Konu Anlatımı
17. Yüzyıl Empirizm Felsefesi
Empirizm, bilginin temelinde deney ve gözlemin bulunduğunu savunan yaklaşımdır. Locke, Berkeley ve Hume bu geleneğin başlıca temsilcileridir. Üçü de doğrudan gözlemi bilgi zincirinin başlangıcı saymıştır.
Empirizmin ilkesi
Empirizmin ilkesi şudur: bütün bilgilerimiz kaynağını deneyden alır. Zihnin doğuşta hazır bir içeriği yoktur; düşünceler, duyuların sağladığı malzemenin işlenmesiyle oluşur. Bu ilke, akla temel bir görev tanımaz.
Empirizmin güçlü yanı, gözleme dayanması ve doğanın incelenmesini teşvik etmesidir. Zayıf yanı, genel ilkeleri ve zorunlu bağları açıklamakta yetersiz kalmasıdır. Bu yetersizlik, sonraki yüzyılda Kant'ın sorun hâline getireceği bir boşluktur.
Locke ve tabula rasa
Locke, zihnin doğuşta tabula rasa, yani boş bir sayfa olduğunu savunur. Bütün düşünceler, duyu ve deneyimden gelen malzemeyle oluşturulur. Locke düşünceleri ikiye ayırır: basit düşünceler duyudan doğrudan gelir, karmaşık düşünceler ise zihnin bu malzemeyi birleştirmesiyle oluşur.
Locke'a göre düşüncenin kaynağı tamamen dışarıdadır. Ancak zihin yalnızca kopyalamaz; eleme, karşılaştırma ve adlandırma işlemlerini de yapar. Bu işlemler, deneyin ötesine geçen bir katkıdır.
Birincil ve ikincil nitelikler
Locke, nesnelerin özelliklerini ikiye ayırır. Birincil nitelikler nesneye doğrudan aittir; boy, biçim, hareket ve sayı bunlara örnektir. İkincil nitelikler ise algılayana bağlıdır; renk, ses ve tat gibi. İkincil nitelikler, algılayanın durumu değiştiğinde değişir.
Bu ayrım, nesnenin kendisini algıdan bağımsız sayma geleneğini sarsmıştır. Zihnin düzenleyici rolü, bu ayrımdan sonra daha da belirgin hâle gelmiştir.
Berkeley ve algı
Berkeley, var olan algılanan şeydir ilkesini savunur. Deneyin bize verdiği bütün nitelikler algısal niteliklerdir. Dolayısıyla algılanmayan bir töz, düşüncenin içinde yer alamaz.
Bu görüş, maddi tözü reddeder ama Tanrı kavramını korur. Tanrı, algılamanın sürekli kaynağıdır. Böylece algı, düşüncenin temeli olduğu kadar varoluşun da temeli hâline gelir.
Hume ve nedensellik
Hume, deneyden çıkan sonuçları titiz biçimde inceler. İki olayın sürekli birlikte gerçekleşmesi, aralarında nedensel bir bağ olduğunu göstermez. Gösterilen şey yalnızca düzenli bir ardışıklıktır.
Nedensellik, zihnin bir alışkanlığıdır. Beklenen olayın oluşmasını gözlemleyen zihin, bu sürekliliği beklenen bir bağ olarak kurar. Bu, Hume'un en özgün katkısıdır ve sonraki dönemlerde tartışılmaya devam etmiştir.
Din, inanç ve sınır
Hume, insanın doğayı düzenli biçimde denetleyip denetlemediğini sormuştur. Deney, düzenlilik bulunmasını sağlar ama zorunluluğu sağlamaz. Hume, sonuçları gözleme dayandırmayan her açıklamayı kuşkuyla karşılamıştır.
Bu tutum, sonraki yüzyılda din üzerine yapılan tartışmaların da temelini oluşturmuştur. Dinî inancı akıl yürütme ile sınamak isteyen çizgi, Hume'un bu yaklaşımından güç almıştır.
Ne Öğreneceğiz
Locke, Berkeley ve Hume'in bilgiyi deneye dayandıran yaklaşımını ve temel kavramlarını inceler. Bu konuda ögrenme çıktıları:
- Empirizmin temel ilkesini açıklar.
- Locke'da tabula rasa düşüncesini açıklar.
- Birincil ve ikincil nitelikler ayrımını değerlendirir.
- Berkeley'de algı ve varlık ilişkisini tartışır.
- Hume'da nedensellik sorununu ve şüpheciliği açıklar.
Ön Bilgi
Bu konuya başlamadan önce temel kavram ve ön koşulları kavramanız yardımcı olacaktır. Konunun çerçevesinde şu kavramlar dikkat ister:
- Empirizm, bilginin temel kaynağının deney ve gözlem olduğunu savunur.
- Locke'a göre zihin doğuşta boş bir sayfadır.
- Locke, düşünceleri basit ve karmaşık olarak ikiye ayırır.
- Berkeley'e göre var olan algılanan şeydir.
- Hume, izlerim arasındaki nedenselliği zorunlu değil alışkanlık sayar.
- Hume'a göre deney, olayları birlikte düşünmeyi öğretir ama ilişkiyi kanıtlamaz.
- Empirizm, deneyin güvenilirliğini savunurken genel ilkelerin temelini zayıf bırakır.
Basit Örnek ve Günlük Yaşam
Günlük yaşamda ve mesleki bağlamda bir uygulama:
Soru: Aynı renk, farklı ışıkta farklı görünür. Bu durum ne gösterir?
- Renk, ışığın yapısına ve gözün durumuna bağlıdır.
- İki kişi aynı nesneye baktığında farklı nitelikler algılayabilir.
- Bu, algısal niteliklerin nesneye değil algılayana ait olduğunu gösterir.
Sonuç/cevap: Algılanan renk, algılayanın durumuna bağlıdır; bu nitelikler ikincil niteliklerdir.
İleri Örnek
Daha ileri bir uygulama:
Soru: Zihne hangi malzeme girer?
- Deney, duyular aracılığıyla malzeme sağlar.
- Düşünce, bu malzemeyi karşılaştırır, ayırır ve birleştirir.
- Malzeme olmadan düşünce çalışamaz.
Sonuç/cevap: Malzeme duyulardan gelir; zihin bu malzemeyi işler ve düşünceleri oluşturur.
Adım Adım Çözülmüş Örnek
Örnek 1: Bal rengi konusunun adımları:
- Renk, ışığın yapısına ve gözün durumuna bağlıdır.
- İki kişi aynı nesneye baktığında farklı nitelikler algılayabilir.
- Bu, algısal niteliklerin nesneye değil algılayana ait olduğunu gösterir.
Karşılaştırma Tablosu
| Kavram | Açıklama |
|---|
| Empirizm, bilginin temel kaynağının dene | Empirizm, bilginin temel kaynağının deney ve gözlem olduğunu savunur. |
| Locke'a göre zihin doğuşta boş bir sayfa | Locke'a göre zihin doğuşta boş bir sayfadır. |
| Locke, düşünceleri basit ve karmaşık ola | Locke, düşünceleri basit ve karmaşık olarak ikiye ayırır. |
| Berkeley'e göre var olan algılanan şeydi | Berkeley'e göre var olan algılanan şeydir. |
| Hume, izlerim arasındaki nedenselliği zo | Hume, izlerim arasındaki nedenselliği zorunlu değil alışkanlık sayar. |
| Hume'a göre deney, olayları birlikte düş | Hume'a göre deney, olayları birlikte düşünmeyi öğretir ama ilişkiyi kanıtlamaz. |
| Empirizm, deneyin güvenilirliğini savunu | Empirizm, deneyin güvenilirliğini savunurken genel ilkelerin temelini zayıf bırakır. |
Sık Yapılan Hatalar
Empirizmi gözlemi reddetmek sanmak: Empirizm, bilgiyi gözlemden türetir; reddettiği şey gözleme verilen bütün işlevdir, gözlemin kendisi değil.
Tabula rasa deyince hiçbir şey bilmeyi kastetmek: Boş sayfa, zihnin deneyle doldurulacağı anlamına gelir; deneyden önce bilgi yoktur ama kabiliyet vardır.
İkincil nitelikleri tamamen gerçek saymak: İkincil nitelikler, algılayanın durumuna bağlı olduğu için nesnenin kendisine ait değildir.
Hume'un nedenselliği yok saydığını düşünmek: Hume nedenselliği gözlemden tamamen çıkarmaz; onun zorunluluğunu değil deneyimsel alışkanlığa dayandığını söyler.
Empirizmin bütün ahlaki sorumluluğu reddettiğini varsaymak: Deneyden çıkan tutumlar var olabilir; empirizm ahlaktan çok bilginin temelini inceler.
Özet
Empirizm, bilginin temelinde deney ve gözlemin bulunduğunu savunan yaklaşımdır. Locke, zihnin doğuşta boş bir sayfa olduğunu ve bütün bilginin deneyden geldiğini söyler. Berkeley, varlığın algıdan bağımsız olmadığını ileri sürer. Hume, izlerimiz arasındaki sabit bağlantıların zorunluluk değil alışkanlık olduğunu gösterir. Nedensellik ve zorunluluk soruları, empirizmin en güçlü eleştirilerin konusudur. Empirizmin güçlü yanı gözleme dayanması, zayıf yanı ise genel ilkeleri açıklamakta yetersiz kalmasıdır.
Kendini Dene
Soru: Empirizmin temel ilkesini açıklayınız ve iki düşünürün görüşüyle örnekleyiniz.
Örnek cevap: Puanlama anahtarı: ilkenin tanımı 3 puan; iki düşünürün görüşünün açıklanması 4 puan; örnek ve gerekçe 3 puan. Toplam 10 puan.