Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Sınıfta bir öğrenci "Ben istediğimi yaptım, özgürüm" der. Sınıftaki başka biri "İyi de o zaman neden sınav korkun var?" diye sorar. İlk öğrenci bu soruyu duyunca duraksar; çünkü elinde bir kanıt vardır ama o kanıtta bir çatlak sezmektedir. Felsefenin irade üzerindeki sorusu tam burada başlar: Bir davranışı seçtiğimizi söylemek ile o davranışı gerçekten seçmiş olmak aynı iş midir? Seçme ile yapma arasındaki fark, sorumluluğun bütünüyle bu konunun merkezinde durur.
Bu konuda önce özgürlüğün iki farklı ölçütünü tanıyacağız: dışarıda engel bulunmaması ve kişinin kararı verebilmesi. Sonra karşımıza üç karşıt görüş çıkacak: belirlenimcilik, kadercilik ve indeterminizm. Bu üçü birbirine karşıt görünse de asıl soru "hangi görüş doğrudur" değildir; asıl soru, her bir görüşün dayandığı ölçütü gösterebilmektir. Konunun sonunda, bir davranıştan sorumlu olmanın hangi koşullarda mümkün olduğunu adım adım sıralayacağız.
Ön Bilgi: Neden, Gerekçe ve Kurgu Deneyi
Belirlenimciliği anlamak için önce neden kavramına ihtiyaç var. Neden, bir olayın kendisinden önce gelen ve o olayın ortaya çıkmasını zorunlu kılan etkendir. "Cam kırıldı çünkü taş atıldı" cümlesinde taşın cam kırılmasını zorunlu kıldığı düşünülür; bu zorunluluk bağlantısına belirlenimcilikçe "nedensellik" adı verilir. Tartışmanın asıl yeri, aynı bağlantının insan davranışları için de kurulup kurulamayacağıdır.
Felsefi tartışmada olayları birbirinden ayırmak için kurgu deneyi kullanılır: gerçekleşmemiş ama mantıksal olarak tutarlı bir durum kurulur ve kavramın o durumda ne anlama geldiği sınanır. Bu yöntem deneyle değil akıl yürütmeyle çalışır. Özgürlük için kurulan denemede genellikle şu sorulur: dışarıdan hiçbir engel olmasa da kişi yine de seçemiyorsa özgür müyüz? Sorunun cevabı kurguya göre değişir; bu yüzden kavramın ölçütünü önce netleştirmek gerekir.
Temel Kurallar
Özgürlük ile özgür irade farklı kavramlardır. Özgürlük genellikce bir durumu anlatır: kişinin dışarıdan zorlanmadan eylemde bulunabilmesi. Özgür irade ise bir yeteneği anlatır: kişinin seçenekler arasında karar verebilmesi. Dışarıdan hiçbir engel bulunmaması, kişinin hiçbir içsel engeli olmadığını göstermez; bu yüzden iki kavramı birbirine indirgemek, konunun tamamını bozar.
Belirlenimcilik bütün olayların nedenlerden doğduğunu savunur. Bu görüşte gelecekteki her olayın nedenleri geçmişte zaten vardır. Spinoza, bütün olayların nedenleri arasındaki bağın kopmaz olduğunu ve kişinin özgürlüğünü bu bağın nedenlerini bilmesinde bulduğunu söyler. Buradaki "bilmek" sözcüğü önemlidir: özgürlük, nedenlerin kendisinden değil bu nedenlerin farkına varılmasından doğar.
İradeli bir eylem her zaman sorumsuz bir eylem değildir. Epiktetos, seçme yeteneğini insanın asıl işi sayar ve sorumluluğu buraya bağlar. Buna göre dış zorlama, öngörülebilirlik ve kastedilen sonuç gibi koşullar sağlandığında eylemden sorumlu olmak mümkündür. Sorumluluğu "irade vardır" diye değil, bu koşulları tek tek denetleyerek gerekçelendirmek gerekir.
Özgürlük ölçülebilir değil, derecelendirilebilir bir kavramdır. Kant için özgür olmak, başkasının koyduğu yasaya değil kendi aklından çıkardığı yasaya uymaktır; böylece kişi başkasının emirine değil kendi düşüncesine uyar. Bu ayrım, özgürlüğün "var mı yok mu" biçiminde sorulan sorusunu "ne kadar ve nasıl" biçimine çevirir; derecelendirme yapılabildiği için de karşılaştırma gündeme gelir.
Sorumluluğun iki yüzü vardır: hukukî ve ahlakî. Hukukî sorumluluk yaptırımla desteklenir, zararın giderilmesini gerektirebilir. Ahlakî sorumluluk ise hiçbir yaptırım bulunmasa da kişiyi eyleminin sonucuna bağlar. İkisi örtüşebilir ama aynı ölçütle ölçülmez; bu yüzden "sorumsuzum" gerekçesini savunan kişi hangi sorumluluğu kastettiğini açıkça belirtmelidir.
Kavram Karşılaştırma Tablosu
Aşağıdaki tablo, irade ve özgürlük başlığındaki kavramları üç sütunda ayırır: ne sorduğu, ayırt edici ölçütü ve sorumlulukla ilişkisi. Sınavda birbirine karıştırılan kavram çiftlerini çözmek için bu üç sütun birlikte okunmalıdır.
| Kavram | Ne sorar? | Ayırt edici ölçüt | Sorumlulukla ilişkisi |
|---|
| Özgür irade | Seçebilme kapasitesi var mıdır? | Kararın sonucu kişiye bağlanır | Sorumluluğun temel dayanağıdır |
| Belirlenimcilik | Olaylar nedenlerle mi belirlenir? | Nedenin sonucu zorunlu kılması | Neden sorumluluğu tek başına bitirmez |
| İndeterminizm | Aynı koşulda farklı sonuç olabilir mi? | Tek bir zorunlu izlem bulunmaması | Belirsizlik yeni bir yükümlülük doğurmaz |
| Failliik | Eylemin sahibi kimdir? | Eylemi kendisinin yaptığını kabul etme | Eylemin sonucundan sorumlu tutulur |
| İçsel özgürlük | Karşı içsel engel var mıdır? | Kendi isteğiyle karar verebilmek | Dış engel olmasa da var olabilir |
| Dışsal özgürlük | Dış engeller kalkmış mıdır? | Engelleyici güçlerin bulunmaması | Ölçümü kolaylaştırır, tek başına yeterli değildir |
| Baskı | Seçenekler dışarıdan daraltılmış mıdır? | Karşı çıkılan talebin dayatılması | Dayatılan eylemden sorumluluk daralır |
Adım Adım Çözüm
Adım 1 — Sorudaki özgürlük sözcüğünün yerini belirleyin. Soru "insan özgür mü" biçimindeyse önce hangi özgürlüğün kastedildiğini sormak gerekir: dış engellerin kalkması mı, yoksa karar verme kapasitesi mi? Bu ayrım yapılmadan verilen cevap, sorunun yarısını yanlış ölçütle karşılamış olur.
Adım 2 — Görüşün neye dayandığını bulun. "Her şey belirlenmiştir" cümlesinin arkasında iki farklı gerekçe olabilir: doğanın olayları nedenlerle bağladığı düşüncesi ya da insanın hiçbir kararı olmadığı düşüncesi. İkinci gerekçe doğrudan söyleniyorsa bu kaderciliktir; birincinin içinden geçilirse görüş belirlenimciliktir. Gerekçeyi yazmadan seçenek işaretlenmez.
Adım 3 — Sorumluluğun koşullarını sırayla denetleyin. Sıralama şöyledir: kişinin o anda seçeneği var mıydı, sonucu önceden görebiliyor muydu, sonucu kastediyor muydu ve davranış üzerinde kontrolü var mıydı? Bu dört sorudan biri olumsuz cevaplandığında sorumluluk eksik ya da daralır; dördü de olumlu cevaplandığında failliik ve sorumluluk birlikte devreye girer.
Adım 4 — Karşı örnek kurup ölçütü sınayın. Dışarıdan hiçbir yasak bulunmadığı ama kişinin kendi isteğiyle de başka bir yola geçemediği bir durum kurulabilir. Bu durum "dış engel yoktur özgürdür" ölçütünü zayıflatır ve iç ölçütün gerekliliğini gösterir. Kurgu deneyi bir savunmazlık değil, tanımı düzeltme aracıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Bu konudaki puan kaybı çoğu zaman kavramı hiç bilmemekten değil, kavramın ölçütünü ters kurmaktan gelir. Aşağıdaki altı hata sınavda en sık görülenlerdir.
- Özgürlüğü yalnızca dış engelin yokluğundan ibaret saymak: Dış engelin bulunmaması ölçütü, kişinin karar verebildiğini göstermeye yetmez. Aynı ölçüt, kişinin iç dünyasındaki çekilme ve korkular karşısında ne yapacağını hiç açıklamaz.
- Belirlenimcilik ile kaderciliği aynı saymak: İkisinde de düzen vardır; ancak belirlenimcilik bir açıklama ilkesi, kadercilik ise bir inanış biçimidir. Kaderi bir açıklama gibi sunmak, görüşün dayanağını gizler.
- Kader inancı sorumluluğu bitirdi diye düşünmek: İnanç biçimi değişebilir ama eylemi gerçekleştiren kişiyi eyleminden ayıran bir gerekçe bu değişiklikten çıkmaz. Slogan düzeyinde kalan bu düşünce, sorumluluğun koşullarını hiç denetlemez.
- Failliği eylemden sorumsuz olmakla karıştırmak: Failliik eylemi kimin yaptığını gösterir; sorumluluk ise eylemin sonucunun kimse yüklenip yüklenemeyeceğini tartışır. Tanımın ters çevrilmesi, bütün sorumluluk felsefesini ters yönde çevirir.
- Ödül ve ceza beklentisini ahlak ölçüsü saymak: Karşılık görmek davranışı yönlendirebilir ama davranışın ahlak değerini kendiliğinden yaratmaz. Yönlendirici ile belirleyici olan birbirine karıştırılmamalıdır.
- Sorumsuzluğu gerekçesiz ilan etmek: "İstemedim" cümlesi tek başına gerekçe değildir; arkasında hangi koşulun bulunmadığı gösterilmelidir. Gerekçesiz sorumsuzluk, sorumluluğun dört koşulunu hiç sınamadan geçmiş sayılır.
Özet
Özgürlük bir seçebilme meselesi, sorumluluk ise bir eylemi kabul etme meselesidir; ikisi de belirlenim tartışmasından bağımsız değerlendirilemez. Özgürlük dış engellerin yokluğuyla, özgür irade ise karar verebilme yeteneğiyle ölçülür. Belirlenimcilik bütün olayların geçmiş nedenlerden zorunlu olarak doğduğunu açıklayan bir ilkedir; kadercilik bu düzeni bir inanç biçiminde kurar, indeterminizm ise aynı koşulda birden çok sonucu kabul eder. Kader ile tesadüf arasındaki fark da bu noktada belirir: birinde düzen vardır, ötekinde açıklama boşluğu vardır. Sorumluluk ise seçim, öngörülebilirlik, kasıt ve kontrol koşullarıyla birlikte devreye girer. Bu nedenle "belirlenmiş olduğum için hiçbir sorumluluğum yok" argümanı, belirlenimciliği bir açıklama ilkesi olarak kabul etse bile sorumluluğun koşullarını denetlemediği için sonuç vermez.
Ders çıkışı şu beş cümleyi tamamlamayı deneyiniz: (1) Özgürlük ile özgür irade arasındaki tek fark nedir? (2) Belirlenimciliği kadercilikten ayıran ölçüt ne olabilir? (3) Bir davranıştan sorumlu olmak için sıralanması gereken dört koşul nedir? (4) Hukukî sorumluluk ile ahlakî sorumluluk arasında ne fark vardır? (5) Kant için özgür olmak ne anlama gelir? Her cümlenin yanına birer gerekçe yazınız. Ardından evde ya da okulda gerçekleşen tek bir kısıtlamayı seçin; bu kısıtlamanın dış ölçüte mi iç ölçüte mi girdiğini yazın ve kendi ölçütünüzün nerede yetersiz kaldığını belirtin.
Ne Öğreneceğiz
Özgürlük ile özgür irade kavramlarını tanıma; belirlenimcilik, kadercilik ve indeterminizm görüşlerini ayırt etme; irade ile belirlenim arasındaki gerilimi gerekçeli biçimde tartışma ve sorumluluğun hangi koşullarda doğduğunu açıklama becerisi. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Özgürlük ile özgür iradeyi ayırt edip her birinin ölçütünü açıklar.
- Belirlenimcilik, kadercilik ve indeterminizm görüşlerini örnekleriyle karşılaştırır.
- Kader ile tesadüf arasındaki ayrımı ve alınyazı kavramının yerini belirler.
- İradenin gücü, alışkanlık ve dış etki kavramlarıyla birlikte tartışır.
- Failliği, hukukî ve ahlakî sorumluluğu ayırarak sorumluluğun koşullarını sıralar.
- Bir özgürlük ya da sorumluluk iddiasını gerekçesiyle birlikte denetler ve karşı örnek kurar.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Özgürlük ile özgür irade arasındaki fark nedir?
- Özgürlük, kişinin dışarıdan zorlanmadan eylemde bulunabilmesi durumudur.
- Özgür irade ise kişinin seçenekler arasında karar verebilmesi yeteneğidir.
- Dış engellerin kalkması, iç dünyada hiçbir çekilme bulunmadığını göstermez.
Sonuç/cevap: Birisi durum, diğeri yetenek anlatır
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Hukukî sorumluluk ile ahlakî sorumluluk arasında ne fark vardır?
- Hukukî sorumluluk yaptırımla desteklenir ve zararın giderilmesini gerektirebilir.
- Ahlakî sorumluluk hiçbir yaptırım olmasa da kişiyi eylemine bağlar.
- İkisi örtüşebilir ama aynı ölçütle ölçülmez.
Sonuç/cevap: Biri yaptırıma, öteki vicdana dayanır
Kendini Dene
Soru: Bir okul, öğrencilerin bahçede oynama saatini kaldırmayı gerekçesiz biçimde ortadan kaldırmıştır. Bu kararın özgürlüğün derecesi, içsel özgürlük ve sorumluluk açısından sonuçlarını yazınız.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: Kararın dış ölçüte etkisi açıklanır; görünen seçenek sayısının azaldığı ve seçeneklerin gerçekten kullanılabilir olup olmadığının denetlenmesi gerektiği belirtilir (5 puan). İçsel özgürlük açısından, kararın çocuğun kendi kararını vermesini engelleyip engellemediğinin sorulduğu ve engelleme ile yönlendirme arasındaki sınırın ayrıldığı yazılır (5 puan). Sorumluluk açısından, kaldırılan saate aykırı davranış görülse bile kişinin seçme imkânının ortadan kalktığı ileri sürülür (4 puan). Gerekçesiz kaldırma ile gerekçeli sınırlama arasındaki fark yazılır (3 puan). En az iki karşı örnek kurulur (3 puan). Toplam 20 puan.