Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Bir bilgiyi sormak, o bilginin sınırlarını görmek demektir. Sınıfın arka sırasındaki öğrenci "Neden?" diye sorduğunda öğretmeni biraz da zor duruma düşürür; çünkü öğretmen çoğu zaman neden sorusuna bir neden bulamaz. İşte tam da burada felsefe başlar: Elimizdeki her cevabın arkasına gitmek, her kavramın ne anlama geldiğini yeniden sormak ve soruya verilen cevabın kendisini de sorgulamak. Felsefe, cevabı bulmaktan önce sorunun gerçekten doğru kurulup kurulmadığını denetler.
Bu konuda önce felsefenin adı ve işini tanımlayacağız: "bilgeliği sevmek" anlamına gelen Yunanca köken, felsefenin soru sorma alışkanlığıyla ilişkisi, merakın itici gücü. Sonra felsefenin dört ana dalını ayıracağız: varlığı inceleyen dal, bilgiyi inceleyen dal, değeri inceleyen dal ve akıl yürütmenin kurallarını inceleyen dal. En sonunda sorgulamanın bir iddiayı nasıl zayıflatabileceğini adım adım göstererek uygulayacağız.
Ön Bilgi: Sorgulama, Gerekçe ve Akıl Yürütme
Gerekçe, bir yargının arkasına koyduğunuz "çünkü" kısmıdır. İki kişi aynı yargıda anlaşabilir ama gerekçeleri farklı olabilir; o zaman tartışma başlar. Felsefi düşünmenin ilk işi bir yargının gerekçesini açığa çıkarmak, ikinci işi o gerekçeyi denetlemektir. Denetim iki soruyla yapılır: gerekçede gizli bir ön varsayım var mı, sonuç gerçekten gerekçeden çıkıyor mu.
Akıl yürütme, kabul edilmiş öncüllerden adım adım sonuca gitme işlemidir. Öncülün kendisi henüz kanıtlanmış olmak zorunda değildir; felsefenin işi tam da bu öncülleri tartışmaktır. "Bütün öğrenciler ders çalışır, Ali ders çalışmıyor, öyleyse Ali öğrenci değildir" örneğinde geçersiz bir çıkarım vardır; çünkü sonuç öncüllerden değil, akıl yürütme kuralından gelmektedir. Argümanı kurarken ve çürütürken bu ayrımı gözden geçirmek gerekir.
Temel Kurallar
Felsefe, soru sorma sanatıdır. Felsefeye girmenin en kestirme yolu bir görüşü savunmak değil, o görüşün dayandığı soruyu bulmaktır. "İyi yaşamak nedir?" sorusu bir cevap bekleyen bir soru gibi görünse de asıl işi, "iyi" kavramının hangi ölçütle belirlendiğini gündeme getirmektir.
Felsefenin dört ana dalı vardır. Varlığın ve varoluşun temelini araştıran dal ontoloji, bilginin kaynaklarını ve sınırlarını araştıran dal epistemoloji, değerin ne olduğunu araştıran dal aksiyoloji, akıl yürütme kurallarını araştıran dal ise mantıktır. Bu dört dal, bir soruyu çözmek için birbiriyle haberleşir.
Sorgulama, savunmayı değil ölçütü arar. Sorgulayan kişi karşı tarafın görüşünü yanlışlamak için değil, görüşün neye dayandığını görmek için sorar. Amaç düşmanı yenmek değil, ortak bir zemini bulmaktır. Bu yüzden sorgulama, kişiyi küçük düşüren bir davranış değil, düşünmeyi derinleştiren bir yöntemdir.
Felsefe kesin cevabı değil, doğru soruyu bulmayı hedefler. Bir soru ne kadar çok yanıt kabul ediyorsa o kadar az belirleyicidir. "İnsan mutlu mudur?" yerine "Mutluluk haz mı, gerçekleşen amaç mı?" sorusu, cevap verilebilecek netliktedir. Sorunun daraltılması, felsefenin en somut becerisidir.
Felsefe ile bilim ve din birbirinin yerine geçmez. Bilim ölçülebilir veriyle çalışır ve tekrarlanabilir sonuçlar üretir; felsefe bu sonuçların ölçütünü ve kapsamını tartışır; din ise inanç, umut ve anlam üzerine bir duruştur. Üçü birbirine düşman olmak zorunda değildir; hatta çoğu zaman aynı kişide bir arada bulunur.
Kavram Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tablo, felsefe terminolojisinde sık karıştırılan kavramları ayıran ölçütleri gösterir. Sınavda iki terim yan yana verildiğinde hangi sütuna bakacağınız cevabı belirler.
| Kavram | Ne sorar? | Ayırt edici ölçüt | Örnek soru |
|---|
| Ontoloji | Varlık nedir, türleri nelerdir? | Konusu varlığın kendisidir | Maddenin temel özelliği nedir? |
| Epistemoloji | Bilgi nedir, neyi biliriz? | Konusu bilginin temeli ve sınırıdır | Dış dünyayı bilmemiz mümkün mü? |
| Aksiyoloji | Değer nedir, iyi yaşam nedir? | Konusu iyi, doğru, güzel gibi değerlerdir | Mutluluk bir değer midir? |
| Mantık | Hangi akıl yürütmeler geçerlidir? | Konusu akıl yürütme kurallarıdır | Bütün S harfidir bu yüzden P harfidir |
| Aksiyomatik yöntem | Doğru kabul edilenler nelerdir? | Çıkış noktası verilen öncüllerdir | Deneyden bağımsız öncülle başlamak |
| Epikurcu kuşkuculuk | Mutlu yaşamak neye bağlıdır? | Ölçüt kaygısızlık ve huzurdur | Yarı yarıya doğru olan üzüntüyü azaltır |
Adım Adım Çözüm
Adım 1 — Sorunun hangi sözcüğe dayandığını bul. Örneğin "insan özgür mü?" sorusunda tartışma, özgürlük kavramının tanımında kaybolur. Özgürlük, dışarıdan hiçbir baskı olmaması mıdır yoksa seçebilme kapasitesi mi? Soru, bu sözcük netleşene kadar çözülemez.
Adım 2 — Soruyu felsefe dalına yerleştir. Varlığın yapısı soruluyorsa ontoloji, bilginin sınırı soruluyorsa epistemoloji, değer soruluyorsa aksiyoloji, akıl yürütme kuralı soruluyorsa mantık devreye girer. Yanlış dala yerleştirilen soru, yanlış kanıta dayanarak çözülmeye çalışılır.
Adım 3 — İddianın gerekçesini açığa çıkar. "Özgürüz, çünkü elimizle ne istediğimizi yapabiliyoruz" denildiğinde bu bir açıklamadır; ama içinde büyük bir gizli varsayım vardır: "seçebilmek, özgür olmakla aynı şeydir". Gerekçe denetlendiğinde tartışma asıl konuya yaklaşır.
Adım 4 — Karşı örnek veya karşıt savla deneyin. Gerçekten elini istediği gibi kullandığını hâlde özgür olmadığını söyleyen bir durum kurulabilir. Böyle bir durum bulunduğunda özgürlüğün tanımı genişletilir ya da terk edilir. Bu işlem, felsefi tartışmanın en güçlü aracıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Bu konuda puan kaybı çoğu zaman kavramı bilmemekten değil, kavramın taşıdığı işlevi ters kurmaktan gelir. Aşağıdaki hatalara dikkat edilmelidir.
- Felsefeyi kendi düşüncesini savunmakla özdeşleştirmek: Felsefe savunulan görüşü değil, görüşün ölçütünü denetler. Bir düşünürün felsefesini öğrenmek, o düşünürün görüşünü benimsemek zorunda olduğu anlamına gelmez.
- Sorgulamayı karşı tarafı küçük düşürmek saymak: Sorgulama bireyi değil iddiayı hedef alır. "Neden böyle düşünüyorsun?" sorusu, karşı görüşü çürütmek için değil gerekçesini görünür kılmak için sorulur.
- Varlık sorusunu bilim sorusu sanmak: Varlığın ne olduğu deneyle ölçülemez; bu bir kavram ve gerekçe sorusudur. Bilim, varlığın nasıl davrandığını inceler, varlığın ne anlama geldiğini belirlemez.
- Dört dalı birbirine karıştırmak: Mutluluk nedir sorusu aksiyolojiye, mutluluk bilinebilir mi sorusu epistemolojiye aittir. Aynı sözcük farklı dallara farklı sorular yönlendirebilir.
- Merakın değersiz olduğunu sanmak: Felsefeyi "bulunmuş cevapları karıştırmak" diye nitelemek, merakın tam da merak ettiği konuyu bastırmaktır. Felsefe, cevabı değil soruyu tazeler.
- Her tartışmayı felsefe saymak: Bir görüşün tutarlı olup olmadığını denetlemek felsefidir; kişisel bir anlaşmazlığı kazanmak felsefe değildir. Felsefi olan taraf, gerekçenin kendisidir.
Özet
Felsefe, cevabı aramak kadar sorunun doğru kurulup kurulmadığını denetleyen bir etkinliktir. Felsefenin adı bilgeliği sevmekten gelir ve merakı, sorgulamayı besler. Dört ana dalı vardır: varlığı inceleyen dal, bilgiyi inceleyen dal, değeri inceleyen dal ve akıl yürütme kurallarını inceleyen dal. Bir argümanı değerlendirirken önce öncülleri sonra sonucu yazmak; sorgulamayı ise karşı tarafı değil gerekçeyi hedefleyen bir yöntem olarak görmek gerekir. Bilim, din ve felsefe birbirinin yerine geçmez; her biri kendi ölçütüyle çalışır.
Ders çıkışı şu dört cümleyi tamamlamayı deneyiniz: (1) Felsefenin adı hangi iki kavramın birleşiminden gelir? (2) Bilginin sınırlarını hangi dal inceler? (3) Bir argümanı denetlemek için önce hangi iki öge yazılır? (4) Sorgulama kimi ya da neyi hedef alır? Cevabınızın her biri için bir cümlelik gerekçe yazarsanız konuyu özümsemiş olursunuz. Ardından bir okul ilanı bulup içindeki bir kavramın dört daldan hangisine ait olduğunu ve nedenini yazmayı deneyiniz.
Ne Öğreneceğiz
Felsefenin adını ve temel sorularını tanıma; varlık, bilgi, değer ve yöntem başlıklarını birbirinden ayırma; sorgulamayı ve akıl yürütmeyi felsefi düşünmenin temel aracı olarak kullanma becerisi. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Felsefe sözcüğünün kökenini ve felsefi düşüncenin temel niteliğini açıklar.
- Ontoloji, epistemoloji, aksiyoloji ve mantık dallarını örnekleriyle ayırt eder.
- Felsefenin bilim, din ve sanatla komşuluk ilişkisini somut örneklerle tartışır.
- Sorgulama yönteminin bir iddiayı nasıl zayıflattığını adım adım gösterir.
- Bir düşünürün görüşünü kendi ifadesiyle özetler ve gerekçesini ayırır.
- Kendi sorduğu sorunun hangi felsefe dalına girdiğini belirler ve gerekçelendirir.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Felsefe sözcüğünün Yunanca kökeni nasıl açıklanır?
- Sözcük, sevmek anlamına gelen bir kök ile bilgelik anlamına gelen bir kökün birleşmesidir.
- Bu birleşme, felsefeyi bir öğrenme alanından çok bir tutuma yaklaştırır.
- Nedeni araştırmak, bilgeliği aramak biçiminde bir eğilim ifade eder.
Sonuç/cevap: Sevgi ile bilgeliğin birleşimi
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Merakın felsefedeki yeri nasıl açıklanır?
- Merak, bilinenin sınırında duran ve bilinmeyene yönelen eğilimdir.
- Bu eğilim, soruyu üretir ve felsefi düşünmeyi başlatan itici güçtür.
- Merakı olmayan kişi, bildiklerinin dışına geçmeyi gerekçesiz bulur.
Sonuç/cevap: Bilinenin sınırını görüp bilinmeyene yönelme eğilimi
Kendini Dene
Soru: Bir okulda öğretmen, öğrencilere "kendiniz olun" diyor. Bu söz, felsefenin hangi sorularını doğrudan çağırdığını açıklayınız ve "kendiniz olmak" ifadesinin belirsizliğini gidermek için hangi soruları sormak gerektiğini yazınız.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: Sözün herkesin üzerinde anlaştığı bir anlamı olduğu, oysa "kendiniz olun" ifadesinin kullanım yerine göre değiştiği görülür (5 puan). "Kendiniz olmak" ifadesinin özgürlük, dürüstlük, özgünlük gibi farklı anlamlara gelebildiği belirtilir (5 puan). Sözün bir değer yüklemesi olduğu için değer dalının sorusu olduğu belirtilir (3 puan). Sözcüğün anlamı sabitlenmeden verilen buyruğun ölçütü bulunamayacağı açıklanır (4 puan). En az dört soru örneği yazılır: "Kendiniz olmak" özgür müyeti mi gerektirir, başkasının beklentisine uymak özgün olmak mıdır, kendi isteği ile toplum yükümlülüğü çatışırsa ne yapılır, kişi kimin isteğiyle kendisidir (3 puan). Toplam 20 puan.