi temsil ettiğini not et. “Kurnaz”, “zalim”, “iyi niyetli” gibi karşıt nitelikler genellikle karşılıklı gelir.
- Adım 2 — Sorunu bul. Olay hangi cümlede bozulur? Sorun, genellikle kahramanlardan birinin isteğiyle başlar ve bir çatışma doğurur. Bu cümleyi işaretle.
- Adım 3 — Gelişmeyi izle. Olayın hangi aşamalardan geçtiğini sırayla yaz. Metinde tek bir cümleyle atlanan bölüm yoktur; hepsi olayın sonucunu hazırlar.
- Adım 4 — Sonucu ve bedeli belirle. Kim kazandı, kim kaybetti ve kazanma biçimi ne oldu? Dikkat: fablde kazanan da kaybeden de ahlakî bir yargıdan geçer. Kazanan bazen ahlak açısından küçümsenecek biri olur; bu, anlatıcının eleştirisidir.
- Adım 5 — Hissedir ve karşılaştır. Metnin sonundaki ders cümlesini bul. Sonra bu dersi, metinde olup biten olaydan ayır. En sık yapılan hata, olayı özetleyip bunu hisse sanmaktır.
Örnek Adım Adım Çözüm
Örnek fabl metni:
Beyaz tarlada bir gün bir kaz, boynunu kıvrıp başı dik tutmaya çalışıyordu. Yanından geçen hindi, onun kibirli bakışını görünce gülümsedi. “Neden boynunu bu kadar ağrıtıyorsun?” diye sordu. Kaz cevap verdi: “Gölgem bugün benden daha küçük görünüyor; kimse benimle gölgem arasındaki farkı anlamasın istiyorum.” Hindi gülerek şöyle dedi: “Gölgenin boyunun uzunluğu senin başının saygınlığına zarar vermez. Sen ne kadar dik dursan, gölgen yine de gövdenin uzunluğu kadardır.” O günden sonra kaz, başını dik tutmaya çalışmak yerine yalnızca yürümeye başladı.
1. adım: kahramanlar ve nitelikler. Metinde iki kahraman vardır: Kaz (kibirli, görünmek isteyen) ve Hindi (akıllı, olgun, ölçülü). Hindi burada kurban değil, davetçi rolündedir. Kazın kurnazlığı yoktur; onun sorunu kibirdir.
2. adım: sorun. Sorun ikinci cümlede başlar: Kazın gölgesiyle ilgili endişesi, aslında insanların kendisine nasıl baktığıyla ilgilidir. Bu bir dış görünüş kaygısıdır.
3. adım: gelişme. Hindi soru sorarak kazın iç dünyasını açığa çıkarır. Ardından bir karşılaştırma yapar ve kazın yanlışını gösterir. Gelişme, bir tartışma değil bir aydınlatmadır.
4. adım: sonuç ve bedel. Kaz kazanmaz, ama metnin sonunda davranışını değiştirir. Ancak metin kazın ders aldığını açıkça yazmaz; bunu yapan hisse bölümüdür. Kazın kazandığı tek şey, gereksiz çabasından kurtulmasıdır.
5. adım: hisse. Metinde geçen son cümleye bak: “Kaz, başını dik tutmaya çalışmak yerine yalnızca yürümeye başladı.” Bu cümle olayın sonucudur. Hisse bölümü ise metnin dışında, anlatıcının ağzından gelen ders cümlesidir. Bu örnekte hisse şöyle kurulabilir: “Görünme kaygısı, insanı kendi doğal halinden uzaklaştırır; asıl büyüklük, kısa boylu olmak değil, boyunu kaldırmaktır.”
Bu çözümden çıkarılacak yöntem: Olay örgüsünü bulmak kolaydır; zor olan hisse bölümünü olaydan ayırmaktır. Sınavda bir seçeneğin metin olayını özetlediğini görürsen, o seçenek hisse değildir.
Günlük hayattan bir uygulama: fabl mantığı günlük dilde
Fablin kalıpları edebiyatın dışında da günlük konuşmamızda yaşar. Çocukların “Ayı hem ciddiye alıp hem de kahvaltıyı bırakmıyor” demesi, tam bir fabl kişisidir. Bir haberin “Dört dönemlik eğitim şartı” başlığı da, kişileri temsil eden bir kısa anlatı olarak düşünülebilir.
Fabl mantığı, çocuk edebiyatı ve reklam dili dışında toplumsal konuşmada da kullanılır:
- Özdeyişleştirme: Bir toplumun davranışını tek bir kişiyle anlatmak, o davranışı görünür ve akılda kalıcı kılar. Bu, fablin temsil ilkesinin günlük karşılığıdır.
- Karşılaştırmalı ders: “Biri kurt gibi davranıyor, öteki kuz gibi” ifadesi, metinde kullanılan temsil dilinin gündelik karşılığıdır.
- Durum kısaltması: Uzun bir olayı “Bir gün bir kurt bir kuzuyu yemesi için beklerdi, sonra vazgeçti” biçiminde kısaltmak, fablin “giriş–gelişme–sonuç” omurgasına dayanır.
Bu uygulama şunu gösterir: fabl, okul kitaplarının dışında da günlük dilin içinde çalışır. Bir metnin fabl olup olmadığını anlamak için yazara bakmak gerekmez; metnin bir aşama zinciri kurup sonunda bir genel ders vermesine bakmak yeterlidir.
İleri örnek: sınav odaklı soru tipleri ve çözümleri
Bu konuda en sık karşılaşılan soru tipleri şunlardır. Her birinin nasıl çözüleceğini örnek metin üzerinden görelim.
- Soru tipi 1 — Tür tanıma. “Metin hangi türdür?” sorusunun cevabı fabldir. Gerekçe: hayvanlar konuşturulmuş, metin kısa tutulmuş ve sonunda hisse verilmiştir.
- Soru tipi 2 — Kahramanın temsil ettiği nitelik. “Bu metinde hangi varlık, hangi niteliği temsil eder?” sorusunda cevap, metindeki davranışla verilir; gelenekle değil.
- Soru tipi 3 — Olay örgüsü sıralaması. Verilen cümleleri giriş, gelişme, sonuç olarak sıralamak isteniyorsa, ilk cümlede ortam ve kahraman tanıtılır; ikinci grupta çatışma yaşanır; son cümlede sonuç verilir.
- Soru tipi 4 — Hisse bulma. Seçeneklerden biri olay örgüsünü özetliyorsa, o seçenek hisse değildir. Doğru cevap, olaydan genelleme yapan bir cümledir.
- Soru tipi 5 — Masalla karşılaştırma. “Metin hangi yönüyle masaldan ayrılır?” sorusuna doğru cevap: yazarı vardır, dili özgündür, kahramanları belirli bir amaca hizmet eder. Masalda ise metin topluluktur ve anlatımda değişir.
Uygulama sorusu: Aşağıdaki kısa metni değerlendiriniz.
“Bir ilkbahar sabahı gölden bir kuz geçerken ağzına bir kırmızı elma düştü. Dört gün boyunca o elmayı sakladı. Beşinci gün, altı kuzuyu arkadan yaklaşarak aralarına yerleşti ve yüksek bir kayaya çıktı. Kuzular merakla onun ne yapacağını izlediler. O da kendini kayadan aşağıya bıraktı.”
Çözüm: Metin bir fabldür; çünkü kuzular konuşmaz ama düşünür ve anlamlı bir amaçla davranır. Metinde çatışma görünmemektedir: bu metinde kurt yoktur, kuzunun zorlayıcısı kendi hırsıdır. Olay örgüsü girişte (elma düşer), gelişmede (dört gün saklama) ve sonuçta (kuzular önünde kendini bırakma) kurulur. Hisse bölümü metinde yoktur; bu eksiklik, metnin bir fabl olarak tam olmadığını gösterir. Sınavda “bu metin hangi yönüyle eksiktir?” sorusu sorulduğunda cevap hisse bölümüdir.
Kavram karşılaştırma tablosu
Fablin, en sık karıştırıldığı türlerle ve benzer anlatı biçimleriyle farkı bu tabloda toplanmıştır. Tabloyu ezberlemek yerine her satırda kendin cümlenle bir örnek bulman yeterlidir.
| Ölçüt | Fabl | Masal | Destan |
|---|
| Yazar | Vardır ve bellidir; eseriyle tanınır. | Yoktur; toplulukla yaşar. | Vardır; büyük ölçekli bir anlatı yazar. |
| Uzunluk | Çok kısa; birkaç sayfa. | Değişken; kısa ya da uzun olabilir. | Çok uzun; kitap boyunda. |
| Kahramanlar | Belirli birer niteliği temsil eden varlıklar. | Çoğunlukla hayvanlar; topluluk kahramanları. | Kahramanlar toplumun ve tarihin büyük ölçekli kişileridir. |
| Amaç | Tek bir ahlak öğüdü vermek. | Eğlendirmek ve basit bir ders öğretmek. | Tarihî bir olayı ve kahramanlıkları anlatmak. |
| Hisse | Metnin sonunda ayrı bir bölüm olarak vardır. | Ağaç göster, atasözü ya da öğüt biçimindedir. | Hisse yoktur; anlatı biter. |
| Dil | Sade, didaktik; kişiler konuşmaz. | Sade ve ezgili; kişiler konuşur. | Geleneksel, süslü ve destansı bir dil. |
| Zaman ve Mekân | Kısa bir zaman aralığı; mekân sınırlıdır. | Belirsiz zaman; “bir varmış bir yokmuş” kalıbı. | Tarihî bir zaman ve geniş coğrafya. |
| Temsil Yöntemi | Temsilî (alegorik) anlatım temeldir. | Temsil vardır ama ders genellikle açıkça söylenmez. | Temsil değil, doğrudan anlatım esastır. |
Fablin Anlatıcı Özellikleri ve Anlatım Kalıpları
Sınavda fablin anlatımıyla ilgili soru çıkarsa, şu dört kalıp çok işe yarar.
- Konuşturma: Kahramanlara insan özelliği verilir; düşünür, konuşur, plan yapar. Bu, fablin en belirgin tekniğidir.
- Özelleştirme: Kahramanlara ad verilir (Küçük Kızıl, Ak Gözlü). Ad vermek, kişiselleştirmenin en açık göstergesidir.
- Abartma: Kahramanın özelliği ölçüyü aşacak biçimde büyütülür. Kazın kibirinin abartılması, dersin akılda kalmasını sağlar.
- Karşılaştırma: İki kahramanın davranışı yan yana konur. Bu yapı metnin dersini taşır.
Anlatıcı açısından: Fablde anlatıcı bazen görünmez, yani gözcü anlatıcı vardır ve sadece olayı aktarır. Bazen ise anlatıcı, metnin sonunda araya girip dersi doğrudan söyler. Sınavda “anlatıcı metne karışıyor mu?” sorusuna bakarak karar ver: metnin sonundaki genel yargı, anlatıcının araya girdiğinin kanıtıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Aşağıdaki hatalar sınavda en sık yapılanlardır. Her birinin neden yanlış olduğu ve doğru yolu açıkça yazılmıştır.
- Hisse bölümünü olay örgüsüyle karıştırmak: Olay örgüsü metinde olan bitendir; hisse ise metnin dışında anlatıcının verdiği derstir. “Kurt kuzunun sütünü çaldı” bir olay örgüsü özetidir, hisse değildir.
- Masalla fabli aynı saymak: İkisi de kısa ve öğüt verir ama fablde yazar, düzgün olay örgüsü ve ayrı bir hisse bölümü vardır. “Fabl masalın bir türüdür” ifadesi eksiktir.
- Kahramanların temsil ettiği niteliği gelenekten okumak: Metinde kurt bir kez bile dürüst davranıyorsa o metinde kurt dürüsttür. Soru bu metinde diye soruyorsa metne bakmak zorunludur.
- Fabl ile atasözünü aynı saymak: Atasözü kısa bir yargıdır, olay içermez. Fablde olay vardır ve o olaydan yargıya varılır.
- Kısalığı eksik saymak: “Metin kısa olduğu için eksiktir” diyen öğrenci yanılır. Kısalık fablin temel niteliğidir; eksik olan hisse bölümüdür.
- Kişilerin konuştuğunu varsaymak: Fablde kişiler konuşmaz. Metinde tırnak içinde cümme yoksa, kahramanların ağzına cümne koymak yanlıştır.
Kısaca özet
Kısaca: Fabl, hayvanları, insanları ya da soyut kavramları konuşturarak bir ahlak öğüdü veren kısa edebî türdür. Kısa, sade ve anlaşılır olması temel nitelikleridir. Kahramanları belirli birer niteliği temsil eder; bu temsil ilkesi türün anlatıcı özelliğidir. Olay örgüsü giriş, gelişme ve sonuç biçiminde kurulur ve çoğu zaman geçmiş zamanla anlatılır. Fabl, masaldan yazarı, düzgün olay örgüsü ve ayrı bir hisse bölümüyle ayrılır. Türün Türkçedeki öncüsü Kazasker Mustafa İzzet Molla’dır.
Derste gördüğümüz ana fikirler şunlar:
- Fablin amacı eğlenmek değil, bir davranışı öğretmektir.
- Kahramanlar bir niteliği ya da kusuru temsil eder; soru her zaman metne göre yanıtlanır.
- Olay örgüsü giriş–gelişme–sonuç düzenindedir; çatışma gelişme bölümündedir.
- Hisse bölümü metnin dışındadır ve genel bir ders verir.
- Fablde kişiler konuşmaz; konuşma değil davranış anlatılır.
- Fabl ile masal arasındaki en belirgin fark, fablde yazarın bulunmasıdır.
- Anlatım didaktik olduğu için dil sade ve yalındır.
Kendin dene: üç soru
Aşağıdaki üç soruyu önce kendin cevapla, sonra cevabına bak. Kendi cevabınla aşağıdakiler arasındaki farkı bulmaya çalış; farkı bulmak, konuyu tamamladığını gösterir.
- Soru 1 (dokuz işlevin dördünü birden): Metinde geçen kurt, tilki ve kuz hangi nitelikleri temsil eder? Metin fabl mi masal mı, gerekçesiyle belirt.
- Cevap: Metinde kurt çalınan bir şeye göz yumduğu için kurnaz ve açgözlü; tilki kendi kuyruğunu yemesi için kendi kendini kandırdığı için kendini göstermek; kuz ise yalnızca izlediği için savunmasız ve masumdur. Metin fabldür; çünkü kahramanlar belirli nitelikleri temsil eder, olay örgüsü giriş–gelişme–sonuç düzenindedir ve metin bir hisse bölümüyle biter. Masalda böyle bir hisse bölümü bulunmaz.
- Soru 2 (adım adım çözümleme): Yukarıdaki metinde sorun hangi cümlede başlıyor? Gelişme bölümünde kaç aşama sayabilirsin? Hisse bölümü nasıl kurulur?
- Cevap: Sorun, kuzun bir gün elmayı görüp saklamaya başladığı cümlede doğar. Gelişmede üç aşama sayılabilir: elmanın saklanması, kuzuların çağrılması ve kendini bırakma kararı. Hisse bölümü ise olayı özetleyen değil, ondan genelleme yapan bir cümle olmalıdır: “Hırsını gizleyemeyen, elindeki kıymetliyi başkasına duyurmuş olur; saklamak isteyen, kararını sonraya bırakmalıdır.”
- Soru 3 (tür karşılaştırması): Aynı olay masal olarak da anlatılsaydı, metin nasıl değişirdi? Üç fark yaz.
- Cevap: Birincisi, metinde yazar olmazdı; anlatım her seferinde yeniden kurulabilirdi. İkincisi, dili daha ezgili olur, kişiler birbiriyle konuşurdu. Üçüncüsü, sonunda hisse bölümü yerine bir ağaç göster ya da atasözü bulunurdu. Olay örgüsünün kendisi büyük ölçüde aynı kalırdı; değişen şey anlatıcı ve bitiş biçimidir.
Kendini dene bölümünü çözdüysen bu konunun dokuz işlevini de görmüş olursun: ne öğreneceğiz, ön bilgi, basit örnek, ileri örnek, adım adım çözüm, karşılaştırma tablosu, sık yapılan hatalar, özet ve kendini dene.