Konu Anlatımı
Bu Konuda Neler Öğreneceğiz?
Her gün "şunu biliyorum" dediğiniz anlar vardır: İstanbul'da yağmurlu günlerin sayısını biliyorsunuz, bir arkadaşınızın doğum tarihini biliyorsunuz, hatta "bugün hava soğuk" dediğinizde bir şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Peki bu bilgi gerçekten var mıdır? Yanılmış olabilir miyiz? Bir bilginin bilgi sayılması için ne gerektiğini soran dal epistemolojidir; adı "bilgi bilimi" anlamına gelir.
Bu konuda üç adımda ilerleyeceğiz. Önce bilginin şartlarını belirleyeceğiz: neredeyse herkesin kabul ettiği üç koşul vardır. Sonra doğruluk ölçütlerini inceleyeceğiz: bir iddianın doğru sayılması için başvurulan yöntemler birbirinden çok farklıdır. En sonunda kesin bilgi ile olası bilgi arasındaki sınırı, başkası problemi ile düşünce denemelerini örnek üzerinden ele alacağız.
Ön Bilgi: İnanmak, Düşünmek ve Bilmek
İnanmak ile bilmek arasındaki fark, bu konunun çıkış noktasıdır. İnanmak, bir şeyi doğru kabul etmektir ve bu kabulü kanıtlamak zorunlu değildir. Bilmek ise daha güçlü bir iddiadır: bildiğini söylediğiniz şey için bir gerekçe sunarsınız. "Dışarıda yağmur yağıyor" demek ile "dışarının ıslak olduğunu ve çatıların aktığını gördüm, yani yağmur yağıyor" demek arasındaki fark budur.
Gerekçe zincirinin nerede duracağı da bir sorudur. Zinciri sonsuza kadar uzatmak gerekmez, ama ilk halkayı da kanıtsız bırakmak zorunda değildir. Felsefe, bu zincirin hangi halkalarının temel sayılabileceğini tartışır. Deneyle mi, akılla mı, yoksa başkasının güvenilirliğiyle mi başlanacağı sorusu bu başlığın merkezindedir.
Temel Kurallar
Bilgi üç şartı birlikte taşır. Bilinen bir düşünce, doğruluğu gerekçeyle desteklenen bir düşünce ve temellendirilebilen bir düşünce olmalıdır. Bu üçünden biri eksikse ortaya çıkan şey bilgi değil şüphe, sanı ya da kanaattir.
Doğruluk ölçütü, iddianın türüne göre değişir. Örtüşme ölçütü iddianın gerçeklikle örtüşmesini, tutarlılık ölçütü iddianın başka kabullerle çelişmemesini, deneysel geçerlilik ise iddianın işe yarayıp yaramadığını sorar. Bu üçü birbirinin yerine geçmez.
Kesin bilgi ile olası bilgi ayrılır. Kesin bilgi, yanlışlanma ihtimali olmayan bilgidir; olası bilgi ise bir olasılık derecesi taşır. Kesinlik öznel de olabilir, nesnel de olabilir; bu ayrım sonucun gücünü belirler.
Deneyle gelen bilgi ile akılla kavranan bilgi farklı işler görür. Deney dünyanın nasıl olduğunu bildirir; akıl ise düşünmenin kurallarını ve bazı bağlantıları ortaya koyar. İkisi birbirinin yerine geçmez.
Temellendirme, iddiayı taşıyan dayanaktır. Bir iddianın dayandığı öncül ya da kanıt yazılmadan tartışma başlamaz. Dayanağı olmayan iddiaya doğru demek, onu doğrulamak değil yalnızca onaylamaktır.
Kavram Karşılaştırma Tablosu
Bu tablo, bilgi felsefesinde karıştırılan kavramları ayıran ölçütleri gösterir. Doğruluk ölçütleri arasındaki farkı bilmek, birçok sorunun çözümünü kolaylaştırır.
| Kavram | Ne sorar? | Ölçütün kaynağı | Örnek durum |
|---|
| Doğruluk ölçütü | Doğru saymak için neye bakılır? | Seçilen yöntem | Bir iddianın başka iddialarla uyuşması |
| Örtüşme ölçütü | İddia gerçeklikle örtüşüyor mu? | Deney ve gerçeklik | Dışarıda yağmur yağması |
| Tutarlılık ölçütü | İddia diğerleriyle çelişiyor mu? | Kabul edilen ilkeler | Aynı anda iki zıt hüküm vermemek |
| Kesinlik | Yanlışlanma ihtimali var mı? | Kanıtın gücü | İki nokta arasındaki mesafenin kesinliği |
| Temellendirme | İddia neye dayanıyor? | Dayanak veya gerekçe | Bir ölçümün hangi aletten alındığı |
| Başkasının problemi | Başkasının zihnini bilebilir miyiz? | Davranış ve dil | Karşınızdakinin acı çektiğini anlamak |
Adım Adım Çözüm
Adım 1 — İddianın türünü belirle. "Sütün kaynama noktası yüz derecedir" deneysel bir iddiadır; "bu kaynama noktası önemlidir" ise değer iddiasıdır. İlkisi ölçümle, ikincisi tartışmayla denetlenir.
Adım 2 — Hangi doğruluk ölçütünün kullanıldığını sor. Ölçütü bilmek, iddianın gücünü bilmektir. Aynı iddia bileşik bir doğruluk ölçütüyle savunulabilir.
Adım 3 — Temeli yaz. Argümanın en altındaki halka bulunur: deney mi, tanım mı, ortak kabul mü? Bu temel kabul edilmezse iddia da kabul edilmez.
Adım 4 — Kesinlik derecesini belirt. Kesin, muhtemel, olası gibi ifadeler sonucu en güvenilir biçimde anlatır. Derece belirtilmeden verilen cevap eksiktir.
Sık Yapılan Hatalar
Bu konudaki puan kaybı genellikle doğruluk ölçütlerini birbirine karıştırmaktan kaynaklanır. Aşağıdaki hatalara dikkat edilmelidir.
- İnanmakla bilmek: İnanmak kanıt sunmayı gerektirmez; bilmek ise gerekçe ister. İnanıyorum diyebilirsiniz, biliyorum diyebilmek için dayanağınız olmalıdır.
- Deneyle kanıtlanamayanı yanlış saymak: Bir şeyin ölçümle gösterilememesi, onun var olmadığını kanıtlamaz. Yalnızca ölçümün kapsamı dışında olduğunu gösterir.
- Tutarlılığı tek başına doğruluk saymak: Bir iddia başka iddialarla çelişmiyorsa tutarlıdır; bu, gerçek olduğunu göstermez.
- Pratikte işe yaramayı tek ölçüt saymak: Deneysel geçerlilik güçlü bir göstergedir ama tek başına yeterli değildir; işe yarayan bir yalan da vardır.
- Kişisel kesinliği nesnel kesinlik saymak: Benim için kesin görünen bir şikâyet için herkes için kesin değildir. Kesinliğin derecesi kime göre belirlendiğiyle birlikte açıklanmalıdır.
- Başkasının iç dünyasına doğrudan eriştiğini sanmak: Biz başkasının duygusunu doğrudan görmeyiz; davranışı ve konuşması üzerinden kısa bir çıkarım yaparız.
Özet
Bilgi, doğruluğu gerekçeyle desteklenen ve temellendirilebilen düşüncedir. Epistemoloji, bilginin kaynaklarını, doğruluk ölçütlerini ve sınırlarını araştırır. Bilgi üç şartı birlikte taşır: bilinmek, gerekçeyle desteklenmek ve temellendirilebilmek. Doğruluk ölçütleri örtüşme, tutarlılık ve deneysel geçerlilik başlıklarında incelenir; hiçbiri tek başına yeterli değildir. Kesin bilgi yanlışlanma ihtimali olmayan bilgidir ve derecesi öznel ya da nesnel olabilir. Deney dünyayı, akıl düşünmeyi açıklar. Başkasının problemi, başkasının zihnine doğrudan erişilememesinden doğar; düşünce denemesi ise gerçekleşmeden bir durumun zihinde sınanmasıdır.
Şu altı soruyu kendi cümlelerinizle yanıtlayın: (1) Bilginin üç şartı nedir? (2) Örtüşme ölçütü neyi ölçer? (3) Tutarlılık ölçütünün sınırı nedir? (4) Kesin bilgi nasıl tanımlanır? (5) Başkasının problemi nedir? (6) Temellendirme zincirinin en altındaki halka nedir? Sonra bir arkadaşınızın savunduğu bir iddiayı seçip bu altı soruyu kullanarak değerlendirin.
Ne Öğreneceğiz
Bilginin ne olduğunu ve doğruluğunun hangi ölçütlerle denetlendiğini açıklama; kesin bilgi ile olası bilgiyi ayırt etme; bir iddianın neden doğru sayıldığını gerekçelendirme becerisi. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Bilginin temel şartlarını söyler ve örnekleştirir.
- Doğruluk ölçütlerini tanır, aralarındaki farkı somut örneklerle gösterir.
- Kesin bilgi ile olası bilgiyi ayırt eder ve ölçütlerini sınıflandırır.
- Deneyle elde edilen ve akılla kavranan bilgi arasındaki farkı açıklar.
- Bir iddianın doğruluğunu gerekçelendirmek için izlenecek adımları uygular.
- Başkası ve düşünce denemesi kavramlarını bilgi kuramına bağlar.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: "Benim arkadaşım çok çalışkan" cümlesi bilgi midir?
- Çalışkanlık gözlemlenebilir bir özelliktir ama tanıma göre bağlıdır.
- Arkadaşın hangi ölçüte göre çalışkan sayıldığı belirtilmemiştir.
- Ölçüt belirtilmediği için bu bir kanaatten ibarettir.
Sonuç/cevap: Ölçüt eksik olduğu için kanaattir, bilgi değildir
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Temellendirme nedir?
- Her iddianın arkasında bir dayanak bulunur.
- Dayanak; tanım, gözlem, deney ya da kabul edilmiş bir ilke olabilir.
- Dayanak yazılmadan iddia denetlenemez.
Sonuç/cevap: İddianın dayandığı tanım, gözlem ya da ilkedir
Kendini Dene
Soru: "Sütün kaynama noktası yüz derecedir" ve "süt sağlıklıdır" cümlelerini doğruluk ölçütleri açısından karşılaştırınız; her biri için hangi ölçütün devreye girdiğini yazınız.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: Birinci cümlenin deneysel bir iddia olduğu ve ölçümle sınanabileceği belirtilir (5 puan). Bu cümle için örtüşme ölçütü devreye girer; bağımsız bir ölçümle karşılaştırılır (4 puan). İkinci cümlenin bir değer iddiası olduğu ve doğrudan ölçümle sınanamayacağı yazılır (5 puan). Bu cümle için tutarlılık ve deneysel geçerlilik devreye girer: beslenme bilgisiyle tutarlı olup olmadığı ve uygulamada işe yarayıp yaramadığı incelenir (4 puan). Sonuçta tek ölçütün bütün iddiaları denetlemediği vurgulanır (2 puan). Toplam 20 puan.