Konu Anlatımı
Bu derste ne öğreneceğiz?
Bu derste Eski Çağ Medeniyetlerinde Yönetim ve Ordu konusunu olay, neden ve sonuç zinciriyle anlatacağız. Tarih okurken sıralama değil ilişki kurmak esastır.
Dersten sonra şunları yapabiliyor olmanız gerekiyor:
- Kazanım 1: Eski Çağ'da devletin ortaya çıkışını ve yönetim anlayışının gelişimini açıklar.
- Kazanım 2: Sümer, Mısır ve Anadolu uygarlıklarında yönetim biçimlerini karşılaştırır.
- Kazanım 3: Ordunun kuruluş amacını, yapısını ve ülke içindeki görevlerini açıklar.
- Kazanım 4: Ordu ile yönetim arasındaki ilişkiyi ve ordunun sınıflardaki yerini belirtir.
- Kazanım 5: Antlaşma, elçilik ve sefer gibi uluslar arası ilişki araçlarını değerlendirir.
- Kazanım 6: Eski Çağ'da yazılı kayıt ve bürokrasinin yönetimdeki rolünü yorumlar.
Ön bilgi: bundan önce gördüğümüz
Bu konunun dayandığı temel Tarım Devrimi'nin Eski Çağ Medeniyetlerindeki Yerleşmeye ve Ekonomiye Etkisi başlığıdır. Tarım Devrimi'nin Eski Çağ Medeniyetlerindeki Yerleşmeye ve Ekonomiye Etkisi konusunda kazanılan bilgiyi burada yeniden kullanacağız, bu yüzden o konudaki tanım ve çıkarımları hatırlamak işimizi kolaylaştırır.
- Tarım Devrimi'nin Eski Çağ Medeniyetlerindeki Yerleşmeye ve Ekonomiye Etkisi — bu derste kullandığımız temel kavram buradan geliyor.
- İlk Uygarlıklar — bu derste kullandığımız temel kavram buradan geliyor.
Devlet Nedir ve Eski Çağ'da Nasıl Ortaya Çıktı?
Devlet; bir toprakta yaşayan insanların ortak kurallara, ortak bir yönetime ve ortak bir orduya sahip olmasıdır. Eski Çağ'da devlet, tarımın doğurduğu artı ürünün bir bölümünü tek elinde toplayan güçlü yönetimlerle ortaya çıkmıştır. Artı ürünü elinde tutan yönetici, hem halkı besleyebildiği hem de zanaatkârları, din adamlarını ve askerleri görevlendirebildiği için toplumda üstün bir konuma sahip olmuştur.
Yönetim anlayışı bir anda oluşmamış, aşamalı bir gelişim izlemiştir. İlk aşamada kabile reisliği görülür. Kabile büyüdükçe reisin gücü artmış, ortak işler bir kişinin elinde toplanmış ve krallık ortaya çıkmıştır. Krallık, sınıflaşmanın derinleşmesi ve büyük savaşların yönetilmesiyle güçlenmiştir. Nihayet merkezî devlet anlayışı yerleşmiş; yönetim, dinî ve askerî kurumlarla birlikte çalışan bir bürokrasi hâline gelmiştir.
Mezopotamya'da Yönetim: Sümer ve Akad Örneği
Mezopotamya'da Sümer şehir devletleri yönetim anlayışının erken bir örneğini sunar. Her şehrin kendi kralı, kendi tapınağı, kendi ordusu ve kendi meclisleri vardır. Yönetimde din adamları da etkilidir; kararlar bir mecliste alınır. Bu düzen, güçlü bir despotluktan çok, birden çok kişinin katıldığı bir yönetim anlayışına işaret eder.
Akkad devletinde ise durum farklılaşmıştır. Kurucu hükümdar Sargon, birçok şehri bir bayrak altında birleştirmiş ve böylece daha geniş, merkezî bir yönetim kurmuştur. Babil'de Hammurabi döneminde ise yönetim, yazılı kanunlarla kurumsallaşmıştır. Kanunların yazıya geçirilmesi, devletin gücünü tek bir kişinin iradesinden çıkarıp yazılı bir düzene dayandırmıştır.
Mısır'da Yönetim: Firavun ve Saray
Mısır'da ülkeyi firavun yönetmiştir. Firavun yalnız siyasi lider değil, aynı zamanda dinî lider ve yüksek rahip sayılmıştır. Bu durum Mısır'da din ile devletin iç içe geçmesine yol açmış, halk günlük hayatında firavunu dinî bir koruyucu olarak görmüştür.
Mısır'da devlet, artı ürün üzerinde söz sahibidir. Toplanan ürünler ambarlarda saklanır, halka çalışma karşılığı verilir. Nüfus düzenli aralıklarla sayılır ve gelir kayıtları tutulur. Mısır'da ordu kurulmuştur; ancak komşu ülkelerle ilişkiler, savaştan çok antlaşmalara dayanmıştır.
- Firavun: Hem siyasi hem dinî lider ve yüksek rahip.
- Saray: Kararların alındığı, memurların görevlendirildiği merkez.
- Ambarlar: Artı ürünün biriktirildiği ve ihtiyaç anında dağıtıldığı depolar.
- Tapınak: Yönetimin dinî meşruiyetini sağlayan kurum.
Anadolu'da Yönetim ve Ordu
Anadolu'daki uygarlıklar farklı yönetim anlayışları geliştirmiştir. Hititler merkezî bir krallık kurmuş, güçlü bir ordu örgütlenmesi yapmıştır. Anadolu'nun geniş düzlükleri ve geçitler, stratejik hareket imkânı verdiği için ordu bu coğrafyadan büyük yarar sağlamıştır. Asurlar ise Kuzey Mezopotamya'da kurulmuş; düzenli ve kurumsallaşmış ordu düzeni sayesinde uzun seferler düzenlemiştir. Asur Devleti M.Ö. 7. yüzyılda yıkılmıştır.
Urartular Van Gölü çevresinde kurulmuş, sarp vadilerden oluşan doğal korunma ile kral tarafından yönetilmiştir. İyonlar ise Ege kıyılarında limis adı verilen birlikler kurmuş; ağır zırhlı piyadeden oluşan mili düzenini geliştirmiştir.
| Uygarlık | Yönetim biçimi | Ordu özelliği |
|---|
| Sümer | Şehir devleti, din adamlarının etkili olduğu meclis düzeni | Kralın emrinde savaşan şehir ordusu |
| Akkad | Geniş ve merkezî yönetim | Merkezden yönetilen düzenli birlikler |
| Babil | Yazılı kanunlara dayalı krallık | Sürekli hazır tutulan birlikler |
| Asur | Güçlü merkezî devlet ve saray bürokrasisi | Uzun sefer düzenleyen kurumsal ordu |
| Mısır | Firavunun hem siyasi hem dinî liderliği | Güçlü, ancak savaşta kullanımı sınırlı ordu |
| Hitit | Merkezî krallık, din adamlarının katılımı | Tekerlekli savaş aracını kullanan birlikler |
| İyon | Şehir birliği ve yurttaş yönetimi | Mili düzeninde ağır piyade |
Ordunun Yapısı ve Görevleri
Ordu, yalnız savaşmak için kurulmaz. Eski Çağ'da ordunun görevleri çok geniştir:
- Sınır güvenliği: Ülkenin sınırları, düşman akınlarına karşı korunur.
- İç düzen: Şehirlerde karışıklık çıkarılır, yol ve köprüler güvence altına alınır.
- Savaş: Ülke dışı seferler düzenlenerek toprak ve ticaret yolları korunur.
- Yapı bakımı: Kaleler, su kanalları ve yolların onarımında görev alınır.
- Vergi ve dağıtım: Toplanan ürünün taşınmasında ve paylaştırılmasında kullanılır.
Ordunun sürekli hazır tutulması, ücretli ve hizmet karşılığı görevlendirilen askerler sayesinde mümkün olmuştur. Böylece ordu, savaşçıların oluşturduğu bir sınıf hâline gelmiş; tarım, zanaat, din adamları ve yöneticilerle birlikte toplumun temel katmanlarından biri olmuştur.
Savaş ve Antlaşma: Uluslar Arası İlişkiler
Eski Çağ devletleri birbirleriyle yalnız savaşmaz; antlaşma da yapar. Hititler ile Mısır arasında Kadeş Antlaşması imzalanmış, iki devlet ilişkilerini düzenlemiştir. Antlaşmalar yazılıdır ve tarafların uyması gereken kuralları belirtir. Böylece gereksiz savaşların önlenmesi, ticaretin korunması ve birlikte hareket edilmesi amaçlanır.
Devletler arası iletişimi elçilik sağlar. Elçiler, antlaşma görüşmeleri yapar, hediye ve haber taşır. Bütün bu süreçler devletin yazılı kayıt tutma ihtiyacını artırır; saray arşivleri ve mektuplar tarihçiye önemli birincil kaynak sağlar.
Özet
Eski Çağ'da devlet, artı ürünün tek elde toplanmasıyla ortaya çıkmış; yönetim anlayışı kabile reisliğinden krallığa, oradan merkezî devlet ve bürokrasiye doğru gelişmiştir. Sümer'de din adamlarının etkili olduğu meclis düzeni görülürken Akkad'da geniş merkezî yönetim, Babil'de yazılı kanunlara dayalı düzen, Mısır'da firavunun hem siyasi hem dinî liderliği öne çıkmıştır. Anadolu'da Hititlerin stratejik konumu, Asurların kurumsal ordusu ve Urartu ile İyonların kendi özgü düzenleri vardır. Ordu; sınır güvenliği, iç düzen, savaş, yapı bakımı ve ürün dağıtımı gibi birçok görevi üstlenmiş, savaşçıların ayrı bir sınıf olarak örgütlenmesini sağlamıştır. Antlaşma ve elçilik ise devletler arası ilişkilerin yazılı ve kurallı biçimde yürütülmesini sağlamıştır.
Sık Yapılan Hatalar
- Orduyu yalnız savaşan bir kurum sanmak: Eski Çağ orduları sınır koruma, yol ve kanal bakımı, ürün dağıtımı gibi işlerde de görev almıştır.
- Her uygarlıkta aynı yönetim biçiminin bulunduğunu düşünmek: Sümer'de meclis ağırlıklı düzen görülürken Mısır'da güçlü bir firavun merkezindedir. Uygarlıklar kendi koşullarına göre farklı düzenler kurmuştur.
- Antlaşmaları sadece boş formaliteler saymak: Kadeş Antlaşması gibi belgeler, tarafların hak ve yükümlülüklerini yazılı olarak belirlemiş ve ilişkilerin nasıl yürütüleceğini göstermiştir.
Örnek Soru ve Çözümü
Soru: Aşağıdaki yargılardan hangisi Eski Çağ'da yönetim ve ordu için doğrudur?
A) Ordular yalnız savaş için kurulmuştur.
B) Devletler arası ilişkiler yalnız savaşla yürütülmüştür.
C) Bütün uygarlıklarda ülkeyi yöneten kişi aynı unvanı taşımıştır.
D) Ordu, sınır koruma ve iç düzenin sağlanması gibi devlet işlerinde de görev almıştır.
Çözüm: Önce seçenekleri tek tek değerlendirelim. A seçeneği, ordunun ülke içi görevlerini göz ardı ettiği için yanlıştır. B seçeneği, antlaşma ve elçilik kurumlarını yok saydığı için eksiktir. C seçeneği, unvanların uygarlıktan uygarlığa değiştiğini görmezden gelir; örneğin Mısır'da firavun denirken Hititlerde başka bir unvan kullanılır. D seçeneği ise ordunun savaş dışı devlet işlerini doğru biçimde özetlemektedir. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
Günlük hayattan bir uygulama
Konuyu pekiştirmek için günlük hayattan bir uygulamaya bakmak gerekir. Aşağıdaki görev, Eski Çağ Medeniyetlerinde Yönetim ve Ordu bilgisini gerçek bir işin içinde kullandırmak için hazırlandı; çözerken hangi adımı nerede kullandığımızı not etmek faydalıdır.
Uygulama sorusu: Eski Çağ'da devlet ve yönetim anlayışının gelişim aşamalarını açıklayınız. Kabile reisliğinden merkezî devlete geçişte hangi etkenler belirleyici olmuştur?
Bu görev için 10 puan dağıtılmıştır; puanlama anahtarı, cevabın hangi adımlarla gösterilmesi gerektiğini ayrıntılı biçimde söyler. Puanlamada işlem sırasının ve sonuç cümlenin ayrı ayrı sayıldığına dikkat et.
Yararlı ipuçları
- Yönetim sorularında önce sorunun odağını belirleyin: devletin kuruluşu, yönetim biçimi, ordu veya uluslar arası ilişkiler.
- Kabile reisliği, krallık, merkezî devlet ve bürokrasi basamaklarını sıralı biçimde öğrenin; kronoloji sorularının çoğu bu sıralamaya dayanır.
- Ordunun yalnız savaşçılardan oluştuğu yanılgısından kaçının; vergi toplama, yol bakımı ve ürün taşıma da orduyla ilişkilidir.
- Uygarlıkları karşılaştıran sorularda her birini tek bir özellik üzerinden ayırın; iki uygarlığı aynı anda değerlendirmek hata kaynağıdır.
- Antlaşma, elçilik ve mektuplaşma sorularında yazının yönetimdeki rolunu da düşünün; kayıt tutma bürokrasinin temelidir.
- Yanıt şıkkında yalnız ordu, yalnız saray ya da yalnız din gibi tek bir kurumı işaret eden seçenekleri eleyip bütüncül ifadeleri tercih edin.
Adım adım çözülmüş örnekler
İki örnek üzerinde çalışacağız. İlk örnek kuralın temel kullanımını, ikinci örnek ise kuralın zorlayıcı bir durumunu gösterir. Adımları kendin yazmayı dene; ikinci adımda nerede durduğunu görmek, sınavda zaman kazanır.
Örnek 1: Yönetim Anlayışının Aşamaları
Soru: Yönetim anlayışının gelişiminde hangi sıralama doğrudur?
- Adım 1: En erken aşamayı belirleyelim. Topluluk küçükken ve ortak karar organı yokken kabile reisliği görülür.
- Adım 2: Kabile büyüyüp ortak işler arttıkça reisin yetkisi genişler ve kararlar tek elde toplanır; krallık doğar.
- Adım 3: Krallık, savaşları ve toprak yönetimini düzenlemek için memurlar ve kayıt sistemi kullanmaya başlar.
- Adım 4: Yönetim ayrıntılı kurallara ve görevlere bölündüğünde bürokrasi tamamlanır ve merkezî devlet olgunlaşır.
Cevap: Kabile reisliği → krallık → merkezî devlet → bürokrasi
Bu örnekte adım sayısını not edin: kural her zaman aynı sayıda işlemle değil, kazanılması gereken bilgiye göre çözülür.
Örnek 2: Sümer ile Mısır Yönetim Karşılaştırması
Soru: Sümer ve Mısır'da yönetim nasıl örgütlenmiştir? Karşılaştırmalı olarak açıklayınız.
- Adım 1: Sümer'i düşünelim. Şehir devletleri vardır ve kararlar din adamlarının da katıldığı meclislerde alınmıştır.
- Adım 2: Mısır'da ülkeyi firavun yönetir; firavun aynı zamanda dinî lider ve yüksek rahip konumundadır.
- Adım 3: İki durumda da din adamlarının yönetim üzerinde etkisi vardır; bu ortak nokta din ile siyasetin iç içeliğini gösterir.
- Adım 4: Fark, kararların toplanma biçimindedir. Sümer'de meclis katılımı belirginken Mısır'da kararlar firavun merkezinde toplanır.
Cevap: Sümer'de meclis katılımlı bir yönetim, Mısır'da ise firavun merkezinde toplanan güçlü bir yönetim görülür; her ikisinde de din adamları etkilidir.
Kavram karşılaştırma tablosu
Bu derste geçen terimler birbirine yakın durur ve sınavda karıştırılır. Aşağıdaki tabloda her terimin anlamı ve sık karıştırılan karşılığı yan yana verilmiştir.
| Kavram | Anlamı | Sık karıştırılan karşılığı |
|---|
| Sargon | Birçok şehri bir bayrak altında birleştirmiş ve böylece daha geniş, merkezî bir yönetim kurmuştur. Babil'de | Bütün uygarlıklarda aynı yönetim biçiminin bulunduğunu düşü… |
| Asurlar | İse Kuzey Mezopotamya'da kurulmuş; düzenli ve kurumsallaşmış ordu düzeni sayesinde uzun seferler düzenlemiştir. Asur Devleti M.Ö. 7. yüzyılda yıkılmı… | Bu kavram için ayrı bir hata kaydı tutulmamış; tanımıyla ilgili uyarılar aşağıdaki bölümde. |
| İyonlar | İse Ege kıyılarında | Bu kavram için ayrı bir hata kaydı tutulmamış; tanımıyla ilgili uyarılar aşağıdaki bölümde. |
| Eski Çağ'da devlet | Artı ürün üzerinde kurulan güçlü bir merkezî yönetimle ortaya çıkmış ve zamanla bürokratik bir düzene dönüşmüştür. | Bu kavram için ayrı bir hata kaydı tutulmamış; tanımıyla ilgili uyarılar aşağıdaki bölümde. |
| Antlaşma ve elçilik | Devletler arası ilişkilerin yazılı ve kurallı biçimde yürütülmesini sağlamış; gereksiz savaşları azaltmıştır. | Antlaşmaları yalnız boş formaliteler olarak yorumlamak |
| Ambarlar | Artı ürünün biriktirildiği ve ihtiyaç anında dağıtıldığı depolar. | Bu kavram için ayrı bir hata kaydı tutulmamış; tanımıyla ilgili uyarılar aşağıdaki bölümde. |
Kural, formül ve ölçü tablosu
Aşağıdaki tablo bu konudaki kuralları tek bakışta toplar. Karar verirken önce bu tabloya bakmak, kuralı hatırlamakta işe yarar.
| Kural ya da formül | Ölçü / birim | Örnek adımlarında geçiyor mu |
|---|
| Kabile reisliği → krallık → merkezî devlet → bürokrasi | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 1: Yönetim Anlayışının Aşamaları |
| Artı ürün → vergi → ordu ve memur → güçlü merkezî yönetim | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 1: Yönetim Anlayışının Aşamaları |
| Din adamları meclisi → kral → şehir devleti (Sümer örneği) | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 2: Sümer ile Mısır Yönetim Karşılaştırması |
| Ordu: sınır güvenliği + iç düzen + savaş + yapı bakımı + ürün dağıtımı | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 1: Yönetim Anlayışının Aşamaları |
| Savaşçı sınıfı → ücret ve erzak → sürekli hazır ordu | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 5: Ordunun Kurumsallaşması |
| Antlaşma + elçilik → yazılı uluslar arası ilişkiler | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 3: Ordunun Görevlerini Sıralama |
| Firavun = siyasi lider + dinî lider + yüksek rahip | Ölçü birimi yok (saf kural) | Evet — Örnek 2: Sümer ile Mısır Yönetim Karşılaştırması |
Sık Yapılan Hatalar
Hata yapmamak için önce hatanın nereden geldiğini bilmek gerekir. Aşağıdaki listede her hata için yanlış giden yol ve doğru yol birlikte verilmiştir.
- Orduyu yalnız savaşan bir kurum sanmak: Eski Çağ orduları sınır koruma, iç düzen kurma, yol ve su kanalı bakımı ile ürün dağıtımı gibi devlet işlerinde de görev almıştır. Savaş, ordunun birçok görevinden yalnızca biridir.
- Bütün uygarlıklarda aynı yönetim biçiminin bulunduğunu düşünmek: Sümer'de meclis ağırlıklı bir düzen görülürken Mısır'da güçlü bir firavun merkezi vardır. Uygarlıklar kendi koşullarına göre farklı yönetim anlayışları geliştirmiştir.
- Antlaşmaları yalnız boş formaliteler olarak yorumlamak: Kadeş Antlaşması gibi belgeler tarafların hak ve yükümlülüklerini yazılı olarak belirlemiştir. Bu metinler, devletler arası ilişkilerin kurallı biçimde yürütülmesinin aracıdır.
- Yönetim anlayışının kabilelerden doğrudan yazıya geçtiğini düşünmek: Kabile reisliğinden krallığa, krallıktan merkezî devlete ve bürokrasiye uzanan aşamalar geçilmiştir. Bu gelişim tek bir sıçramayla değil, aşamalı biçimde gerçekleşmiştir.
- Savaşçıların üretim yapan bir sınıf olduğunu düşünmek: Savaşçılar üretim yapan değil, üretilen ürünün bir bölümünü tüketen ve ülkeyi koruyan bir sınıftır. Bu nedenle varlıklarını toplumun artı ürünü sayesinde sürdürür.
- Ordunun ülke dışı seferlerle sınırlı olduğunu varsaymak: Ordular ülke içi görevler de üstlenmiş; böylece devletin yönetim ve bakım işleriyle iç içe geçmiştir.
Kısaca özet
Kısaca: Eski Çağ'da devlet, artı ürün üzerinde kurulan merkezî yönetimlerle ortaya çıkmış; yönetim anlayışı kabile reisliğinden krallığa, merkezî devlete ve bürokrasiye doğru gelişmiştir. Sümer'de meclis ağırlıklı düzen, Mısır'da firavunun siyasi ve dinî liderliği öne çıkmıştır. Ordu savaş dışında sınır güvenliği ve yapı bakımını da üstlenmiş; antlaşma ve elçilik devletler arası ilişkileri yazılı biçimde düzenlemiştir.
Derste gördüğümüz ana fikirler şunlar:
- Eski Çağ'da devlet, artı ürün üzerinde kurulan güçlü bir merkezî yönetimle ortaya çıkmış ve zamanla bürokratik bir düzene dönüşmüştür.
- Yönetim anlayışının gelişiminde kabile reisliğinden krallığa, ardından merkezî devlet ve bürokrasiye doğru bir aşama izlenmiştir.
- Sümer'de din adamları yönetimde etkili olmuş, meclisler kararlara katılmıştır; Akkad ise daha geniş bir merkezî düzen kurmuştur.
- Mısır'da firavun hem siyasi hem dinî lider olmuş; bu birliktelik din ile devlet yönetimini iç içe geçirmiştir.
- Ordular savaşın yanı sıra sınır koruma, iç düzen, yol ve kanal bakımı ile ürün dağıtımı gibi devlet işlerinde de görev almıştır.
- Antlaşma ve elçilik, devletler arası ilişkilerin yazılı ve kurallı biçimde yürütülmesini sağlamış; gereksiz savaşları azaltmıştır.
- Ordunun sürekli hazır tutulması, askerlerin hizmet karşılığında görevlendirilmesiyle mümkün olmuştur.
Kendin dene: üç soru
Bu üç soru konunun özetidir. Çözmeden önce her biri için hangi kuralı kullanıyorum diye düşün; cevap anahtarı sonda verilmiştir.
- Eski Çağ'da merkezî yönetim güçlü olduğunda aşağıdaki durumlardan hangisi görülmez? (Şıklar: Ordu kurulması · Yazılı kayıt tutulması · Toplumsal sınıfların oluşması · Her kararın bağımsız meclislere bırakılması)
- Eski Çağ'da devletler arasında savaş ve antlaşma dışında sürekli iletişimi sağlayan kurum hangisidir? (Şıklar: Mahkeme · Elçilik · Pazar · Külliye)
- Eski Çağ'da devletin ortaya çıkmasını sağlayan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir? (Şıklar: Ateşin kontrol altına alınması · Tekerleğin icadı · Toplumun sınıflara ayrılması ve ortak bir yönetimin zorunlu hâle gelmesi · Mağara resimlerinin çizilmesi)
Cevap anahtarı: 1) Her kararın bağımsız meclislere bırakılması — Merkezî yönetim, kararların tek elde toplanması ve kayıt altına alınmasıyla işleyen bir düzendir. Kararların bağımsız meclislere bırakılması, merkezî yönetim yerine dağınık bir düzeni ifade eder.
2) Elçilik — Elçiler, devletler arasında haber ve teklif taşıyan temsilcilerdir. Antlaşma görüşmeleri ve hediye gönderimleri bu aracılıkla yürütülür; bu nedenle doğru seçenek elçiliktir.
3) Toplumun sınıflara ayrılması ve ortak bir yönetimin zorunlu hâle gelmesi — Artı ürünü elinde tutan ve dağıtan bir yönetim gücü, ortak kuralları uygulayabilir. Sınıflarla ayrılan toplumda yönetim, ordu ve hukuk kurumlarını kuracak bir merkeze ihtiyaç duymuştur.
İlgili konular
Bu konuyu öğrenmek şu başlıkları da kolaylaştırır. Aynı üniteden ve sonraki üniteden ikişer konu seçtik:
- Eski Çağ Medeniyetlerinde Hukuk — aynı ünitede, bir sonraki adım.
- Eski Çağ'da İnançlar ile Bilim ve Sanat Anlayışları — aynı ünitede, bir sonraki adım.
- Türklerde Konargöçer Yaşam — aynı ünitede, bir sonraki adım.
- Eski Çağ Medeniyetlerinin Karşılaştırması — aynı ünitede, bir sonraki adım.
Bu anlatım hakkında
Eski Çağ Medeniyetlerinde Yönetim ve Ordu başlığındaki her sayısal iddia elle doğrulanabilir biçimde yazıldı: soruda verilen değer, uygulanan kural ve bulunan sonuç yan yana durur. Metin özgün yazılmıştır, başka bir kaynaktan alıntı yapılmamıştır.
Ayrıca derste şu açık uçlu görevler yer alıyor; her biri puanlıdır ve kendi cevabını yazmanı ister:
- Eski Çağ'da devlet ve yönetim anlayışının gelişim aşamalarını açıklayınız. Kabile reisliğinden merkezî devlete geçişte hangi etkenler belirleyici olmuştur? (10 puan)
- Eski Çağ'da ordu hangi amaçlarla kurulmuştur? Ordu savaş dışında hangi görevleri yerine getirmiştir? Açıklamanızda ordu ile yönetim arasındaki ilişkiyi de belirtiniz. (20 puan)
- Sümer, Mısır ve Asur yönetimlerini; yönetim biçimi, dinin rolü ve ordu düzeni başlıklarında karşılaştırınız. Karşılaştırma tablosu kurmanız beklenmektedir. (20 puan)
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Bir saray arşivinde 'sınır karakollarına erzak gönderildi' kaydı ile 'köprü onarımı için taş götürüldü' kaydı bulunmaktadır. Bu kayıtlar neyi gösterir?
- Adım 1: İlk kaydı okuyalım. Sınır karakollarına erzak gönderilmesi, ordunun sınır görevlerini sürdürdüğünü gösterir.
- Adım 2: İkinci kayıt, köprü onarımı için taş taşınmasını anlatır; bu, ordunun yapı bakımı işlerine de girdiğini ortaya koyar.
- Adım 3: İki kayıt birlikte değerlendirildiğinde ordunun yalnız savaşan değil, ülke yönetimine katılan bir kurum olduğu anlaşılır.
- Adım 4: Ayrıca erzak gönderme ve taş taşıma gibi işlerin yazılı olarak kaydedilmesi, düzenli bir bürokrasinin varlığını kanıtlar.
Sonuç/cevap: Kayıtlar, ordunun sınır koruma ve yapı bakımı gibi devlet işlerinde görev aldığını ve bu işlerin yazılı olarak planlandığını göstermektedir.