Konu Anlatımı
Bu konuda ne öğreneceğiz?
Bu konuda söz sanatlarını tanıyacak ve her birinin ne anlama geldiğini öğreneceksin. Bir metinde geçen sanatı gerekçesiyle birlikte belirleyeceksin. Mecaz-ı mürsel biçimini tanıyıp bunun diğer istiare biçiminden farkını kavrayacaksın. Aynı cümlede birden çok sanatın birlikte kullanılabileceğini göreceksin. Konunun sonunda da kendi yazdığın cümlelerle sanatları örnekleyeceksin.
Benzetme ve İstiare
Benzetmede bir varlık başka bir varlığa benzetilerek anlatılır. Örnek olarak Saçları gecenin siyahına benziyordu. cümlesinde benzetme vardır. Benzetmede yön belirten gibi, kadar, sanki, misali gibi bağlaçlardan yararlanılır. İstiarede ise bir sözcük benzetme yapılmadan başka anlamda kullanılır: Gemi batarken dalgalar tepeleri sardı. Burada tepeler sözcüğü gemi için kullanılmıştır. Benzetmede gibi, kadar bağlacı olmadan yapılan istiare biçimine mecaz-ı mürsel denir.
Teşhis, Tezat ve Mübalağa
Teşhis (kişileştirme) insan dışı bir varlığa insan özelliği kazandırır: Rüzgâr pencereyi tıkırdatıp durdu. Tezatta karşıt kavramlar yan yana getirilerek anlatılır: Yüzünü güldürdü, gönlünü burkuttu. Mübalağa (aşırılık) ise sıradan bir olayı olduğundan çok büyük göstermektir: Bin yıl uyumuşum, bir saniyede uyandım. Teşhis insan özelliği kazandırırken mübalağa ölçeği büyütür; ikisi karıştırılmamalıdır.
Tasvir, Tenasüp ve Cinas
Tasvir (betimleme) gözle görülebilen nesne ve durumları ayrıntıyla anlatır: Sabah sisi sokağı bembeyaz örtmüştü. Tenasüpte benzer sesli sözcükler peş peze yinelenir: Görkemli dağlar, geniş göller. Cinas (kinaye) ise gerçek anlamıyla değil başka bir anlamla söylemektir: Elini ağza götürdü. Tasvir görüntüyü ayrıntılandırırken cinas anlamı başka yöne çeker.
| Sanat | Tanım | Özgün örnek |
|---|
| Benzetme | Bir varlığı başka bir varlığa benzeterek anlatmak | Saçları gecenin siyahına benziyordu. |
| İstiare | Benzetme yapmadan başka anlamda kullanmak | Gemi batarken dalgalar tepeleri sardı. |
| Teşhis | İnsan dışı varlığa insan özelliği kazandırmak | Rüzgâr pencereyi tıkırdatıp durdu. |
| Tezat | Karşıt kavramları yan yana getirmek | Yüzünü güldürdü, gönlünü burkuttu. |
| Mübalağa | Sıradan olayı olduğundan büyük göstermek | Bin yıl uyumuşum, bir saniyede uyandım. |
| Tasvir | Gözle görülebilenleri ayrıntıyla anlatmak | Sabah sisi sokağı bembeyaz örtmüştü. |
| Tenasüp | Benzer sesli sözcükleri peş peze yinelemek | Görkemli dağlar, geniş göller. |
| Cinas | Gerçek anlamıyla değil başka anlamla söylemek | Elini ağza götürdü. |
Sanatları Birbirinden Ayırt Etme
Benzetmede benzetlenen ile benzetilen arasında gibi, kadar gibi bir bağlaç bulunur ve benzetilen açıkça söylenir. İstiarede bu bağlaç yoktur, benzetlenen sözcük doğrudan yerine geçmiştir. Teşhis insan dışı varlığa özellik kazandırır; tasvir ise yalnızca görüntüyü ayrıntılandırır. Tezat karşıtlık kurar, mübalağa ise ölçeği büyütür. Tenasüpte ses yinelenir, cinasta ise anlam başka yöne gider. Aynı cümlede bu sanatlardan birden fazlası bir arada bulunabilir; bu durumda her biri ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir.
Basit Örnek
Rüzgâr pencereyi tıkırdatıp durdu cümlesinde teşhis vardır. Rüzgâr cansız bir varlıktır ancak cümlede pencereyi tıkırdatıp durma davranışı ona verilmiştir. Bu davranış insanlara özgü olduğu için insan özelliği kazandırılmış ve teşhis sanatı kullanılmıştır.
İleri Örnek
Gemi batarken dalgalar tepeleri sardı cümlesinde hem istiare hem tasvir bulunur. tepeler sözcüğü gemi için kullanıldığı için benzetme yapılmadan başka anlamda kullanılmış, yani istiare vardır. Dalgaların gemiyi sarıp kapattığı görüntüsü ayrıntıyla verildiği için tasvir de bulunur. Aynı cümlede birden çok sanatın birlikte kullanılması bu örnekte açıkça görülür.
Özgün örnek dize: Ay ışığı bahçeyi gezdi, / Yıldızlar el salladı birbirine; / Rüzgâr saçlarını taradı, / Sabah tırmandı yumuşak yokuşa.
Özgün örnek paragraf: Sabah sis kalkmadan bahçeye çıkan çocuk, ağaçların altındaki çiğ çiçekleri topladı. Rüzgâr yavaşça dalları sarstı, yapraklar ırgar gibi birbirine döndü. Çocuk, elleri ısınmadan eve döndü; kapıda onu karşılayan anne, ıslak çiçekleri görünce gülümsedi.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış: İstirede benzetlenen sözcük açıkça belirtilir. Doğru: İstirede benzetme yapılmaz, benzetlenen sözcük doğrudan yerine geçer; gibi ya da kadar bağlacı bulunmaz.
- Yanlış: Teşhis ile tasvir aynı sanattır. Doğru: Teşhis insan dışı varlığa özellik kazandırır, tasvir ise yalnızca görüntüyü ayrıntılandırır.
- Yanlış: Mübalağa sanatı karşıt kavramları yan yana getirir. Doğru: Karşıt kavramları yan yana getirmek tezat, olayı olduğundan büyük göstermek ise mübalağadır.
- Yanlış: Cinas gerçek anlamıyla söylemektir. Doğru: Cinas, gerçek anlamıyla değil başka bir anlamla söylemektir; elini ağza götürdü buna örnektir.
- Yanlış: Bir cümlede yalnızca bir söz sanatı bulunabilir. Doğru: Aynı cümlede birden çok sanat birlikte bulunabilir ve her biri ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir.
Özet
Söz sanatları anlatımı güçlendirir. Benzetmede bir varlık başka bir varlığa benzetilir ve gibi, kadar gibi bağlaçlar kullanılır. İstiarede bir sözcük benzetme yapılmadan başka anlamda kullanılır; gibi ya da kadar bağlacı olmayan bu biçimine mecaz-ı mürsel denir. Teşhis insan dışı varlığa insan özelliği kazandırır. Tezatta karşıt kavramlar yan yana getirilir. Mübalağada sıradan olay olduğundan büyük gösterilir. Tasvir gözle görülebilen nesne ve durumları ayrıntıyla anlatır. Tenasüpte benzer sesli sözcükler peş peze yinelenir. Cinasta gerçek anlamıyla değil başka bir anlamla söylenir. Sanatları ayırt etmek için bağlaç kullanılıp kullanılmadığına, özellik kazandırılıp kazandırılmadığına ve ölçeğin büyütülüp büyütülmediğine bakılır. Aynı cümlede birden çok sanat bir arada bulunabilir.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Benzetmede benzetlenen sözcük açıkça verilir, istiarede ise yerine geçmiştir.
- Benzetme yönü olarak gibi, kadar, sanki, misali bağlaçları kullanılır.
- Teşhis özellik kazandırır, tasvir ise yalnızca ayrıntılandırır; ikisi aynı sanat değildir.
- Tezat karşıtlık kurar, mübalağa ölçeği büyütür; ikisi karıştırılmamalıdır.
- Tenasüpte yinelenen özellik ses, cinasta ise anlamdır.
- Aynı cümlede birden çok sanat bulunabilir; her biri ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Teşhis ile Tasviri Ayırt Etme konusunun adımları:
- Adım 1: Cümlede özellik kazanan varlık belirlenir.
- Adım 2: Rüzgârın tıkırdatıp durma davranışı insanlara özgüdür.
- Adım 3: İnsan dışı varlığa insan özelliği verildiği için sanat teşhistir.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Benzetmede benzetlenen sözcük açıkça ver | Benzetmede benzetlenen sözcük açıkça verilir, istiarede ise yerine geçmiştir. |
| Benzetme yönü olarak gibi, kadar, sanki, | Benzetme yönü olarak gibi, kadar, sanki, misali bağlaçları kullanılır. |
| Teşhis özellik kazandırır, tasvir ise ya | Teşhis özellik kazandırır, tasvir ise yalnızca ayrıntılandırır; ikisi aynı sanat değildir. |
| Tezat karşıtlık kurar, mübalağa ölçeği b | Tezat karşıtlık kurar, mübalağa ölçeği büyütür; ikisi karıştırılmamalıdır. |
| Tenasüpte yinelenen özellik ses, cinasta | Tenasüpte yinelenen özellik ses, cinasta ise anlamdır. |
| Aynı cümlede birden çok sanat bulunabili | Aynı cümlede birden çok sanat bulunabilir; her biri ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir. |
Kendini Dene
Soru: Verilen cümlelerdeki söz sanatlarını bularak adını ve gerekçesini yazınız: Ay ışığı bahçeyi gezdi. / Çiçekler gül gibi açtı. / Yüzüm gülümsedi, gönlüm ağladı.
Örnek cevap: İlk cümlede ay ışığı bahçeyi gezdiği için ışığa insan özelliği kazandırılmıştır; sanat teşhistir. İkinci cümlede çiçekler gül gibi açtığı için gül benzetmesi yapılmıştır; sanat benzemedir. Üçüncü cümlede gülümsemek ile ağlamak karşıt kavramlardır ve yan yana getirilmiştir; sanat tezattır. Puanlama anahtarı: her cümle için 3 puan sanatı bulma, 3 puan gerekçe yazma toplam 18 puan; terimlerin doğru kullanılması 4 puan; yazım düzgünlüğü 3 puan olarak hesaplanır.