Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Cumhuriyet Dönemi, adından da anlaşılacağı gibi bir bağımsızlık ilanıyla değil, bir devletin kurumsallaşmasıyla ilgili bir dönemdir. Bu dönemde yapılanlar tek tek düşünüldüğünde birbiriyle ilişkisiz görünebilir: bir meclis kararı, bir vergi, bir kanun, bir okul, bir kadın hakkı. Oysa hepsinin altında tek bir amaç vardır; devletin halkın yararına ve dış baskılara bağımlı olmadan işleyebilir hâle getirilmesi. Bu konuda öğreneceğimiz ilk şey, inkılapların birbirine bağlandığı zincirdir.
İkinci öğreneceğimiz şey, yıl ile olayı eşleştirme biçimidir. Cumhuriyet Dönemi, birbirine çok yakın yılların üst üste geldiği bir dönemdir. Anayasa, kanun, seçim ve kurum kurma olayları birbirine çok yakın yıllarda gerçekleşmiştir. Bu yüzden "hangi yıl" sorularında şıklardaki yakın yılları ayırt etmek, olayın adını bilmek kadar önemlidir. Üçüncü öğreneceğimiz şey ise karşılaştırmadır: aynı dönemin iki farklı anayasa dönemi, birbirinden ne bakımdan ayrılır?
Ön Bilgi: Cumhuriyet Kavramı ve Anayasa Nedir?
Bu konuya başlamadan önce iki kavramı netleştirmek gerekir. Cumhuriyet, kendi içinde bir hükûmet biçimi değildir; devletin halkın iradesine dayandığı ve hükümetlerin belirli bir süre sonunda yenilenebildiği yönetim anlayışıdır. Cumhuriyetin kendisi bir yıl değil, bir süreçtir. Anayasa ise devletin temel kurallarını, iktidarın nasıl kullanılacağını ve hangi makamın hangi yetkiye sahip olduğunu belirleyen yazılı metindir. Bir ülkedeki en önemli yazılı metin odur; çünkü diğer bütün düzenlemeler bu metne uymak zorundadır.
İkinci hazırlık bilgisi, dönemin ölçülebilir göstergeleriyle ilgilidir. Bir siyasi dönemi anlamak için yalnız metin okumak yetmez; o dönemde kaç partinin faaliyet gösterdiği, kadınların seçme hakkına sahip olup olmadığı, meclisin tek kola mı iki kola mı ayrıldığı, devletin sanayide doğrudan mı yoksa teşvik yoluyla mı var olduğu gibi sayılabilir ve karşılaştırılabilir göstergeler kullanılır. Sınavda da en çok sorulan soru biçimi, bir özelliğin hangi döneme ait olduğunu göstermek için bir belge, bir kanun metni ya da bir karar verilmesidir.
Temel Kurallar
Cumhuriyet, yalnız bir ilan değil, meclis hükûmeti düzeninin yerleşmesidir. Meclis hükûmeti düzeninde yürütme meclise karşı sorumludur ve meclisin güvenini kaybettiği anda görevden ayrılması gerekir. Bir siyasi yapının Cumhuriyetle özdeşleştirilmesi bu yüzden yanlıştır; Cumhuriyet, yürütmeyi meclise bağlayan ve yeniden seçimle iktidarın yenilenmesini sağlayan ilkedir.
1924 Anayasası kuvvetler ayrılığını kurmuş, aynı zamanda bazı özgürlükleri sınırlandırmıştır. Yürütmeye kanunları uygulama yetkisi verilmiş, kanun yapma yetkisi yalnız mecliste bırakılmıştır. Buna karşılık basın, toplanma ve örgütlenme gibi hak ve hürriyetler kanunla düzenlenebilir hâle getirilmiştir. Bu yüzden bu anayasanın yalnız özgürlük genişleten bir metin olduğunu söylemek eksiktir.
İktisadi inkılapların iki ayağı vardır: kamu düzeni ve özel sektörün korunması. Devlet yatırım yapmaya ve üretime doğrudan katılmaya yönlendirilmiştir; buna karşılık girişimcinin çalışma ve mülkiyet güvencesi kanunla korunmuş, girişimi teşvik eden düzenlemeler yapılmıştır. Ziraat kurumunun kurulması ve Sanayi Teşvik Kanunu bu iki bacağın birer örneğidir; ikisini birbirinin yerine geçen iki aşama gibi görmek yaygın ama yanlış bir okumadır.
Hukukî ve toplumsal inkılaplar birbirini beslemiştir. Medeni hukukla aile, miras ve kişilik ilişkileri kanunla düzenlenmiş; kadınların seçme ve seçilme hakkı tanınmış; sosyal ve mesleki hayatı düzenleyen kurumlar kurulmuştur. Ancak bu değişimler tek bir günde toplumsal alışkanlığı değiştirmemiştir. Hukuk düzenlemesi ile toplumsal davranış arasında bir gecikme bulunması bu dönemin en doğru okumasıdır.
Eğitim ve kültür inkılapları eğitimi tabana yaymayı amaçlamıştır. İlköğretim yasallaştırılmış, köy düzeyinde öğretmen yetiştiren kurumlar açılmış, üniversitelerin sayısı artırılmış; dilin yazım ve imlâ konularını düzenleyen kurum ile tarih araştırması yürüten kurum ayrı ayrı kurulmuştur. Bu iki kurumun adının benzer olması sınavda en sık karıştırılan noktalardan biridir.
Dönüm Noktaları Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tablo, Cumhuriyet Dönemi içindeki altı büyük dönüm noktasını karşılaştırır. Sınavda "hangi gelişme hangisini doğurdu", "hangi dönemde ne değişti" biçimindeki sorularda bu tablonun ikinci ve dördüncü sütunları arasında bağ kurmak gerekir. Birinci sütun olayı, üçüncü sütun sonucu, dördüncü sütun ise o olayı diğerlerinden ayıran ölçütü verir.
| Dönüm noktası | Nasıl değişti? | Ne getirdi? | Ayırt edici ölçüt |
|---|
| Meclis hükûmeti düzeni | Yürütme meclise karşı hesap vermeye başladı | Hükümet meclis güvenine bağlandı | Güven kaybında hükümetin görevden ayrılması |
| Çok partili hayata geçiş | Parti kurma ve seçim düzeni yeniden serbest bırakıldı | Siyasi çoğulculuk ve basın özgürlüğü genişledi | Aynı anda birden çok partinin faaliyet göstermesi |
| İktidar değişikliği | Seçimde iktidar partisi değişti | Meclis çoğunluğu yeniden belirlendi | Yönetimin seçim sonucuyla değişmesi |
| Hükümetin devrilmesi | Yürütme siyasal sorumluluktan ayrıldı | Geçici yönetim ve yeni anayasa süreci başladı | İktidarın olağan yollarla değil el değiştirmeyle değişmesi |
| İki meclisli düzen | Meclis senato ile iki kola ayrıldı | Dengeli bir denge düzeni kuruldu | Yasama iki ayrı kurul tarafından yürütülmesi |
| Başkan ağırlıklı düzen | Cumhurbaşkanının yürütmedeki konumu güçlendi | Halkın doğrudan seçtiği başkanlık düzeni benimsendi | Başkanın hem devlet hem halk tarafından seçilmesi |
Adım Adım Çözüm
Adım 1 — Sorunun hangi alana ait olduğunu belirleyin. Siyasi düzen, iktisat, hukuk, eğitim ve kültur olmak üzere beş alan vardır. Soruda anayasa, meclis, parti ve seçim geçiyorsa siyasi düzen; vergi, sınai teşvik ve kredi geçiyorsa iktisat; kanun, aile, miras ve hak geçiyorsa hukuk; okul, öğretmen, üniversite ve dil geçiyorsa eğitim-kültür alanıdır. Doğru alanı bilmeden yapılan işlem şıkları yanlış elemeye götürür.
Adım 2 — Olayı dönem içindeki yerine oturtun. Cumhuriyet Dönemi birbirine bağlı üç büyük bloktan oluşur: yeni düzeni kuran ilk yıllar, çok partili dönemin açıldığı ve iktidarın değiştiği yıllar, sonra da hükümetin devrildiği ve anayasa düzeninin yeniden yazıldığı yıllar. Bir soruda "bu olaydan sonra ne olmuştur" deniyorsa bir sonraki halkayı arayın.
Adım 3 — Karşılaştırma sorularında ölçütü seçin. İki anayasa dönemi karşılaştırıldığında bakılacak ölçütler şunlardır: meclis tek kola mı iki kola mı ayrılmış, cumhurbaşkanı nasıl seçiliyor, yasama ile yürütme arasındaki denge nasıl kurulmuş. Bu üç soruya verilen cevaplar doğru şıkkı bulmak için yeterlidir.
Adım 4 — Yanıtı gerekçesiyle birlikte yazın. Yalnız şıkkı işaretlemek yerine olayın hangi alana ait olduğunu, hangi dönüm noktasıyla ilgili olduğunu ve bu değişimin hangi sonucu doğurduğunu birer cümleyle söylemek doğru cevabı güçlendirir.
Sık Yapılan Hatalar
Bu konudaki puan kaybı çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, birbirine çok yakın iki olayın ya da iki kurumun karıştırılmasından gelir. Aşağıdaki altı hata sınavda en sık görülenlerdir ve kaynağında düzeltilmesi gereken kalıplardır.
- 1924 ile 1982 anayasasının meclis düzenini aynı saymak: İki metin arasında iki ayrı fark vardır. 1924 Anayasası tek meclisli bir yapı kurmuş, kuvvetler ayrılığını üç kolda toplamıştır. 1982 Anayasası ise senatoyu kaldırmış, cumhurbaşkanının yürütmedeki konumunu güçlendirmiştir. Bu iki metin birbirinin devamı değil, farklı bir tercihin ürünleridir.
- Çok partili hayata geçişi 1950 seçimleriyle başlatmak: Parti kurma ve seçim düzeninin yeniden serbest bırakılması ile iktidarın değişmesi iki ayrı olaydır. Çok partili siyasi hayata geçiş, seçimlerde birlikte yarışan partilerin varlığıyla belirlenir. Iktidarın değişmesi ise bu düzen içinde yapılan bir seçimle gerçekleşmiştir.
- Varlık Vergisi'ni bir dış yardım biçimi saymak: Varlık Vergisi savaş koşullarında ülke içindeki gelir ve varlıkların toplulaştırılması amacıyla alınan bir mali yükümlülüktür. Dışarıdan sağlanan mali destek ise ayrı bir kaynak türüdür. İkisini birbirine karıştırmak, iktisadi inkılapların işleyişini yanlış anlamaya yol açar.
- İktisadi inkılapları yalnız devletleşme olarak okumak: İktisadi inkılaplar iki yönlüdür. Devletin üretime doğrudan katılması bir yandır; özel girişimin, mülkiyetin ve çalışma güvencesinin korunması diğer yandır. Girişimi teşvik eden kanunları görmezden gelmek, dönemin ekonomik düzenini tek taraflı anlatmak demektir.
- Medeni hukuku ceza hukukuyla aynı dal sanmak: Medeni hukuk, kişiler arası hukukî ilişkileri düzenler; aile, miras ve kişilik hakları bunun konusudur. Ceza hukuku ise bir suçun işlenmesi ve cezai sorumluluğun belirlenmesiyle ilgilidir. İkisi ayrı dallardır ve inkılapları da ayrı ayrı ele alınır.
- Dil kurumu ile tarih kurumunun görevlerini takas etmek: Kurumların adı benzer olduğu için görev alanları da benzediği sanılabilir. Oysa biri Türkçenin yazım ve imlâ kurallarıyla, diğeri tarih araştırmasıyla ilgilidir. Bu iki kurumu takas etmek, kültür inkılaplarının en sık sorulan ayrım noktasıdır.
Özet
Cumhuriyet Dönemi, tek tek kanunların değil, birbirine bağlı kurumsal düzenin kurulduğu dönemdir. Cumhuriyet, bir yıl değil bir yönetim ilkesidir. Meclis hükûmeti düzeni, yürütmeyi meclise bağlayan ve iktidarın yenilenebilmesini sağlayan kurumsal karşılığıdır. 1924 Anayasası kuvvetler ayrılığını kurmuş, aynı zamanda bazı hak ve hürriyetleri kanunla düzenlenebilir hâle getirmiştir. İktisadi inkılaplar iki yönlüdür: devlet üretime doğrudan katılmış, özel girişimin mülkiyet ve çalışma güvencesi korunmuştur. 1926'da kabul edilen medeni hukuk aile, miras ve kişilik ilişkilerini kanunla düzenlemiş; 1928'de Sanayi Teşvik Kanunu çıkarılmış ve Türkçe yeni alfabeye geçirilmiştir. Savaş yıllarında gelir ve varlıkların toplulaştırılmasını amaçlayan Varlık Vergisi 1945'te ikinci kez uygulanmıştır. Eğitim ve kültür alanında ilköğretim yasallaştırılmış, köy düzeyinde öğretmen yetiştiren kurumlar açılmış, üniversite sayısı artmış, 1932'de kurulan dil kurumu dilin yazım ve imlâ kurallarıyla çalışmıştır. Siyasi hayatta çok partili döneme 1946'da geçilmiş, iktidarın değiştiği genel seçimler 1950'de yapılmıştır. Hükümetin devrildiği hareket 1960'da gerçekleşmiş; 1961 Anayasası senatoyla iki meclisli bir denge düzeni kurmuştur. 1982 Anayasası senatoyu kaldırmış ve cumhurbaşkanına geniş yetkiler vermiş, ilk genel seçim 1983'te yapılmıştır. Bütün bu değişimler ortak bir eksende değerlendirilebilir: halkın yararına düzenlenen kurumlar, eşitlik vurgusu ve iç düzenle birlikte dış bağımsızlığın korunması.
Ders çıkışı şu yedi soruyu cevaplamayı deneyiniz: (1) Meclis hükûmeti düzeninin ayırt edici özelliği nedir? (2) 1924 Anayasası hangi özgürlük sınırlamalarını içermiştir? (3) İktisadi inkılapların iki bacağı nedir? (4) Varlık Vergisi hangi amaçla alınmıştır? (5) dil kurumu ile Türk Tarih Kurumunun görev alanları nasıl ayrılır? (6) Çok partili siyasi hayata geçiş ile iktidar değişikliği arasındaki fark nedir? (7) 1961 ile 1982 Anayasasını meclis yapısı ve cumhurbaşkanının seçim yöntemi ölçütleriyle karşılaştırınız. Her soru için iki cümlelik gerekçe yazın. Ardından bir arşiv gezisi yapıyormuş gibi düşünün; Cumhuriyet Dönemi bölümünde karşınıza çıkan bir vergi defterine, bir meclis kararına ve bir anayasa metnine hangi soruları sorardınız? Bu üç soruyu yazın.
Ne Öğreneceğiz
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve kurumsallaşma sürecini, meclis hükûmeti düzeninden 1924 Anayasası'na uzanan siyasi çerçeveyi, iktisadi ve hukukî inkılapları, çok partili siyasi hayata geçiş ile iktidar değişikliğini, hükümetin devrildiği süreci ve 1961 ile 1982 anayasalarının getirdiği farklı yönetim düzenlerini kronolojik olarak değerlendirme ve karşılaştırma becerisi. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Cumhuriyetin ilanıyla meclis hükûmeti düzeninin yerleşmesi arasındaki ilişkiyi açıklar.
- 1924 Anayasası'nın kuvvetler ayrılığı ve özgürlük sınırlamaları bakımından getirdiği düzeni açıklar.
- İktisadi inkılapların hangi araçlarla yürütüldüğünü ve kamunun özel sektörle ilişkisini açıklar.
- Hukukî ve toplumsal inkılaplarla kadın haklarının genişlemesi arasındaki bağı kurar.
- Eğitim ve kültür alanındaki düzenlemelerin eğitimi tabana yayma amacini açıklar.
- Çok partili siyasi hayata geçiş ile iktidar değişikliğini birbirinden ayırır.
- 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası arasındaki düzen farkını somut ölçütlerle karşılaştırır.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Meclis hükûmeti düzeninin ayırt edici özelliği nedir?
- Bu düzende hükümet, meclis karşısında siyasal olarak sorumludur.
- Meclisin güvenini kaybettiği anda hükümetin görevden ayrılması gerekir.
- Böylece yürütmenin meclise bağlandığı ve iktidarın meclis aracılığıyla denetlendiği bir yapı oluşur.
Sonuç/cevap: Hükümetin meclise karşı hesap vermesi ve güven kaybında görevden ayrılmasıdır
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Kamu iktisadi ile özel teşebbüsün birlikte yürütülmesi nasıl bir düzendir?
- Devlet bazı alanlarda üretime ve yatırıma doğrudan katılmıştır.
- Buna karşılık özel girişimcinin mülkiyet ve çalışma güvencesi korunmuştur.
- Girişimi teşvik eden kanunlarla bu iki unsur birlikte yürütülmüştür.
Sonuç/cevap: Devletin üretime katılması ile özel girişimin korunmasını birlikte yürüten bir düzendir
Kendini Dene
Soru: Cumhuriyet Dönemi'ndeki iki farklı anayasa düzenini; meclisin yapısı, cumhurbaşkanının seçim yöntemi ve yasama-yürütme dengesi ölçütleri üzerinden karşılaştırınız. Her ölçüt için birer somut fark yazınız.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: Karşılaştırmanın üç ölçüt üzerinden kurulduğu görülür (4 puan). Meclis yapısı ölçütünde iki metnin tek kola mı iki kola mı ayrıldığı açıkça yazılır (5 puan). Cumhurbaşkanının seçim yöntemi ölçütünde hangi metinde halkın doğrudan seçim yaptığı belirtilir (5 puan). Yasama-yürütme dengesi ölçütünde yürütmeye kanun yapma yetkisi verilip verilmediği karşılaştırılır (4 puan). Sonuçta iki dönemin birbirinin devamı olmadığı, farklı tercihler ürünü olduğu belirtilir (2 puan). Toplam 20 puan.